Köylü nedir, Köylü ne demek
Köylü; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Köyde yaşayan veya köyde doğmuş olan.
- Köy halkı

- Köydeş.
- Kaba, anlayışsız.
"Köylü" ile ilgili cümle örnekleri
- "Hasan benim köylümdür."
- "Biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun / Görünce bir köylünün kıvrılmayan belini" - Ö. B. Uşaklı
- "Köylüleri, özellikle onları çok iyi tanıyordu." - T. Buğra
Bilimsel terim anlamı:
Konukseverlik, gelenekçilik, yazgıcılık, toprağa bağlılık, doğaya bağımlılık, yeniliğe isteksizlik, okuma yazma yetersizliği ve benzeri özellikleri olan, köyde yaşayan kimse. bk. köy, köylü sınıfı.
İngilizce'de Köylü ne demek? Köylü ingilizcesi nedir?:
peasant, fellow villager
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Çanakkale ili, Yiğitler bucağına bağlı bir yer.
Köylü anlamı, kısaca tanımı:
Köylü çorbası : Tavuk eti, pırasa, patates, kereviz, havuç ve şalgamın un ve yağ karışımına yedirilip bol suda pişirilmesiyle yapılmış olan bir çorba türü.
Köylü kentli : Değişik yerleşim birimlerinden olan kimseler.
Köylü kurnazlığı : Kasaba kurnazlığı.
Karım köylü : Karısı köylü.
Karısı köylü : Karısının yakınlarını benimseyip kendi yakınlarını unutan (erkek). Kılıbık.
Orman köylüsü : Orman köyünde yaşayan kimse.
Köylük : Köy bulunan yer.
Köylük yer : Köy.
Köylülük : Köylü olma durumu. Köylülere özgü davranış.
Evli evine köylü köyüne : "artık dağılalım, herkes evine, işine gitsin" anlamında kullanılan bir söz.
Karısı köylülük : Karısı köylü olma durumu.
Köydeş : Aynı köyde oturan kimselerin birbirine göre her biri, köylü.
Halk : Yaratma. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.
Anlayışsız : Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
Köy : Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu bölümü.
Kaba : Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli. Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri.
Köylü altkültürü : Köylü kültürünü oluşturan konukseverlik, ailecilik, akrabacılık, gelenekçilik, görenekçilik, yazgıcılık, eğlenceye düşkünlük, el açıklığı, toprağa bağlılık, doğaya bağımlılık, yeniliğe isteksizlik, bulgu yoksunluğu, devlet otoritesine karşı saygınlık ve daha birçok uluslararası özelliklerden her biri. bk. halk kültürü. krş. seçkin kültürü.
Köylü pembesi : Açık vişne rengi.
Köylü ruhbilimi : Halk kültürünün bir kolu olan köylü kültürünü yaratan insanların ruhsal durumlarını inceleyen bilim dalı. bk. halk kültürü, kırsal toplum, krş. halk ruhbilimi.
Köylü sınıfı : Üretimlerinin çoğunluğunu kendileri tüketen; satabildikleri üretim artıklarıyla tüketici sınıfların besin ürünlerini sağladıkları gibi kendi gereksinmelerini de karşılayan; yaşam ve ilişkileri yönünden gelenek ve göreneklerine sıkı sıkıya bağlı bulunan; yaşantılarını, en küçük yerleşme yerlerinden biri olan köylerde sürdüren üretici topluluk bk. köy, kırsal toplum, köylü topluluğu, köylü altkültürü, sınıf.
Köylüce : Serçe. Balıkesir ilinde, Havran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Manisa şehri, Demirci belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Köylüg : Köy
Köylüköyü : Balıkesir kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Malatya ilinde, Hasançelebi nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Köylüoğlu : Adana ilinde, Seyhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Uşak ili, Eşme ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Köylütolu : Konya ilinde, Kadınhanı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Köylüürünü : Tokat ili, İğdir bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Köylü ile ilgili Cümleler
- Tom: "Naber köylüm?"
- Burası köylüleriyle ve onların faunasıyla tanınır.
- Köylü oduncu, odun keser.
- Festival köylüler tarafından dört gözle bekleniyor.
- Köylü insanlar genelde yabancılardan korkar.
- Tüm köylüler kazayı biliyorlar.
- Köylüler bir baraj inşaatı nedeniyle yerinden edildi.
- Jale, Tom'un köylüsüdür.
- Köylüler özellikle balıkçılık ile meşguldürler.
- Yaşlı bir köylüye benziyorum.
- Köylüler ondan korkar.
- Köylüler ölümden sonraki bir hayata inanıyorlar.
- Köylüler hükümdara karşı ayaklandılar.
- Bütün köylüler onu tanır.
Diğer dillerde Köylü anlamı nedir?
İngilizce'de Köylü ne demek? : adj. countrified, peasant, provincial, rustic
n. villager, countryman, peasant, rustic, Corydon, country folk, hayseed, hick, ploughman, plowman, rube, yokel, grass roots
n. bay, inlet, armlet, arm, basin, bight, cove, creek, indentation, sound, loch
Fransızca'da Köylü : villageois/e [le][la], paysan/ne [le][la], terrien/ne [le][la], campagnard/e [le][la], vilain [le]
Almanca'da Köylü : n. Bauer, Dörfler, Landmann
adj. Bauern-
Rusça'da Köylü : n. крестьянин (M), селянин (M), мужик (M), деревенщина (MF)
adj. сельский, деревенский, крестьянский, мужицкий

Bu kısımda Köylü nedir? Köylü ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Köylü tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Köylü hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.