Kırgı nedir, Kırgı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dağ eteği.

Dağ ve yaylaların yalçın, sarp, keskin yerleri.

Taşlık arazi : Kırgıda sürü otlar mı?.

[Bakınız: kıran].

Bayır yer.

Şahin kuşu.

Atmaca : Kırgı tavukları kaptı.

Gövdeden ayrılmış ve yaprağı dökülmüş ince ağaç dalı.

Kumaşa yapılan pili : Entarinin kırgıları iyi olmamış.

Kuru otun hayvanın yemediği kalın kısmı.

Küçük parça: Odunun kırgısı.

Kırgı ile ilgili Cümleler

  • Ben Kırgızistan'danım.
  • Ali kırgın olabilirdi.
  • Kalp kırgınlığını tedavi edemem.
  • Tom'a ne kadar kırgın olduğumu söyle.
  • Ali biraz kırgın görünüyor.
  • Kırgızistan'a Rusçada "Kirgiziya" denir.
  • Kırgızistan'da üç yıl yaşadık.
  • Moskova’da kendi elleriyle bir mucize yaratan genç bir Kırgız kadın, Dağıstanlıları şaşırttı.
  • Ali kırgın olabilir.
  • Ali kırgın.
  • Kendimi biraz kırgın hissediyorum.
  • Dağıstanlılar, Moskova'da kendi elleriyle bir mucize yaratan Kırgız bir kız yüzünden şaşırıp kaldılar.

Kırgı kısaca anlamı, tanımı

Kırg : Kırk

Kırgıç : Topaç. Hamur kazımaya yarayan araç.

Kırgıl : Kır saçlı insan ya da kır tüylü hayvan. Ağaçtan oyularak yapılmış tekne : Gürgenden iyi kırgıl olur. Saçına, sakalına ak düşmüş, kıranta. Yarısa k, yarısı siyah olan saç, sakal. (bk. kırgıllık) Saça, sakala ak düşme. Elâzığ ili, Başyurt bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kütahya şehrinde, Emet ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun kenti, Salıpazarı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

 

Kırgıl olmak : Saç ve sakala ak düşmek.

Kırgılı : İnişli yokuşlu : Bizim tepeler hep kırgılıdır.

Kırgıllık : Sakalına ak düşme zamanı ve durumu.

Kırgım : Geline yakınlarının verdiği armağan.

Kırgındere : Erzurum kenti, Karayazı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Kırgıt : Cimri, pinti. İçi güçlükle çıkan ceviz : Cevizler hep kırgıt çıktı. Sözü geçen, dişli kimse. Kuvvetli, varlıklı: Kırgıtlar, ağıdırlar giyerlerdi.

Kırgın : Bir kimseye gücenmiş, gönlü kırılmış olan. Toplu ölümlere yol açan bulaşıcı hastalık. Gücenmiş, gönlü kırılmış bir durumda.

Kırgınlık : Kırgın olma durumu. Vücutta duyulan ağrı, yorgunluk, rahatsızlık, kırıklık.

Kırgız : Kırgızistan Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse.

Kırgızca : Kırgız Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan.

Dağ eteği : Dağ yamacının alt bölümü.

Tavuklar : Tavuksular takımının bir alt takımı.

Ayrılmış : Ayırdedilmiş.

Yaylalar : Artvin ilinde, Sarıgöl nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bayburt kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Çanakkale ilinde, Lâpseki belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzincan ilinde, Başköy nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kuru ot : Çayır otlarının hasat edildikten sonra kurutulmuş durumu.

Olmamış : Olgunlaşmamış, ham.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Diğer dillerde Kırdırma oranı anlamı nedir?

İngilizce'de Kırdırma oranı ne demek ? : discount rate