İskel nedir, İskel ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Balta, çift demiri gibi şeyleri çelikleme işi.

İskel ile ilgili Cümleler

  • Ali ailesinin geçmişini araştırırken dolabın içinde bazı iskeletler buldu.
  • O sadece bir iskelet gibi görünüyor.
  • Her dolapta bir iskelet var.
  • Bu, ticari bir İskele değil.
  • Ali Mary'yi iskeleden itti.
  • Tom'un iskeleye çıktığını gördüm.
  • Bir gemi iskelede demirlemiş.
  • Onların Park caddesindeki bir evin bodrumunda gömülmüş bir iskelet bulduklarını duydum.
  • Ali ayaklarını suya sarkıtarak iskelede oturdu.
  • Ali ayakları suda iskelede oturdu.
  • İskele gerçekten kasırga tarafından vuruldu.

İskel ile ilgili Atasözü veya Deyim

iskele almak : gemi merdivenleri kaldırılıp harekete hazırlanmak bir erkek, bir kadına sarkıntılık etmek.

iskelet gibi : çok zayıf.

iskelete dönmek : çok zayıflamak.

iskeleti çıkmak : çok zayıflamak.

İskel kısaca anlamı, tanımı

Dış iskelet : Bazı süngerlerde, eklem bacaklılarda epidermis üzerine salgılanan sert destek dokusu. Ekzoiskelet. Bazı süngerlerde, eklem bacaklılarda epidermis üzerine salgılanan sert destek dokusu, ekzoiskelet

Eksen iskeleti : Baş ve gövde iskeleti.

Etraf iskeleti : Kalça, kol ve bacak iskeleti.

Hücre iskeleti : Hücre sitoplâzması içinde submikroskobik ipliklerden oluşan ve hücrenin dayanıklılığını artıran yapılar. Sitoiskelet.

 

İç iskelet : Omurgalı ya da omurgasızlarda organizmanın vücuduna destek sağlayan içteki yapı (kemik, kıkırdak vb.). 2.Balıklarda eksen ve ekstremite iskeletini oluşturan yapıların bütünü. Balıklarda eksen ve ekstremite iskeletini oluşturan yapıların bütünü.

İskele vergisi : İskeleden yararlanan kişilerden alınan vergi.

İskeleğen : Tohumluk küçük soğan, arpacık soğanı.

İskeleköy : Balıkesir şehrinde, Bigadiç belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

İskelen : Tohumluk küçük soğan, arpacık soğanı. Soğan tohumu.

İskelep : Küçük çapa.

İskelet iskorbütü : Hipertrofik osteodistrofi.

İskelet kası : [Bakınız: çizgili kas]. İstemli, çizgili kas. Çizgili kas.

İskelet kası dokusu : Kemiklere tutunan, enlemesine çizgilenmeler gösteren ve isteğe bağlı olarak çalışan kas türü. Bu tür kasların miyositus adı verilen kas teli hücresinin uzunluk ve kalınlıkları canlı türlerine ve kasların organizmada bulundukları yerlere göre çeşitlilik gösterir.

İskelet kası triyadı : İskelet kası tellerinin ince yapısında ortada bir adet enine tubulusla yanlarda yer alan iki adet terminal sarnıçlı yapı.

İskeliç : Küçük çapa.

İskelit : Küçük çapa.

Kapı iskeleti : Dolu kapıda, üzerine kontraplak yapıştırılacak, çerçeve biçimindeki çatkı bölümü.

Gemi iskeleti : Geminin gövdesinin yapılmasından önceki ana yapısı.

İp iskelesi : Temel uygulaması için yapı tabanının bir metre kadar dışına çepeçevre çekilen ahşap çerçeve, telaro.

İskele : Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.

 

İskele alabanda : Dümeni sol yana doğru sonuna kadar çevirme komutu.

İskele babası : Yanaşan gemileri bağlamak için rıhtıma konmuş dökme demir veya betondan silindir. İşe yaramaz, sorumsuz.

İskele kelepçesi : İnşaatın dış yüzeyine kurulan iskeleyi birbirine bağlamaya yarayan bağlantı parçaları.

İskele kuşu : Yalıçapkını.

İskelet : İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.

İskelet mobilya : Oturma grubuna giren koltuk, kanepe, sandalye, kolçaklı sandalye, sallanan koltuk vb. mobilyanın masif ağaç malzemeden yapılmış olan esas taşıyıcı kısımları.

Sürme iskele : İskeleye yanaşmış deniz taşıtlarına insanların güvenli olarak inip binmelerini sağlamak amacıyla iskele ile vapur arasına konulan tahta köprü.

Diğer dillerde İskarmos anlamı nedir?

İngilizce'de İskarmos ne demek ? : barracuda