Kıl nedir, Kıl ne demek

  • Bazı hayvanların derisinde, insan vücudunun belli yerlerinde çıkan, üst deri ürünü olan ipliksi uzantı.
  • Keçi tüyü.
  • Huysuz, geçimsiz (kimse).
  • Bitkilerde görülen, genellikle silindirimsi, içi boş, çok ince uzantı.
  • Keçi tüyünden yapılmış veya dokunmuş olan

"Kıl" ile ilgili cümle

  • "Sana kız mı verirler / Kıl şalvar giymeyincek" - Halk türküsü

Yerel Türkçe anlamı:

Çamaşır, baş kili.

Keçi kılı.

Killi toprak.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Deri içerisinde ve dışında yer alan, kesitinde medulla, korteks ve kıl kütikülası bulunan, kuvvetli, düz ve genellikle kaba olan yapağıdan daha düz esnek epidermal oluşumlar. Dermiste yatık uzanan kıllar deri yüzeyinden dar açıyla dışarı açılırlar. Vücudun değişik bölgelerinde çeşitli doğrultularda örgülenmeler yaparlar.

Zooloji alanındaki anlamı:

İplik biçiminde herhangi bir deri uzantısı, tüy,

Baştaki saçlar dışta kalmak üzere, memeli hayvanlarda vücudu örten tüyler.

Diğer sözlük anlamları:

Saz teli

Bilimsel terim anlamı:

Genellikle at kuyruğu ya da yelesinden hazırlanan, üstün değerli döşeme gereci. Boyalı işlerde zımpara yerine de kullanılır.

İngilizce'de Kıl ne demek? Kıl ingilizcesi nedir?:

hair

Fransızca'da Kıl ne demek?:

poil, cheveu-capillus

 

Osmanlıca Kıl ne demek? Kıl Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kıl, şa'ar

Kıl hakkında bilgiler

Kıl, bitkilerin kökleri ile yapraklarında bulunan ince-uzun yapılara ve hayvanların, özellikle de memelilerin bedenlerini kaplayan, "kıl kesecikleri" adı verilen hücrelerden çıkan tüylere verilen ortak ad.

Memelilerde, hızla bölünen bir hücre grubundan oluşan kıl keseciğinden çıkan kılın gövdesi, tüylerde ve boynuzlarda da bulunan keratin adlı proteinden yapılmıştır. Renklerini içlerindeki pigmentlerden alan kıllar, kıl keseciklerine bağlı küçük kaslar aracılığıyla hareket ederler.

İnsanda bedenin kıllarla kaplı olmaması, çevreden bağımsızlığını yansıtan ikincil bir özellik sayılır. Hayvanlarda beden sıcaklığını koruyan kıllar, kış geldiği zaman uzar ve sıklaşır; güvenliklerini renkleri sayesinde sağlayan kutup tavşanı gibi canlılar da, kıllarını dökerek renk değiştirirler. Kılın rengi ve niteliği hayvanın cinsiyetine bağlıdır ve hayvanların aşağı yukarı tümünde kıllar erkeklerde daha uzundur. İnsanlarda saç ve kıl rengi kalıtımsal nitelik taşımakla birlikte, güneş etkisiyle biraz açılabilir.

Kıl ile ilgili Cümleler

  • Kıl payı kurtulduk.
  • Dün o kıl payı kurtuldu.
  • Patlamadan kıl payı kurtulduk.
  • Kıl payı ölümden kurtulduk.
  • Kıl payı kurtuldu.
  • O, bu öğleden sonra kıl payı kurtuldu.
  • Tom'un çorbasından kıl çıktı.
 

Kıl anlamı, tanımı:

Kıl gibi : İpince, incecik.

Kıl kalmak : Çok az kalmak.

Kıl kapmak : Birisine sinirlenmek, hareketlerinden rahatsız olmak.

Kıl olmak : Birisi sinirine dokunmak.

Kılı kıpırdamamak : Durum ve davranışını değiştirmemek, aldırış etmemek, umursamamak.

Kılı kırk yarmak : Titiz ve ayrıntılı bir biçimde incelemek, önemle üstünde durmak.

Kılına dokunmamak : Bir kimseye dokunacak, zarar verecek en ufak bir davranışta bile bulunmamak.

Kılına halel gelmemek : Hiçbir zarara uğramamak.

Kılını kıpırdatmamak : Bir olay karşısında ilgisiz kalmak, en küçük bir tepki göstermemek.

Kıl burun : Deniz içine uzanmış ince kara parçası.

Kıl çadır : Keçi kılından dokunmuş parçalarla kurulan çadır.

Kıl dönmesi : Kıl ucunun ters gelip derinin içine doğru ilerlemesi.

Kılkapan : Kehribar.

Kıl keçisi : Vücut rengi beyazdan siyaha kadar değişmekle beraber en çok siyah renklisi görülen yerli bir tür keçi, karakeçi.

Kılkıran : Saçkıran.

Kıl kurt : Soğuktan, nemden canlıların ciğerlerinde, nefes borularında olan ince uzun bir kurt.

Kılkuyruk : Ördekgillerden, uzunluğu 55-65 santimetre, kuyruğu sivri, tüyleri ak yeşil karışık, gagası, ayakları mavi bir tür kuş (Anas acuta).

Kıl kuyruk : Zayıf, çelimsiz. Niteliksiz. Züğürt, kılıksız.

Kıl otu : Dağlık çayırlarda yetişen ince ve sert yapraklı bir bitki (Nardus).

Kıl payı : Hemen hemen, neredeyse. Son anda.

Kıl testere : Çok ince bir tür testere.

Kıl yumağı : Saç yeme alışkanlığı olan kimselerin midesinde oluşan ur.

Kılı kılına : Tamı tamına.

Emici kıllar : Bitkilerin köklerinde bulunan ve topraktaki besin maddelerini emip beslenmelerine yarayan tek hücreli uzantılar, emici tüyler.

Keçi : Geviş getirenlerden, eti, sütü, derisi ve kılı için yetiştirilen, memeli dişi hayvan (Capra hircus). İnatçı.

Huysuz : Huyu iyi olmayan, kötü huylu.

Geçimsiz : Çevresindekilerle iyi geçinemeyen, kavga çıkaran, dirliksiz.

Kıl biti : [Bakınız: kasık biti] Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (Insecta) sınıfının, bitler (Siphunculata) takımından vücudun bütün kıllı bölgelerinde yaşayan bir tür. (Phthirius pubis) Eklembacaklı hayvanlardan böcekler (İnsecta) sınıfının bitler (Siphunculata) takımından bir tür. Baştan başka, vücudun bütün kıllı bölgelerinde deriye gömülü olarak yaşar.

Kıl bitleri : Evcil ve yabanıl memelilerin kılları arasında yaşayan ısırıcı bitler topluluğu.

Kıl darağı : Keçi kıllarını temizlemeye yarayan, tahta üzerine 32 tane sivri tel çakılarak yapılan tarak.

Kıl dikici kasları : Kılların dikleşmesini sağlayan çizgisiz kas demetçikleri, muskuli arrektores pilorum.

Kıl döken :

Kıl dökülmesi : Alopesi.

Kıl durgunu : Göğüste şişmeyle beliren hastalık.

Kıl duzağı : Tilki, sansar ve kuş tutmak için, dere üzerine at kuyruğundan kurulan tuzak At kılından yapılan kuş tuzağı.

Kıl elek : At kuyruğu kıllarından yapılan elek, tel elek, kalbur

Kıl folikülü : [Bakınız: kıl keseciği] İç vagina, dış kök kılıfını oluşturan dış vagina ve dermal vaginadan oluşan ve kılları dermiste saran, derinin torba biçimindeki çöküntüsü, kıl keseciği, follikulus pili, dış kök kılıfı. Kıl folikülünün iç vaginasında sırasıyla vagina kütikülası, Huxley ve Henle katmanları bulunur.

Diğer dillerde Kıl anlamı nedir?

İngilizce'de Kıl ne demek? : [Kil'ayim] adj. earthen

n. clay, argil, fuller's earth

adj. hairy

Fransızca'da Kıl : poil [le], toison [la]

Almanca'da Kıl : n. Haar

Rusça'da Kıl : n. волос (M), щетина (F)

adj. волосяной, волосистый