Kazkanadı nedir, Kazkanadı ne demek

Kazkanadı; bir spor terimidir.

  • Güreşte hasmı arkadan ve yandan sarıp başını koltuk altına alarak elleri koltukları altından geçirdikten sonra sırtında veya ensesinde birleştirme biçimindeki oyun.
  • Meydanın ortasından çekilerek düşmanın orta bölüme girmesi sağlandıktan sonra sağ ve sol kanatların düşmanı çember içine almasıyla yapılmış olan bir savaş taktiği

"Kazkanadı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kimi baskın çıkar, kazkanadından çarpar." - M. A. Ersoy
  • "Murat Bey yine kazkanadı denilen Türk oyununu yapıyordu." - N. Atsız

Güreş terimi olarak anlamı:

Karşı oyuncunun kolları altından kol geçirip elleri sırtta kenetleme.

Kazkanadı kısaca anlamı, tanımı:

Güreş : Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması.

Koltuk : Koltuklama veya koltuklanma. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye. Yüksek mevki, makam. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip. Yapıcılıkta yan destek. Kenar, tenha yer. Kayırma, destek. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler. Genelev. Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer.

 

Altın : Üstün nitelikli, değerli. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Bu elementten yapılmış.

Sırt : Bir şeyin üstü, üst bölümü. Kesici araçların kesmeyen kenarı. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. Omurgalı veya omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü.

Birleştirme : Birleştirmek işi, kombinasyon.

Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Herhangi bir şeyin benzeri. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Tarz.

Oyun : Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Hile, düzen, desise, entrika. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Kumar.

 

Kazkanadında çengel : Kazkanadına alınan güreşçiyi gerisingeri sürerken çengelleme.

Kazkanadından sıyrılma : Kolları tüm olarak arkaya, omuzları da geriye yatırarak karşı güreşçinin kilidinden kurtulma.

Kazkanadını sökme : Birbirinden ayrı ve gergin durumdaki elleri, önde birleştirmek için, yukarıdan aşağıya kuvvetle indirerek karşı güreşçinin sırttaki kilidini sökme.