Jets türkçesi Jets nedir
Jets ile ilgili cümleler
English: It seems the navy jets had a major screw-up in navigation and they bombed their own troops by mistake.
Turkish: Donanma jetlerinin navigasyonda önemli bir bozumu vardı ve onlar yanlışlıkla kendi askerlerini bombaladılar gibi görünüyor.
English: I've been flying commercial jets for 13 years.
Turkish: 13 yıldır yolcu uçağı uçuruyorum.
English: The jets took off one after another.
Turkish: Jetler peş peşe havalandı.
English: Those jets were faster than lightning.
Turkish: O jetler yıldırımdan daha hızlıydı.
Jets ingilizcede ne demek, Jets nerede nasıl kullanılır?
Fitting proof against water jets : Su geçirmez ışıklık. Püskürtülmüş, fışkırtılmış sulardan korunmuş olarak çalışmasını sağlayacak parçaları olan ışıklık.
Jumbo jets : Özellikle boeing 747 gibi büyük ve geniş uçaklar. Jumbo jet. Dev jet uçağı.
Jetsam : Gemiden denize atılan yük. Gemi veya teknelerden atılıp karaya vuran mallar ve çer çöp. Su üstünde yüzen tekne enkazı. Gemiden atılan yükler. Denize atılan eşya. Deniz enkazı. Gemiyi kurtarmak için denize atılan yük. Avarya mal.
Jetsams : Avarya mal. Gemiden atılan yükler. Gemi veya teknelerden atılıp karaya vuran mallar ve çer çöp. Gemiden denize atılan yük. Denize atılan eşya. Su üstünde yüzen tekne enkazı. Gemiyi kurtarmak için denize atılan yük.
Jetski : Kawasaki heavy ındustries'in kişisel su jetli teknesi ticari marka ismi. Deniz motoru.
Turbojets : Turbojet. Tepkili türbin. Turbo jet. Türbojet.
Jet berry bush : Böğürtlen. Yapısında sambunigrin gibi siyanojenik glikozit bulunan ve tiyamin noksanlığına yol açabilen bir bitki.
Propjets : Turbo pervaneli uçak. Turbo pervaneli motor. Pervaneli jet motoruna sahip uçak.
Jet aircraft : Jet. Jet uçağı. Jet motorlu uçak.
Trijets : Üç jetli hava taşıtı. Gücünü üç jet motorundan alan hava taşıtı veya uçak.
İngilizce Jets Türkçe anlamı, Jets eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Squirt : Fışkırmak. Püskürtmek. Şırınga. Fışkırtılan sıvı. Fıskiye. Fışkırtmak. Fışkırtma. Sıçramak. Bücür. Sıçratmak.
Geet : Düğümeler ve dekoratif parçalar yapmak için kullanılan çok sert kömür şekli (eski kullanım).
Aerojet : Jet motorlu uçak ile ilgili.
Ejector : Atan şey. Kiracıyı çıkaran. Fışkırtıcı. Ejektör. Çıkarıcı. Fırlatma tertibatı. Fıskiye. Kiracıyı tahliye ettiren. Tahliye ettiren. Boşaltıcı.
Spirt : Fışkırtmak. Fışkırmak.
Eruption : Erupsiyon. Patlak verme. Püskürme. Kabarma. Püskürme (yanardağ). Döküntü. Erüpsiyon. İsilik. Magmanın, az ya da çok miktarda gazlarla yeryüzüne çıkması. Diş çıkması.
Eructating : Geğirmek. Püskürmek. Geğirme.
Jetliner : Ticari jet uçağı.
Emanations : Ortaya çıkma. Radyoaktif gaz. Gaz yayılması. Sızıntı. Çıkan şey. Derin mineral yataklarını kapsayabilen ve magma sıvılarının saçtığı gaz ürünleri.
Gushing : Geveze. Coşan. Yağcı. Gür. Fışkıran. Taşan. Taşkın.
Jets synonyms : fan jet, twinjet, jumbojet, jet propelled plane, flush, turbojet, spray, gushed, outburst, airplane, eruptions, spritz, discharge, aeroplane, run, gush, prominence, flushing, plane, jet plane, turbofan, jet, outpouring, fanjet, outbursts, jumbo jet, jet aircraft, jet engine, black amber, spurt, emanation.

Bu kısımda Jets kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jets ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jets anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jets ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.