Jetsams türkçesi Jetsams nedir

  • Gemiden atılan yükler.
  • Denize atılan eşya.
  • Gemiyi kurtarmak için denize atılan yük.
  • Avarya mal.
  • Gemiden denize atılan yük.
  • Gemi veya teknelerden atılıp karaya vuran mallar ve çer çöp.
  • Su üstünde yüzen tekne enkazı.

Jetsams ingilizcede ne demek, Jetsams nerede nasıl kullanılır?

Jetsam : Su üstünde yüzen tekne enkazı. Denize atılan eşya. Gemiyi kurtarmak için denize atılan yük. Avarya mal. Gemiden atılan yükler. Deniz enkazı. Gemiden denize atılan yük. Gemi veya teknelerden atılıp karaya vuran mallar ve çer çöp.

Fitting proof against water jets : Püskürtülmüş, fışkırtılmış sulardan korunmuş olarak çalışmasını sağlayacak parçaları olan ışıklık. Su geçirmez ışıklık.

Jumbo jets : Jumbo jet. Dev jet uçağı. Özellikle boeing 747 gibi büyük ve geniş uçaklar.

Jets : Fışkırma. Jet motoru. Jet. Fıskıye. Jet uçağı. Jet uçakları. Karakehribar. Oltu taşı.

Jetski : Deniz motoru. Kawasaki heavy ındustries'in kişisel su jetli teknesi ticari marka ismi.

Jet ager : Püskürtmeli buharlayıcı. Püskürtmeli buharyalıcı.

Turbojets : Türbojet. Tepkili türbin. Turbojet. Turbo jet.

Jet berry bush : Böğürtlen. Yapısında sambunigrin gibi siyanojenik glikozit bulunan ve tiyamin noksanlığına yol açabilen bir bitki.

Jet age : Jet çağı.

 

Propjets : Turbo pervaneli uçak. Turbo pervaneli motor. Pervaneli jet motoruna sahip uçak.

İngilizce Jetsams Türkçe anlamı, Jetsams eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jetsams ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Part : Ayırmak. Pay. Hisse. Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Rol. Parçalamak. Fasıl. Kısım. Bölüm. Görev.

Flotsam : Batan bir geminin suda yüzen enkazı. Ivır zıvır. Kaza sonucu karaya vuran gemi veya gemi yükü. Ayak takımı. Yüzen sahipsiz eşya. Ayaktakımı. Yüzen gemi enkazı. Serseri. Gemi enkazı.

Jetsam : Deniz enkazı.

Portion : Parça. Parsellemek. Kısmet. Kısım. Çeyiz. Bölmek. Hisse. Hisselere ayırmak. Bölüştürmek. Çeyiz vermek.

Wreckage : Kalıntı. Hurda. Gemi enkazı. Hasar. Zarar. Enkaz. Kazadan geri kalan parçalar. Yıkıntı. Çöküntü.