Kadalama nedir, Kadalama ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İlinti, eğreti dikiş.

Kadalama tanımı, anlamı

Kada : Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr

Kadal : Güldürü, eğlenti. Cirit oyunu.

Kadalamak : Kendini beğenmek, gururlanmak. Teyellemek, iri iri dikmek.

Eğreti : Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde. Belli belirsiz. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış olan. Uyumsuz, yakışmamış. Üstünkörü, ciddiye almadan. Takma.

İlinti : İki şey arasında ilgi, ilişki. Seyrek dikiş, teyel. İç sıkıntısı. İnsanlar arasındaki bağ.

Dikiş : Dikme işi. Dikilecek şey. Dikilen yer. Giysi üzerinde gözle görülen dikilmiş iplik yolu. Giysi dikme işi, terzilik.

Eğret : Belirli bir zaman için başkasından alınan, ödünç eşya. Belirli süre için birinden ödünç alınan nesne.

Diki : Biraz, bir parça, azıcık. Çalımlı(kimse). [Bakınız: dıkı]. Tane: Üç diki şeker ver. Et parçası. Kemikli ya da kemiksiz pişmiş et, kavurma. Etli ufak kemik parçası. Pamuk ipliği. İplik.

 

Eğre : Kağnı arabalarında okun mazıdan çıkarılması için takılan eğri çivi. Toprak damlı evlerin saçağı. Kağnı tekerinin dönmesini kolaylaştıran araç. (Alcılı Delice Ankara). Toprak dam çıkıntısı. (Yalvaç Isparta). Sokak kapısının üzerindeki örtü. (Yukarıtırtar Yalvaç Isparta).

Diğer dillerde Kaçma eğilimi anlamı nedir?

İngilizce'de Kaçma eğilimi ne demek ? : escaping tendency