Jawbone türkçesi Jawbone nedir

Jawbone ingilizcede ne demek, Jawbone nerede nasıl kullanılır?

Jawboned : İkna edilmeye uğraşılan. İkna edilmeye çalışılan.

Jawbones : Tehdit. Çene kemiği.

Jawboning : Başkalarının belirli bir biçimde hareket etmeleri için halka hitap etme (iş adamları ve topluluk liderlerinin eylemlerini etkilemeye çalışan siyasetçiler gibi). İkna etmeye çalışmaya. Bir şey yapmaları için diğerlerini ikna etme girişimi.

Jawbreaker : Çeneli kırıcı. Söylenmesi zor sözcük. Telaffuzu zor kelime.

Jawbreakers : Söylenmesi zor sözcükler. Telaffuzu zor kelimeler. Telaffuzu zor kelime. Söylenmesi zor sözcük.

Jaw vice : Çeneli mengene.

Jaw bone : Çene kemiği. Çenede bulunan kemik. Mandibula.

Jaw breaker : Telaffuz edilmesi zor olan kelime veya ifade. Çeneli kırıcı. Sert şeker. Telaffuzu zor sözcük.

Jaw crusher : Çeneli konkasör. Çeneli kırıcı. Konkasör.

Jaw clutch : Tırnaklı kavrama. Çeneli kavrama.

İngilizce Jawbone Türkçe anlamı, Jawbone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jawbone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Articulator : Telaffuz ile ilgili olan organ. İfade eden bir şey. Takma diş yapma aleti. Eklemleyici. Artikülatör.

 

Jaw : Gevezelik. Sıkıcı öğütler vermek. Omurgalılarda kemik veya kıkırdakla desteklenen, dişleri taşıyan ve ağzın açılıp kapanmasını sağlayan yapı. Azarlamak. Dırdır. Ağız. Laflamak. Nasihat faslı. Azar. Vırvır.

Bullying : Zorbalık etmek. Efelenme. Zorlamak. Zorbalık. Sataşma. Dayılık. Fiziksel şiddet. Zulmetmek. Korkutma.

Chatter : Gevezelik etmek. Çenesi durmamak. Aptalca ve çok konuşmak. Laklak etmek (argo terim). Çene çalmak. Dişleri birbirine vurmak. Gevezelik yapmak. Gıcırdatmak. Çatırdamak (dişler). Cır cır ötmek.

Jowls : Gerdan. Gıdı. Gıdık. Çifte gerdan. Altçene kemiği. Çene.

Dangers : Tehlike.

Intimidations : Yılgınlık. Gözdağı. Korkutma. İkrah. Gözdağı verme. Sindirme. Gözünü korkutma. Yıldırma.

Duress : Hapis. Baskı. İcbar. Tazyik. Şantaj. Zorlama. Tutuklama. Cebir.

Intimidation : Sindirme. Yılgınlık. Korkutma. Gözünü korkutma. Gözdağı verme. İkrah. Yıldırma. Gözdağı.

Jawbone synonyms : mandibular condyle, mandibular bone, symphysion, lower jawbone, condylar process, shmoose, mandibular notch, gnathion, pogonion, coronoid process of the mandible, condyloid process, schmoose, shmooze, chinbone, constraint, chitchat, natter, jaw bone, chit chat, confab, lantern jaw, chaffer, visit, jowl, jawbones, shoot the breeze, claver, lower jaw, wang, gonion, maxilla, menaced, chat.

Jawbone ingilizce tanımı, definition of Jawbone

Jawbone kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A maxilla or a mandible. The bone of either jaw.