Jellyfishes türkçesi Jellyfishes nedir
- Gerçek medüzler.
- Denizanası.
- Medüz.
- Çok hücrelilerden (metazoa), gerçek çok hücreliler (eumetazoa) bölümünün, sölenterler (coelenterata) alt bölümünün, knidliler (cnidaria) filumuna giren, dört ışınlı bir ışınsal bakışım gösteren, şemsiyeleri kadeh, kase, borazan, piramit vb. biçimlerde olan, bir ağız sapı ve ortasında ağız bulunan, eşey hücreleri iç deriden (endoderm) meydana gelen sınıf. denizanası (aurelia aurita) en iyi bilinen türüdür.
- Denizısırganı.
- Pısırık.
- Deniz ısırganı.
- Deniz anası.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Süt çocuğu.
- Muhallebi çocuğu.
Jellyfishes ingilizcede ne demek, Jellyfishes nerede nasıl kullanılır?
Jellyfish : Deniz anası. Deniz ısırganı. Pısırık. Denizanası. Süt çocuğu. Medüz. Muhallebi çocuğu. Denizısırganı.
İngilizce Jellyfishes Türkçe anlamı, Jellyfishes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jellyfishes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pushover : Saftirik. Sümsük. Çocuk işi. Yemlik. Çocuk oyuncağı. Basit iş. Kolay kanan kimse. Enayi. Çok kolay iş.
Shies : Fırlatmak. Korkmak. Ürkmek. İrkilmek. Sakınmak. Utangaç. Çekinmek. Çekingen. Ürkmek (at). Atmak.
Pansy : Homoseksüel. Nonoş. Oğlan. İbne. Alaca menekşe. Viola tricolor hortensis. Hercaimenekşe. Kadınsı erkek.
Sissy : Korkak. Kadınsı kimse. Karı kılıklı. Hanım evladı. Homoseksüel.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Diffident : Utangaç. Mahcup. Özgüvensiz. Çekingen. Kendine güveni olmayan. Sıkılgan.
Medusas : Gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan yılan saçlı tanrıça.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.
Jellyfishes synonyms : physalia, genus physalia, phylum coelenterata, coelenterata, phylum cnidaria, chrysaora quinquecirrha, siphonophore, toothless, pantywaist, sea jelly, shiest, jellyfish, spiritless, jelly fishes, aardwolf, mollies, sissies, cnidaria, molly, shying, infant, pusillanimous, jelly fish, cissy, aegina, a protein, milksop, aardvark, nurslings, milksops, medusa, a cell, abiotic factor.

Bu kısımda Jellyfishes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jellyfishes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jellyfishes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jellyfishes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.