Make trouble türkçesi Make trouble nedir

  • Yokuş yapmak.
  • Bela çıkarmak.
  • Sorun çıkarmak.
  • Parmak atmak.
  • İşi yokuşa sürmek.
  • Ortalığı karıştırmak.
  • Yolu yokuşa sürmek.

Make trouble ile ilgili cümleler

English: I think Moustapha has come to make trouble.
Turkish: Sanırım Mustafa ortalığı karıştırmak için geldi.

English: Don't make trouble.
Turkish: Sorun çıkarmayın.

Make trouble ingilizcede ne demek, Make trouble nerede nasıl kullanılır?

Make : Zorlamak. Kazanç. Düzeltmek. Biçim. Kapatmak (devreyi). Hesap etmek. Erişmek. Verim. -e neden olmak. Düdüklemek.

Trouble : Problem. Rahatsız etmek. Bulandırmak. Zahmet. Dert. Sorun. Zahmet etmek. Uğraştırmak. Üzülmek. Canını sıkmak.

Make tracks : Acele gitmek. Sıvışmak.

Make good : Tazmin etmek. Yerine getirmek.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bargain : Bir işi bağlamak. Mutabık kalmak. Anlaşmak. Anlaşmak (pazarlık). Anlaşmaya varmak.

İngilizce Make trouble Türkçe anlamı, Make trouble eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make trouble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kick up : Kavga etmek. Mesele çıkarmak. Toz kaldırmak. Rahatsızlık yaratmak. Vites yükseltmek. Kavga çıkarmak. Kavga. Kışkırtma. Kışkırtmak.

Hamper : Köstek olmak. At veya sığırın yer değiştirmesini yere düşmesini engellemek için hayvanın içine sokulduğu etrafı kalın demir çubuklarla çevrili yer. Kösteklemek. Güçleştirmek. Travay. Engellemek. Engel oluşturmak. Engel olmak. Kapaklı sepet.

 

Make waves : Köstek olmak. Problem yaratmak. Sorun yaratmak.

Make things difficult : İşleri zorlaştırmak.

Raise difficulties : Zora koşmak. Engel çıkarmak. Zorluk çıkarmak. Güçlük çıkarmak. Müşkülat çıkarmak.

Raise an issue : Bir tartışma maddesi yaratmak. Bir konu ileri sürmek. Bir konu ortaya atmak.

Goosing : Parmaklamak.

Act up : Gösteriş yapmak. Dert açmak. Üzmek. Kötü davranmak. Can sıkmak. Aktifleşmek. (hastalık vs.) nüksetmek. Yaramazlık yapmak. Yaramazlık etmek.

Goose : Kaz. Parmaklamak. Aptal. Kaz kafalı. Anserinae alt familyasını oluşturan, iri beyaz veya boz, tüylü, ayakları perdeli kuş türleri. Mankafa. Ahmak. Motoru yakıtla beslemek.

Play up : Daha yüksek sesle çalmak. Yaramazlık etmek. Vurgulamak. Belirtmek. Üzerinde durmak. Elinden gelenin en iyisini oynamak (spor terimi). Abartmak. Daha sesli çalmak. Oyun oynamak.

Make trouble synonyms : feel up, rock the boat, make the feathers fly, make a fuss of, stir up trouble, raise cain, make difficulties, made a fuss, goosed, make a fuss, raise hell, hampers, gooses, make the fur fly, kick up a fuss, agitate.