Jellyfish türkçesi Jellyfish nedir

Jellyfish ile ilgili cümleler

English: Beware of jellyfish.
Turkish: Denizanasına dikkat edin.

English: Most jellyfish stings aren't deadly, but many are pretty painful nonetheless.
Turkish: Çoğu denizanası sokmaları ölümcül değil ama çoğu yine de oldukça ağrılıdır.

English: Ali got stung by a jellyfish.
Turkish: Ali bir deniz anası tarafından sokuldu.

English: Ali is devoting himself to jellyfish research.
Turkish: Ali kendini denizanası araştırmasına adıyor.

Jellyfish ingilizcede ne demek, Jellyfish nerede nasıl kullanılır?

Jellyfishes : Medüz. Denizısırganı. Gerçek medüzler. Çok hücrelilerden (metazoa), gerçek çok hücreliler (eumetazoa) bölümünün, sölenterler (coelenterata) alt bölümünün, knidliler (cnidaria) filumuna giren, dört ışınlı bir ışınsal bakışım gösteren, şemsiyeleri kadeh, kase, borazan, piramit vb. biçimlerde olan, bir ağız sapı ve ortasında ağız bulunan, eşey hücreleri iç deriden (endoderm) meydana gelen sınıf. denizanası (aurelia aurita) en iyi bilinen türüdür. Deniz anası. Süt çocuğu. Pısırık. Denizanası. Deniz ısırganı.

Jelly fish : Deniz anası. Denizanası. Knidlilerin (özellikle scyphozoa) eşeyli üreyen dölü. Sölenterlerden knidliler (cnidaria) filumunun, gerçek medüzler (scyphozoa) sınıfından, saydam bir yapısı olan, sürüler halinde avrupa ve türkiye denizlerinde yaşayan bir tür. Uzayan uzun dokunaçlarında ısıran hücreleri ve yumuşak jelatin gibi yapısı olan deniz organizması. Medüz.

 

Jelly fishes : Denizanası. Uzayan uzun dokunaçlarında ısıran hücreleri ve yumuşak jelatin gibi yapısı olan deniz organizması.

Jelly like : Jöle gibi. Jölemsi. Pelte gibi.

Jelly roll : Jöle ile doldurulmuş ve uzun şekil verilerek sarılmış ince pandispanya keki katı. Jöleli rulo.

Become jelly : Pelteleşmek.

Apricot jelly : Kayısı jölesi.

Beat somebody into a jelly : Pestilini çıkarmak.

Cardiac jelly : Kalp jölesi. Embriyonel dönemde kalpte endotel hücreleri ve kalp kası arasında şekillenen, daha sonraları endokardiyumun bağ dokusunu oluşturan jelatin veya pelte benzeri madde.

Descaling jelly : Tufal giderici macun.

İngilizce Jellyfish Türkçe anlamı, Jellyfish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jellyfish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diffident : Özgüvensiz. Utangaç. Sıkılgan. Kendine güveni olmayan. Çekingen. Mahcup.

Milquetoasts : Sümsük tip. Korkak. Hanım evladı. Çekingen kimse.

Mollies : Mdma veya ekstazi. Hanım evladı. Kadın ismi. İhmal.

Jellyfishes : Çok hücrelilerden (metazoa), gerçek çok hücreliler (eumetazoa) bölümünün, sölenterler (coelenterata) alt bölümünün, knidliler (cnidaria) filumuna giren, dört ışınlı bir ışınsal bakışım gösteren, şemsiyeleri kadeh, kase, borazan, piramit vb. biçimlerde olan, bir ağız sapı ve ortasında ağız bulunan, eşey hücreleri iç deriden (endoderm) meydana gelen sınıf. denizanası (aurelia aurita) en iyi bilinen türüdür. Gerçek medüzler.

 

Nurslings : Özenle büyütülmüş şey. Bakım. Körpe fidan. İyi bakılmış çocuk.

Molly : İhmal. Hanım evladı. Kadın ismi. Mdma veya ekstazi.

Pusillanimous : Tabansız. Ödlek. Yüreksiz. Korkak. Alçaklık.

Milksops : Lapacı. Alafranganın bebesi. Nanemolla. Hanım evladı. Korkak.

Cissy : Hanım avladı. Çekingen kimse. Korkak. Bkz.sissy. Çıtkırıldım kimse. Hanım evladı.

Shier : Korkan. Daha korkak. Daha çekingen. Daha irkilen. Utangaç. Sıkılgan. Daha sakınan. Ürkek. İhtiyatlı.

Jellyfish synonyms : chrysaora quinquecirrha, physalia, phylum cnidaria, genus physalia, siphonophore, phylum coelenterata, coelenterata, aegina, toothless, jelly fishes, stick in the mud, shies, mollycoddles, sea nettle, sea jelly, pantywaists, cnidaria, shiest, sissies, pushover, cnidarian, shying, pansy, fainthearted, babe in the woods, jelly fish, milksop, portuguese man of war, medusa, nurseling, shy, mollycoddle, shyest.

Jellyfish ingilizce tanımı, definition of Jellyfish

Jellyfish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any one of the acalephs, esp. one of the larger species, having a jellylike appearance. [Bakınız: Medusa].