Kalafatlanmak nedir, Kalafatlanmak ne demek

Kalafatlanmak; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de mecaz olarak kullanılır.

  • Kalafatlama işi yapılmak
  • Onarılmak, çekidüzen verilmek.

Kalafatlanmak anlamı, tanımı

Kalafa : Büyük alan. Büyük ev. Yıkık dökük, yıkıntı

Kala : Kaldığında.

Kalafat : Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı. Onarma, tamir etme. Osmanlı Devleti'nde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık.

Kalafatlanma : Kalafatlanmak işi.

Kalafatlama : Kalafatlamak işi.

Onarılmak : Onarma işine konu olmak, onarma işi yapılmak.

Çekidüzen : Düzenli olma durumu. Toplumca kabul gören ölçü.

Verilmek : Verme işine konu olmak.

Yapılmak : Yapma işine konu olmak. Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak.

Onarılma : Onarılmak işi.

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Verilme : Verilmek işi.

Onarı : Bir şeyin önden görünüşü, yüzü. Sivas ili, Akıncılar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

 

Onar : On sayının üleştirme sayı sıfatı. Her birine on, her defasında onu bir arada.

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Diğer dillerde Kalafat keskisi anlamı nedir?

İngilizce'de Kalafat keskisi ne demek ? : calking tool