Jabbar türkçesi Jabbar nedir

  • Milwaukee bucks ve los angeles lakers şampiyonluk takımları üyesi.
  • Ünlü profesyonel basketbol oyuncusu.
  • Kareem abdul jabbar (1947'de lew alcindor olarak doğan).
  • Soyadı.

Jabbar ingilizcede ne demek, Jabbar nerede nasıl kullanılır?

Kareem abdul jabbar : Milwaukee bucks'ın şampiyon basketbol takımının bir oyuncusu. (1947 de lew alcinder olarak doğan) ünlü profesyonel basketbolcu. Kerim abdül cabbar.

Jabbed : Saplamak. Batırmak. Dürtmek. İtilmiş. Dürtülmüş. Ucu keskin bir şeyle dürtülmüş.

Jabber : Çabuk konuşma. Çabuk çabuk konuşmak. Anlaşılmayacak şekilde konuşmak. Ağzında yuvarlamak. Hızlı ve anlaşılmaz bir biçimde konuşmak. Anlık mesajlaşma platformu. Hızlı konuşma. Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak. Hızlı konuşmak.

Jabber wocky : Zırva. Saçma. Anlamsız söz.

Jabbered : Anlaşılmaz şekilde söylenmiş. Çabuk çabuk konuşulmuş. Hızlı konuşmak. Hızlı konuşulmuş. Ağzında yuvarlamak. Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak.

Jabberingly : Çabuk ve anlaşılmaz bir şekilde. Hızlı konuşarak. Konuşkan bir şekilde.

Jabbering : Geveze kimse. Çabuk konuşma. Hızlı konuşan kimse. Laklak. Ses yuvarlanması. Anlaşılması zor hızlı ve gürültülü konuşma. Konuşkan kimse.

Jabberwocky : Abuk sabuk konuşma veya yazı. Saçma. Abuk sabuk. Anlamsız.

 

Jabbers : Hızlı konuşma. Hızlı konuşmak. Hızlı ve anlaşılmaz bir biçimde konuşmak. Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak. Anlık mesajlaşma platformu. Ağzında yuvarlamak. Çabuk konuşma. Çabuk çabuk konuşmak. Anlaşılmayacak şekilde konuşmak.

Jab out : Kesip atmak. Kopartmak. Dışarı itmek.

İngilizce Jabbar Türkçe anlamı, Jabbar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jabbar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dimaggio : Joe dimaggio (1914-1999). 1900'lü yılların ortalarında oynayan ünlü profesyonel besybol oyuncusu (onur listesi üyesi, 1940'larda ny yankileri üyesi).

Diego : Erkek ismi.

Diddley : Bo diddley (elias mcdaniel olarak 1928'de doğdu). Beş para etmez. Daha sonra gelen rok müzisyenlerini etkileyen afrikalı-amerikalı gitarcı ve şarkıcı.

Middleman : Kabzımal. Komisyoncu. Tellal. Simsar. Aracı. Yapımcı, üretici ile tüketici arasına girerek her ikisini de dokuncalandıracak bir tutum ve davranışla kendisine yarar sağlayan kişi. Tellak aracı. Madrabaz. Alıcı-satıcı arasındaki aracı kurum.

Diderot : Denis diderot (1713-1784). Fransız yazar ve filozof (fransızencyclopedie'nin editörü).

Verbalize : Sözcüklere dökmek. Sözle ifade etmek. Sözcüklerle ifade etmek. Açıklamak. Sözlü ifade edilmek. İfade etmek. Söze dökmek. Sözle anlatmak. Dile getirmek. Fiile çevirmek.

Dilbert : Dilbert ana karakterinin modern işyeri için kullanılan amerikan komik çizgi romanı (scott adams tarafından yaratılmış olan, 1989'da başlatılan).

Talk : Sohbet etmek. Söz etmek. Söylemek. Konuşma biçimi. Hakkında konuşmak. Boş laf. Konuşmak. Sohbet. Konuşmak (bir dili). Görüşmek.

 

Spout : Cafcaflı bir şekilde söylemek. Fışkırmak. Püskürtmek. Hararetli bir biçimde konuşmak. Ezbere okumak. Yüksek sesle okumak. Tumturaklı konuşmak. Püskürmek. Havalı bir şekilde maval okumak. Heyecanla okumak.

Derrida : Jacques derrida (1930-2004). Cezayir'de doğan fransız filozof. Edebi metinleri sübjektif yorumlamasını savunan yapısöküm hareketinin lideri.

Jabbar synonyms : mouth off, meat packer, cognomen, rabbit on, dias, mouth, speak, descemet, wholesaler, rave, derry, distributer, utter, dickinson, aaron, dietrich, cognomens, dernier, rant, verbalise, packer, distributor, dicaprio.