Kaz nedir, Kaz ne demek

Kaz; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Perde ayaklılardan, uzun, beyaz veya gri boyunlu, suda ve karada yaşayan, uçan, yabani veya evcil kuş (Anser)
  • Budala.

"Kaz" ile ilgili cümleler

  • "Kazı yıkayıp temizlemişler, sonra da parçalayıp tencereye koymuşlar." - Ç. Altan

Yerel Türkçe anlamı:

Gaz yağı

Veterinerlik alanındaki anlamları:

alt familyasını oluşturan, iri beyaz veya boz, tüylü, ayakları perdeli kuş türleri.

İngilizce'de Kaz ne demek? Kaz ingilizcesi nedir?:

goose

Fransızca'da Kaz ne demek?:

oie

Kaz hakkında bilgiler

Kaz, iri ve beyaz veya boz tüylü, ayakları perdeli kuş türlerine verilen ad.

Erkek ve dişisi aynı büyüklüktedir. Genellikle kuğulardan küçük, ördekten büyüktür. Beslenme şekli kuğu ve ördeklerden farklıdır. Genellikle doğu anadolu bölgesinde bulunur.

Özellikle Kars bölgesinde yetiştirilir. Lezzeti ve onunla yapılmış olan yemekler bölgede meşhurdur.Başlıca besinleri otlardır. Fakat böcek, yumuşakça ve küçük omurgalıları yiyen türleri de vardır. Hızlı bir yüzücü olmamasına rağmen suda rahatça yüzer, daldığında uzun zaman su altında kalabilir. Gagaları ile kanatlarını düşmanlarına karşı silah olarak kullanır. Kanatları uzun uçlara doğru sivrilen yumuşak sık tüylerle örtülüdür.

 

Erkek ve dişi birbirine benzese de erkekler genellikle dişilerden iridir. Boyun bölümleri bütün türlerde gövdeden kısadır. Başlıca besinleri olan otları koparmaya uyarlanmış gagaları başa bağlandığı yerde genişler ve bazen kambur oluşturur. Erkek ve dişi kazlar uçarken ya da tehlike karşısında, kornayı andırır bir sesle ötüşür, kızdıkları zaman boyun tüylerini kabartırlar. Kazlar yaşamları boyunca tek eşlidir.

Kaz ile ilgili Cümleler

  • Ali kaz kafalı.
  • Altın yumurtlayan kaz kesilmez.
  • Bir serçeye nişan aldım ama bir kaz vurdum.
  • Farklı gruplarda uçan bir grup kaz vardı.
  • Kaz bir su kuşudur.

Kaz kısaca anlamı, tanımı:

Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez : "büyük çıkarlar beklenen durumlarda küçük fedakârlıklar yapılmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Kazı koz anlamak : Söylenen şeyi çok yanlış anlamak.

Kazın ayağı öyle değil : "bir sorun, bir durum sanıldığı gibi değildir" anlamında kullanılan bir söz.

Kaz adımı : Dizi kırmaksızın ve ayağı sert bir biçimde yere basarak yürüme biçimi.

Kazayağı : İki ucundan herhangi bir yere bağlanmış bir halatın, başka bir halatla ortasından terazilenmiş durumu. İki ayrı yolun birleşip tek yol hâline geldiği kavşak. Çok kollu çengel. Bu renkte olan. Açık turuncu renk. Ispanakgillerden, yaprakları kaz ayağına benzeyen bir bitki (Chenopodium). Çaprazlama yapılmış olan teyel, Hristo teyeli.

Kazboku : Kirli sarı renk. Bu renkte olan.

Kaz kafalı : Anlayışsız, kavrayışsız, kafasız (kimse).

Kazkanadı : Güreşte hasmı arkadan ve yandan sarıp başını koltuk altına alarak elleri koltukları altından geçirdikten sonra sırtında veya ensesinde birleştirme biçimindeki oyun. Meydanın ortasından çekilerek düşmanın orta bölüme girmesi sağlandıktan sonra sağ ve sol kanatların düşmanı çember içine almasıyla yapılmış olan bir savaş taktiği.

 

Kaz tüyü : Kazdan elde edilen, yorgan ve yastık doldurmaya yarayan veya giysi yapımında kullanılan tüy.

Deniz kazı : Akbaş.

Yaban kazı : Ördekler familyasından, sazlık alanlarda yaşayan ve yalnız bitki ile beslenen büyük ve göçücü bir kuş, sakar meke (Anser anser).

Budala : Bir şeye aşırı düşkün. Ahmak, bön. Zekâca geri olan (kimse), alık.

Kaz ayağı :

Kaz ayağı bağı : Çarmıklı serpme ağlarında çarmık iplerinin dallanma yaptığı noktaya atılan bağ.

Kaz besisi : Besi amacıyla yetiştirilen kazların kesimden 3-5 hafta önce başlanarak 2500-3000 kcal/kg metabolik enerji içeren rasyonlarla semirtmeye tabi tutulması.

Kaz çimi : Buğdaygiller familyasından tek yıllık dar yapraklı yabancı ot.

Kaz gribi : Riemerella anatipestifer enfeksiyonu. Kaz parvivirüs enfeksiyonu.

Kaz hepatitisi : Kaz parvovirüs enfeksiyonu.

Kaz ötüşü sendromu : Besi sığırlarında soluk borusunun alt yarımındaki mükoz zarların şiddetli ödeminden kaynaklanan, nefes alma sırasında kaz ötüşünü andıran gürültüyle belirgin sıcak havalara ve egzersize bağlı olarak görülme sıklığı artan solunum güçlüğü, gürültü sendromu.

Kaz parvovirüs enfeksiyonu : Genç kazlarda ve Moskova ördeklerinde, ishal, zayıflık, konjunktivitis, fibrinli stomatitis, miyokarditis, hepatitis, karaciğerde yağ dejenerasyonuyla birlikte kalp kasında çekirdek içi inklüzyonların görülmesiyle belirgin, dört haftalıktan büyüklerde klinik belirti vermeyen viral hastalık, asitesli hepatonefritis, enfeksiyöz miyokarditis, Derzy hastalığı, kaz gribi, kaz hepatitisi, kaz vebası.

Kaz poliyomavirozisi : Kazların kanamalı böbrek-bağırsak yangısı.

Kaz septisemisi : Spiroketozis.

Diğer dillerde Kaz anlamı nedir?

İngilizce'de Kaz ne demek? : [Kaz] n. goose, gander

v. dig, excavate, trench, cave, cave in, disinter, grub, hole, hollow, hollow out, mine, pick, pick up, sink, spud

Fransızca'da Kaz : oie [la]

Almanca'da Kaz : n. Gans

Rusça'da Kaz : n. гусь (M), глупец (M)