Jer türkçesi Jer nedir

  • Yeremya kitabı.
  • Yeremya peygamberinin adını alan eski ahit kitabı.

Jer ile ilgili cümleler

English: Ali acted like a jerk.
Turkish: Ali bir pislik gibi davrandı.

English: Ali didn't know that Mary considered him a jerk.
Turkish: Ali Mary'nin onu bir pislik olarak düşündüğünü bilmiyordu.

English: Ali was a jerk.
Turkish: Ali bir pislikti.

English: Ali can be such a jerk.
Turkish: Ali böyle bir yavşak olabilir.

English: Ali didn't want Mary to think he was a jerk.
Turkish: Ali Mary'nin onun bir pislik olduğunu düşünmesini istemedi.

Jer ingilizcede ne demek, Jer nerede nasıl kullanılır?

Jerard : Erkek ismi (fransızca).

Jerba : Tunus kıyısında bulunan tatil adası. Bir tunus adası.

Jerboa : Çölsıçanı. Zıplayan sıçan. Sibirya sıçrayan sıçanı. Aktavşan. Kır faresi. Çölfaresi. Kemiriciler (rodentia) takımının, arap tavşanıgiller (jaculidae) familyasından, 18 cm kadar uzunlukta, 26 cm kadar kuyruğu olan, asya'da yaşayan bir tür. Arap tavşanı. Cırboğa.

Jerboas : Çölfaresi. Çölsıçanı. Arap tavşanı. Kır faresi. Zıplayan sıçan. Aktavşan. Cırboğa. Araptavşanı.

Jereed : Cirit.

Jeremiah dixon : Bugün mason dixon çizgisi olarak bilinen sınırı ölçen takımın üyesi. Jeremiah dixon (1733-1779). İngiliz astronom ve araştırmacı.

 

Jerez : İspanya'da bir şehir. Güneybatı ispanya'da bulunan şehir.

Jeremias : Yeremya'nın kehanetleri kitabı.

Jeremiads : Yakarışlar. Feryat. Yakınma.

Jeremy : Erkek ismi. Soyadı.

İngilizce Jer Türkçe anlamı, Jer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sephardi : İspanyol portekiz veya kuzey afrika kökenli yahudi topluluğu üyesi. İspanyol portekiz veya kuzey afrika kökenli yahudi.

Soul : Hissiyat. Maneviyat. Kimse. Gönül. Zencilere ait. Canlılık. Tin. Ruh. Timsal.

Somebody : Şahsiyet. Kimisi. Bazısı. Birisi. Biri. Önemli birisi. Kimse. Bir kimse. Önemli kimse.

Jewry : Musevi halkı. Musevi halk. Yahudi alemi. Getto. Yahudiler. Museviler. Yahudi mahallesi. Yahudi halk.

Individual : Başlıbaşına. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kişisel. Tek kişilik. Şahsi. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Kimse. İnsan. Kişi. Bireysel.

Pharisee : İkiyüzlü. Sahte sofu. Farisi. Riyakar. İkiyüzlü kimse. İki yüzlü. Ferisi.

Person : Can. Kişilik. İnsan. Adam. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Birey. Tip. Kişi. Vücut.

Essene : Yaklaşık olarak m.ö. 200 ve milattan sonra 100 yıllarında ölü deniz'in kuzeyindeki bölgede yaşayan museviliğin riyazetçi cemaati üyesi.

 

Kike : Yahudi. Yahudi (kötü).

Israelite : Yahudi. Musevi. İsrailli.

Jer synonyms : sephardic jew, conservative jew, orthodox jew, hymie, reform jew, sheeny, draw, zealot, force, jewess, zionist, wandering jew, yank, ashkenazi, levite, mortal, yid, someone, sadducee, hebrew, pull.

Jer zıt anlamlı kelimeler, Jer kelime anlamı

Push : İşten kovulma. Sıkıştırmak. Destek. ...yaşına merdiven dayamak. Zorla kabul ettirmek. Hücum. İtmek. Vuruşta elin toptan ayrılmadan bir süre kalması eylemi. Girginlik.

Stand still : Kıpırdamamak. Hareket etmemek. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz kalmak.