İşti nedir, İşti ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İşte.

İşti ile ilgili Cümleler

  • Bir çocuk yetiştirmek büyük bir iştir.
  • Beyzbol büyük bir iştir.
  • “Yazarlarımızın çoğu yalnızca kendi ürünlerinin ne amaçla üretildiğini sayıp dökerek bir anlamda abesle iştigal ediyorlar.”
  • Köle ticareti kazançlı bir işti.
  • O yorucu işti.
  • “Mediha kendinin iştirak etmediği herhangi bir davranışa düşmandır.”
  • İnternet ciddi bir iştir.
  • “Yankesicilikle iştigal ettiğinden, fena bir tesadüften korkuyordu, doğrusu.”
  • Ali bizim en büyük iştirakçimiz değil.
  • Önemli olan iştir.
  • Odunculuk, oduncunun yaptığı iştir.
  • İlişkiler zor iştir.
  • Yabancı bir dil öğrenmek zor iştir.

İşti ile ilgili Atasözü veya Deyim

abesle iştigal etmek (veya uğraşmak) : yersiz, yararsız işlerle vakit öldürmek.

bir iştir oldu : istenmeyen, kötü bir durum karşısında söylenen bir söz.

iştial etmek : tutuşmak, parlamak, alevlenmek.

iştigal etmek : uğraşmak, ilgilenmek, meşgul olmak.

iştira etmek : satın almak.

iştirak etmek : katılmak ortak olmak.

iştiyak duymak : göreceği gelmek, özlemek.

İşti tanımı, anlamı

İştiban : Topaç

İştifan : Topaç.

İştiplemek : Çimdiklemek.

İştir : Sirken de denilen bir çeşit ot.

İştira senedi : Ödemenin yapılacağı yerin farklılığından dolayı kırdırımlı senetlere göre daha düşük bir bedelden kırdırılabilen çek, bono, police gibi senetler.

 

İştirakiyyun : Osmanlı İmparatorluğu’nda özelIikle İkinci Meşrutiyet’ten sonra, aralarında hiç bir fark gözetmeksizin, komünizm, sosyalizm ve ortaklaşacılık akımlarını birlikte içermek üzere kullanılan kavram.

İştirakli kira : Ortakçılık, yarıcılık (yoluyla kirâ).

İştiralı akreditif : İştiraya yetkili kılınan banka tarafından akreditifin bir parçası olan poliçelerin ve/veya evrakın satın alınması.

İştiyek : Kocadan kadına düşen mal.

Mali iştirak : Bankalarca kurulan sigorta ve reasürans şirketleri ile bankacılık alanına yapılan iştirakler.

Sanayi iştiraki : Bankaların ticari işletmelere yaptıkları yatırım.

İştial : Tutuşma, parlama, alevlenme.

İştigal : Uğraşma, ilgilenme, meşgul olma.

İştiha : İştah.

İştihar : Ün salma, tanınma.

İştikak : Yarılmış bir şeyin bir bölümünü alma. Türeme. Aynı kökten gelen kelimeleri bir arada kullanma sanatı.

İştira : Satın alma.

İştirak : Ortaklık, ortak olma, paydaşlık. Bir işe, bir düşünceye katılma, katılım. Bir işte yer alma, paydaşlık etme. Katılma.

İştirakçi : Ortaklık eden, ortak olan. Sosyal güvenlik bakımdan bir sandık vb. bir kuruma bağlı olan memur, işçi. Katılımcı.

İştirakçilik : İştirakçi olma durumu. İştirakçinin yaptığı iş.

İştiyak : Göreceği gelme, özleme. Güçlü istek, arzu.

İştiyaklı : İştiyakı olan.

Diğer dillerde İşten kaçınma anlamı nedir?

İngilizce'de İşten kaçınma ne demek ? : work evasion