Jabbed türkçesi Jabbed nedir

Jabbed ingilizcede ne demek, Jabbed nerede nasıl kullanılır?

Jabber : Hızlı konuşma. Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak. Hızlı konuşmak. Çabuk konuşma. Ağzında yuvarlamak. Anlaşılmayacak şekilde konuşmak. Hızlı ve anlaşılmaz bir biçimde konuşmak. Anlık mesajlaşma platformu. Çabuk çabuk konuşmak.

Jabber wocky : Saçma. Anlamsız söz. Zırva.

Jabbered : Hızlı konuşulmuş. Anlaşılmaz şekilde söylenmiş. Ağzında yuvarlamak. Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak. Çabuk çabuk konuşulmuş. Hızlı konuşmak.

Jabberer : Geveze kimse. Hızlı konuşan. Lafebesi kimse. Hızlı konuşan kimse. Geveze.

Jabberers : Geveze kimse. Hızlı konuşan. Hızlı konuşan kimse. Geveze. Lafebesi kimse.

Jabbar : Soyadı. Ünlü profesyonel basketbol oyuncusu. Kareem abdul jabbar (1947'de lew alcindor olarak doğan). Milwaukee bucks ve los angeles lakers şampiyonluk takımları üyesi.

Jabbing : Ucu keskin bir şeyle dürtme. İtme. Dürtme. Dürtmek. Saplamak. Batırmak.

Jabbingly : Saplayarak. Ucu keskin bir şeyle dürterek.

Jabbers : Anlık mesajlaşma platformu. Çabuk konuşma. Hızlı konuşma. Hızlı ve anlaşılmaz bir biçimde konuşmak. Çabuk çabuk konuşmak. Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak. Anlaşılmayacak şekilde konuşmak. Ağzında yuvarlamak. Hızlı konuşmak.

 

Jabberwocky : Abuk sabuk konuşma veya yazı. Anlamsız. Abuk sabuk. Saçma.

İngilizce Jabbed Türkçe anlamı, Jabbed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jabbed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spout : Fışkırtmak. Hararetli bir biçimde konuşmak. Püskürmek. Ezbere okumak. Tumturaklı konuşmak. Cafcaflı bir şekilde söylemek. Yüksek sesle okumak. Fışkırmak. Püskürtmek. Havalı bir şekilde maval okumak.

Hustled : İtişip kakışmak. Yaltaklanmak. Çabuk olmak. İki ayağını bir pabuca sokmak. Gözünü dört açıp çok çalışmak. Koşuşturmak. Hile ile satmak. Sıkıştırmak. İtmek. Acele etmek.

Talk : Görüşme. Konuşmak (bir dili). Görüşmek. Sohbet etmek. Söyleşi. Konuşmak. Söz etmek. Laf etmek. Konuşma. Kişiler arasında geçen ve bir kurala bağlı olmayan konuşma.

Uneven : İnişli yokuşlu. Düz olmayan. Tek (sayı). Kararsız. Eğri. Eğri büğrü. Engebeli. Eşitsiz. Düzensiz. Pürüzlü.

Jabbing : Dürtme. Ucu keskin bir şeyle dürtme. İtme.

Hustles : İtmek. Sıkboğaz etmek. Acele etmek. İtip kakmak. Fahişelik yapmak. İtelemek. Yaltaklanmak. Gözünü dört açıp çok çalışmak. Hile ile satmak.

Blooping : Örtme. Topu yükseğe ve düşük kavisle atarak sahanın biraz ötesine düşürmek (beyzbol). Ek örtüsü koyma. İçine etmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eline yüzüne bulaştırmak. Elektronik bir aletle kısa pes bir ses çıkarmak. Berbat etmek. Mahvetmek.

Rave : Çıldırmak. Kafayı çizmek. Çılgınca bağırıp çağırmak. Kafayı yemek. Hezeyan etmek. Sayıklamak. Abuk sabuk konuşmak. Hayran olmak. Deli olmak. Saçmalamak.

 

Ginger up : Ortamı renklendirmek. Ortamı canlandırmak. Canlandırmak. Hızlandırmak. Coşkulandırmak. Kışkırtmak. Hız vermek. Teşvik etmek. Can katmak.

Rabbit on : Yüksek sesle ve patavatsız bir tavırla konuşmak.

Jabbed synonyms : mouth off, goad, sicced, breaks, bring to ruin, bollixes, lodged, gingers, drives, lodge, goads, lodges, dig into, pinkest, verbalise, egg, bankrupt, goaded, gingered, drive, decries, verbalize, pinker, gingering up, pink, sicked, anchoring, blooped, decried, utter, decry, rant, gingering.

Jabbed zıt anlamlı kelimeler, Jabbed kelime anlamı

Even : Çift. Düzeltmek. Tesviye etmek. Düzlemek. Düzleşmek. Düzleştirmek. Bile. Düzletmek. Düz olmak. Hatta.

Insatiate : Tatmin edilemez. Giderilemez. Doymaz.