Judging from türkçesi Judging from nedir

  • -e göre karara varırsak.
  • -e dayanarak bakarsak.
  • -den sonuç çıkarırsak.

Judging from ile ilgili cümleler

English: Judging from his appearance, he is sick.
Turkish: Onun görünüşüne bakılırsa, o hasta.

English: Judging from his expression, he's in a bad mood.
Turkish: Onun ifadesine bakılırsa, o kötü bir ruh hali içinde.

English: Judging from his accent, he must be from Kyushu.
Turkish: Aksanına bakılırsa, o Kyushu'ludur.

English: Judging from all reports, she seems to be right for the job.
Turkish: Ününe bakacak olursak, işine sadık biri gibi görünüyor.

English: Judging from his accent, he must be from Osaka.
Turkish: Aksanına bakılırsa, o Osaka'lı olmalı.

Judging from ingilizcede ne demek, Judging from nerede nasıl kullanılır?

Judging : Karara varmak. Değer biçmek. Kanısında olmak. Değerlendirmek. Yargılama. Anlam çıkarmak. Tahmin etmek. Hakemlik etmek. Yargılamak. Hüküm vermek.

From : (bir yer)den. Yüzünden. -den bu yana. Ürünün yapıldığı malzemeyi gösterir. -dan. Dan. Den beri. -den ötürü. Dolayı. İtibaren.

A far cry from : Farklı. Bambaşka. Ne kadar farklı.

Abscond from : Sessizce sıvışmak. Ayrılmak. Kaçmak.

Absent oneself from : Kendini çekmek. -den uzak durmak. Katılmamak. Başka yerde kalmak. Uzak durmak. Geri çekilmek. Ayrılmak. Okuldan kaçmak. Karışmamak.

Abstaining from : Bir şeyden uzak durmak. Çekinmek.