İşare nedir, İşare ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
İşaret.
İşare ile ilgili Cümleler
- Murat Bey konuşurken bana kaş göz işaretleri yapıyor, bir yandan da kahkahalarla gülüyor.
- O iyi bir işaret olmalı.
- İşaretlere daha fazla dikkat etmeliyim.
- Bu genellikle iyi bir işaret.
- İşaret dilini biliyorum.
- Başı ile evet işareti verdi.
- İz açıkça işaretlenmemişti.
- İşareti görmedim.
- Eliyle işaret etti genç adama.
- Sağır insanlar birbirleriyle genellikle işaret dili kullanarak konuşurlar.
- Ben, yalnız bir noktaya işaret etmekle iktifa edeceğim.
- O çok olumlu bir işaret.
- İşaretimi bekleyin.
- İşaret ne diyor?
- Bunun iyi bir işaret olduğunu düşünüyorum.
- Bu kötü bir işaret.
- Bütün işaretleri biliyorum.
İşare ile ilgili Atasözü veya Deyim
bir işaretine bakmak : bir işi yapmak için hazır beklemek.
işaret etmek : bir şeyi, bir durumu el, yüz hareketleriyle anlatmak, göstermek dikkat çekmek.
işaret vermek : bir araç kullanarak bir şeyi belli etmek.
kaş göz işareti yapmak : kaş ve gözle bir şeyler anlatmak, dikkat çekmek.
İşare tanımı, anlamı
Ayırıcı işaret : Bir sesin boğumlanma açısından özellik gösteren türlerini birbirinden ayırmak için kullanılan işaret: yuvarlak ayı düz adan ayırmak için (°-: å), damak nsini diş nsinden ayırmak için (-: n, ng) işaretlerinin kullanılması gibi. Resmi alfabede seslerin veya hecelerin doğru seslendirilmesine yardımcı olmak üzere, harflerin altına, üstüne veya yanına konan işaret. Yazı dilimizde düzeltme, kesme işaretleri ayırıcı işaretler olarak kullanılır:kar/kâr, kâhin, lamba, laf, neşe, melun, noldu, netsin vb.
Ayırt işareti : Özel bir değerini belirtmek üzere harflere konulan işaretler â ve ğ harflerinin üstündeki işaretler gibi.
Bağlama işareti : Bir kelimenin son ses ünsüzü ile ondan sonra gelen kelimenin ön ses ünlüsünü veya ünlü ile başlayan ilk hecesini birleştirerek tek bir hece hâlinde söylemeye veya okumaya yarayan işaret (_): ağaç_altı, hanım_eli, şairin_ölümü, yaş_otuz, Ahmet _Ali_Bey, Mahmut Şevket_Esendal vb.
Ce işareti : Ürün gruplarının Avrupa Birliğinin Yeni Yaklaşım Politikası kapsamında belirlenen sağlık, güvenlik, çevrenin ve tüketicinin korunması için gerekli koşulları sağladığını gösteren işaret.
Cennet işareti : Gök kuşağı.
E işareti : Otomotiv ürünlerinin ilgili AB kurallarına uygunluğunu gösteren işaret.
Genetik işaret : Aynı kromozom üzerinde birbiriyle ilgili genlerin birbiriyle yakın biçimde yerleşik olması.
Hazırol işareti : Oyuncuya sahneye çıkması, orkestranın başlaması için zil ya da ışıkla verilen buyruk.
Hece işareti : Ses bakımından değeri hece olan işaret: v=ev, q=aq, l=al vb.
İşaret bilimi : Anlaşmayı sağlayan, karşılıklı iletişimi kuran, işaretlerin niteliklerini ve bağlı oldukları kuralları inceleyen dil bilimi dalı. || Geniş anlamı ile dil bilimini de içine alan, ancak, dille ilgili olsun, olmasın bütün işaret sistemlerini inceleyen bilim dalı.
İşaret ışığı : Giriş ve çıkışları, başlayış ve bitişleri gösteren ışık.
İşaret sıfatları : Somut ve soyut varlıklarla türlü nesne ve kavramları yer, zaman ve tasavvurda uzaklığına göre işaret ederek belirten, sıfatlar: bu, şu, o: Bu zevâhir âlemindeki her fiilimiz o ulvi sarhoşluğu bozmadan başka bir şeye yaramadı (Y. K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından, s. 15). Şimdi bu geceler üstünden Boğaz'ın çabuk akan suları kadar çok zamanlar geçti (A. Ş. Hisar, Boğaziçi Mehtapları, s. 226). Bari, şu hastalık olmasaydı (A. H. Tanpınar, Huzur, s. 18). Bu ümidin ne kadar zayıf olduğunu size bir kelime ile söyliyeyim (A. H. Tanpınar, göst.e. s. 337). Bu şiirler, bizim gençliğimizin lezzeti ve zerafeti olmuştu. O zaman Haşim'in musikisine denilebilir ki, kimse erişememişti (A. Ş. Hisar, Ahmet Haşim-Yahya Kemal'e Vedâ, s. 118). Şu memlekette bilhassa "Benimdir"in mânasını yeniden öğretmeye lüzum vardı (A. N. Asya Ayın Aynasında, s. 10). Bu kan kokusu, bu vuruş kırış, bu öç, bu zulüm nedir, deme (S. Ayverdi, Yusufcuk, s. 120) ve benzerleri bk. sıfat.
İşaret tahtası : Oyundaki başlangıç ve bitişleri, giriş ve çıkışları haber veren ışıkların denetlendiği tahta. Bu işaret tahtasını temsil sırasında ancak Kondüvit (sıracı) düzenler.
İşaret testi : Bir gruba ait verilerin kuramsal bir ortanca değeriyle kıyaslanması amacıyla kullanılan, veri dizisinde kuramsal değerden büyük olanlara "+" işareti, küçük olanlara "-" işareti verilerek gerçekleştirilen, parametrik olmayan bir yöntem.
İşaretçilik : İşaretçi olma durumu.
İşaretleme : İşaretlemek işi. Nükleik asit molekülüne veya herhangi bir kimyasal maddeye radyoaktif bir molekülün sokulması. Hayvanların göç yollarını ya da yaşama alanlarını öğrenmek amacıyla takılan özel alet ya da yapılan işaretler. Kolleksiyon örneklerine ya da mikroskop preparatlarına açıklayıcı bilgilerin konması. Etiketleme.
İşaretleme oranı : 3H timidin uygulanarak otoradyografi yapılmış hücre populasyonlarında tespit edilen S safhasındaki hücrelerin, tüm hücrelere oranı. İşaretleme indeksi, labeling indeks.
İşaretletme : İşaretletmek işi.
İşaretletmek : İşaretlemesini sağlamak.
İşaretleyebilme : İşaretleyebilmek işi.
İşaretleyebilmek : İşaretleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İşaretli kurtarma : Enfeksiyöz virüse ait genomik parçayla etkisiz virüsün genomu arasındaki rekombinasyon sonucunda etkisiz virüsün kurtarılması veya çoğalması.
Log işareti : Logaritmalar için log işaretini 1624 yılında Alman matematikçisi ve astronomu J. Kepler ve 1632 yılında italyan matematikçisi B. Kavalieri önermişlerdir.
Tehlike ikaz işaretleri : Birleşmiş Milletlerce veya Avrupa Konseyi tarafından geliştirilen, tehlikeli kimyasal maddeleri içeren kaplara veya nakil araçlarına yapıştırılan renkli şema sistemi.
Ters işaret : Gösterilen işaretin tersi, yani (+) ise () işareti, () ise (+) işareti.
Tümleme işareti : Fikir şekilli yazılarda her şekil türlü sesler gösterdiği için hangisinin okunacağını belirtmek üzere ikinci derecede işaretler kullanılır, ki bunlara tümleme işareti denir.
Uç işaretleme : Radyoaktif ya da radyoaktif olmayan bir kimyasal grubun bir polimerin ucuna bağlanması. Özellikle DNA ipliğinin 5' ya da 3' ucuna radyoaktif olarak işaretlenmiş bir maddenin bağlanması.
Vektör işareti : Bir r vektörü için r işaretini 1853 yılında ilk kez O. Cauchy kullanmıştır.
Yazı işaretleri : Yazıda kullanılan ve tek ses, hece veya fikir anlatan harf, resim gibi ibaretler.
Bölme işareti : Bölme işlemini gösteren " / veya : " işareti.
Çarpma işareti : Çarpma işlemini gösteren "x veya . " işareti.
Çıkarma işareti : Çıkarma işlemini gösteren "-" işareti.
Denden işareti : Denden.
Düzeltme işareti : Yazılışları aynı okunuşları ve anlamları farklı Doğu kökenli sözleri birbirinden ayırt etmek ve bunlardaki g, k ünsüzlerini ince okutmak için kullanılan işaret (^), şapka işareti, inceltme işareti, uzatma işareti, şapka: âdet, âlem, âşık; kâğıt, tezgâh vb.
İnceltme işareti : Düzeltme işareti.
İşaret : Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. El, yüz hareketleriyle gösterme. Belirti, gösterge, alamet.
İşaret dili : İşitme engellilerin kendi aralarında iletişim kurarken el ve yüz hareketlerini kullanarak oluşturdukları görsel dil.
İşaret fişeği : Bulunduğu yeri belli etmek için havaya atılan, renkli ışık saçan fişek.
İşaret parmağı : Elde, başparmaktan sonraki parmak, gösterme parmağı, şehadet parmağı, salavat parmağı.
İşaret sıfatı : Bir cismi gösterme yoluyla belirten sıfat, gösterme sıfatı: Bu kitap, şu adam, o çocuk gibi.
İşaret zamiri : Gösterme zamiri.
İşaretçi : İşaret veren kimse ya da nesne.
İşaretlemek : Bir şeye işaret koymak, bir şeyi işaretle belirtmek. Belirtecek biçimde hareket etmek.
İşaretlenme : İşaretlenmek işi.
İşaretlenmek : Bir şeye işaret konulmak.
İşaretleşme : İşaretleşmek işi.
İşaretleşmek : Birbirine işaret etmek. Uzak bir yerden, bilgi vermek için özel bir düzene göre türlü işaretler kullanmak.
İşaretli : İşareti olan, işaretle belirlenmiş olan.
İşaretsiz : İşareti olmayan.
İşaretsizlik : İşaretsiz olma durumu.
Kesme işareti : Özel adlara, kısaltmalara ve sayılara getirilen ekleri, iki sözün birleşmesi sırasında ortaya çıkan ses düşmesini belirtmek için kullanılan noktalama işaretinin adı, kesme, kesme imi, apostrof ( ' ).
Kök işareti : Kök alma işlemini gösteren " " işareti. .
Noktalama işareti : Cümle veya yan cümledeki türlü ögeleri birbirinden ayırmaya yarayan, nokta, virgül, noktalı virgül, iki nokta, üç nokta, soru işareti, ünlem işareti, parantez vb. işaretlerden her biri.
Soru işareti : Soru cümlelerinin sonuna konulan noktalama işaretinin adı (?).
Şapka işareti : Düzeltme işareti.
Tek tırnak işareti : Çift tırnak içinde verilen bir alıntıda yer alan bir başka sözü belirlemek için kullanılan noktalama işaretinin adı ('. ').
Tırnak işareti : Bir metnin içinde başkasından aktarılan yazı veya sözlerin başına ve sonuna konulan noktalama işaretinin adı ("..."), tırnak.
Ti işareti : Borazanla "ti" sesi çıkararak verilen işaret.
Toplama işareti : Toplama işlemini gösteren “+” işareti.
Trafik işaretleri : Trafiği düzenlemek amacıyla gerekli yerlere konulan özel işaretli levhaların tümü.
Uzatma işareti : Düzeltme işareti.
Ünlem işareti : Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma vb. duyguları anlatan, bir doğa sesini yansıtan kelime veya cümlelerin sonuna konulan noktalama işaretinin adı, ünlem (!).
Yol işareti : Yarış yolunda, yol gösteren oklar veya levhalar.
Yüzde işareti : Oranlamanın yüz sayısı ile yapıldığını gösteren işaret (%).
Diğer dillerde İş yükü yoğunluğu anlamı nedir?
İngilizce'de İş yükü yoğunluğu ne demek ? : work load density


Bu kısımda İşare nedir? İşare ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İşare tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İşare hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.