Goose türkçesi Goose nedir

  • Parmaklamak.
  • Aptal.
  • Motoru yakıtla beslemek.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Pandik atmak.
  • Anserinae alt familyasını oluşturan, iri beyaz veya boz, tüylü, ayakları perdeli kuş türleri.
  • Mankafa.
  • Kaz.
  • Kaz kafalı.
  • Parmak atmak.
  • Ahmak.

Goose ile ilgili cümleler

English: A goose is a water bird.
Turkish: Kaz bir su kuşudur.

English: Why does that goose sit on her eggs?
Turkish: O kaz niçin yumurtalarının üstünde oturuyor?

English: It was a wild goose chase.
Turkish: O, vahşi bir kaz avıydı.

English: I think it's a wild goose chase.
Turkish: Sanırım bu bir zaman kaybı.

English: I've got goose bumps.
Turkish: Tüylerim diken diken oldu.

Goose ingilizcede ne demek, Goose nerede nasıl kullanılır?

Goose egg : Bir hiç olan kimse. Hiçbir şey. Kaz yumurtası. Hiç. Sıfır.

Goose fattening : Besi amacıyla yetiştirilen kazların kesimden 3-5 hafta önce başlanarak 2500-3000 kcal/kg metabolik enerji içeren rasyonlarla semirtmeye tabi tutulması. Kaz besiciliği. Kaz besisi. Kazları kesmek için besiye çekmek (özellikle ezme yapmak için).

Goose foot : Turpgiller (cruciferae) familyasına ait, 40-50 cm kadar boylanabilen, çok yıllık, otsu, sarı turuncu çiçekli süs bitkisi. Kaz ayağı. Şebboy.

Goose hepatitis : Kaz hepatitisi. Kaz parvovirüs enfeksiyonu.

 

Goose parvovirus infection : Genç kazlarda ve moskova ördeklerinde, ishal, zayıflık, konjunktivitis, fibrinli stomatitis, miyokarditis, hepatitis, karaciğerde yağ dejenerasyonuyla birlikte kalp kasında çekirdek içi inklüzyonların görülmesiyle belirgin, dört haftalıktan büyüklerde klinik belirti vermeyen viral hastalık, asitesli hepatonefritis, enfeksiyöz miyokarditis, derzy hastalığı, kaz gribi, kaz hepatitisi, kaz vebası. Kaz parvovirüs enfeksiyonu.

I have goose bumps : Tüylerim diken diken oldu.

Wild goose chase : Boşa kürek çekme. Olmayacak şeyin peşinden koşma.

Young goose feeding : Genç kaz besisi. Kazların 13-18 haftalık yaşta pazarlanabilmesi için önce yeşil yemlerle daha sonra kesime 2-3 hafta kala konsantre yem ağırlıklı beslenmesi.

Goose polyomavirosis : Kazların kanamalı böbrek-bağırsak yangısı. Kaz poliyomavirozisi.

Goose septicemia : Spiroketozis. Kaz septisemisi.

İngilizce Goose Türkçe anlamı, Goose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Goose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Addle head : Geç anlayan ya da aptal kişi.

Asinine : Eşek. İnatçı. Ahmakça. Aptalca. Eşek (argo terim). Eşekçe (argo terim). Saçma. Eşekçe. Eşek gibi.

Aleck : Ukala (genellikle smart aleck). Bilgiç. Kurnaz. Kendini diğer insanlardan daha akıllı zanneden kimse. Her şeyi bildiğini düşünen kimse. Ukala.

Fingering : Parmaklama. Parmakları doğru kullanma. Parmakları kullanma yöntemi. Çalma niyeti ile eline alma. İnce örgü yünü. Parmakla dokunma. Yoklama. Elleme. Parmakları ile bir müzik aleti çalma eylemi.

Ament : Zeka gelişimi eksikliği olan kimse. Söğüt çiçeği. Salkım. Amenti. Silindir şeklinde uzun çiçekler dizisi. Huş ağacı çiçeği. Geri zekalı.

 

Boneheads : Kalın kafalı. Kalın kafal (argo terim)ı. Dangalak (argo terim). Dangalak. Geri zekalı. Denyo. Odunkafalı.

Make trouble : İşi yokuşa sürmek. Bela çıkarmak. Yokuş yapmak. Ortalığı karıştırmak. Sorun çıkarmak. Yolu yokuşa sürmek.

Airhead : (argo terim) aptal ve aklen dengesiz olan kişi. Boş adam. Paraşütçü birlikler tarafından korunan düşman kontrolü bölge. Paraşütçüler tarafından kuşatılmış düşman bölgesi. Sersem. Mal. Salak. İleri üs.

Geese : Kazsılar. Budala kimse. Kuşlar (aves) sınıfının, karinalılar (carinatae) bölümünden, vücutları ağır, boyunları uzun, gagaları geniş ve yassı, kanatları uzun, kuyrukları kısa, ayakları perdeli, iyi yüzen ve dalan, toplu halde yaşayan ve göç eden türleri olan bir takım.

Addlebrained : Mantıksız. (kişi) geç anlayan. Aptal ve şaşkın. Beyinsiz.

Goose synonyms : graylag goose, anser anser, anser cygnoides, greylag goose, chinese goose, branta leucopsis, chen caerulescens, anseriform bird, goose down, canadian goose, branta canadensis, blue goose, family anatidae, canada goose, barnacle goose, abdominal fat necrosis, a dna, feel up, soft in the head, blockish, brent goose, a clay, goosed, ganders, goosing, barmy, gosling, birdbrain, besotted, bonehead, a amplitude mod, arse, a band.

Goose ingilizce tanımı, definition of Goose

Goose kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any large web-footen bird of the subfamily Anserinæ, and belonging to Anser, Branta, Chen, and several allied genera. [Bakınız: Anseres].