Kazanı nedir, Kazanı ne demek

Kazanı; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Bir olayın gerçekleşme olasılığının çok sayıda bağımsız etkenin zamandaş işleyişi sonucu olduğu ya da salt rastlantıya bağlı kaldığı durum.

Kazanı ile ilgili Cümleler

  • Kazanıyor musun?
  • Kazanıyorsun, değil mi?
  • Ali benim üç katım kadar çok kazanır.
  • Bu yıl daha fazla para kazanıyoruz.
  • Kazanın nedeni henüz belli değil.
  • Kazanıyordun.
  • Sabır sonunda kazanır.
  • Gönüllüler mi kazanır ünlüler mi?
  • Kazanıp kazanmayacağıma sen mi karar veriyorsun?
  • Ali benim iki katım kadar çok kazanır.
  • Kazanıyorduk.
  • O bir ayda ne kadar kazanır?
  • Kazanın çıkardığı sesi asla unutmayacağım.

Kazanı ile ilgili Atasözü veya Deyim

(birinin) kazanı kapalı kaynamak : içyüzü bilinmemek.

cadı kazanı gibi kaynamak : dedikodu, kargaşa çok olmak.

el kazanıyla aş kaynamaz : “önemli bir iş, başkalarının yardımıyla başarılamaz, iş her an yarıda kalabilir” anlamında kullanılan bir söz.

el kazanıyla aş kaynatmak : başkasının hazırladığı imkânları kendi hesabına kullanarak iş çevirmek.

kazanırsan dost kazan, düşmanı anan da doğurur : “sen dost kazanmanın yoluna bak, düşman kolay kazanılır” anlamında kullanılan bir söz.

kazanmayanın kazanı kaynamaz : “kazancı olmayan kişinin evinde yemek pişmez” anlamında kullanılan bir söz.

 

mal canı kazanmaz, can malı kazanır : “insan mal kazanacağım diye sağlığını tehlikeye atmamalıdır” anlamında kullanılan bir söz.

Kazanı kısaca anlamı, tanımı

Kaza : İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması. Kadılık görevi. Yargı. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. İlçe, kaymakamlık

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Buzul kazanı : Erime sularının çevreli devimlerle döndürdüğü bir taş parçasının, buzulun altında oyarak yaptığı kazan biçiminde kuyu.

Eşit kazanı : Yansız bir seçme işlemine dayanan bir örneklemede evreni oluşturan her birimin örneğe girmek bakımından taşıdığı eşit seçilme olasılığı.

Geri kazanım : Kullanılmış bir maddeyi bir dizi işlemden geçirerek yeni bir ürüne dönüştürme süreci.

Isıtma kazanı : Isıtma döşeminde suyu ısıtmakta kullanılan araç.

Kazanılmamış gelir : Faiz, kira ve kâr payı gibi kişinin doğrudan emek harcamadan elde ettiği gelirler. [Bakınız: öndelik].

 

Kazanılmış : Doğuştan olmayıp sonradan oluşan, sonradan kazanılan, sonradan edinilmiş, edinsel. Genetik olmayan ve doğumdan sonra organizmanın dışındaki etkiler sonucunda ortaya çıkan.

Kazanılmış bağışıklık : Belirli hastalık etkenlerine karşı özellikle B ve T lenfositleri tarafından sağlanan ve hatırlanma özelliğine sahip korunma mekanizması. Sonradan kazanılmış bağışıklık, enfeksiyonu geçirerek veya enfeksiyöz etkene karşı antijen veya antikor verilerek oluşturulan bağışıklık, edinsel bağışıklık, özgül bağışıklık. Canlıların virüs, bakteri, toksin gibi istilacılara karşı oluşturdukları özgül bağışıklık, edinsel bağışıklık. Etkin ve pasif bağışıklık olmak üzere iki tipi vardır.

Kazanılmış bağışıklık noksanlığı arazı : HTLV III, LAV, HIV gibi bir retrovirüs tarafından meydana getirilen ve eşeysel yolla ya da kan ve kan ürünleri ile taşınan öldürücü T hücreleri noksanlığı hastalığı.

Kazanılmış bağışıklık yetersizliği : Normal bağışıklık etkinliğinin azalması.

Kazanılmış bağışıklık yetmezlik sendromu : İnsan immün yetmezlik virüsü tarafından meydana getirilen ve immün yetmezlik veya yetersizlikle belirgin olan ölümcül hastalık, AİDS.

Kazanılmış davranış : Şartlanma veya öğrenme ile elde edilmiş davranış.

Kazanılmış hidrosefalus : Kazanılmış nedenlerle, beyinde ve/veya subaraknoidal boşlukta anormal miktarda sıvı birikmesi.

Kazanılmış indirim : Paranın süreden önce ödenmesinde bir malın satış ederinde yapılan indirim.

Kazanılmış karakter : Bireyin hayatı sırasında, çevresinin etkisi sonucu bir organın kullanılması ya da kullanılmaması ile meydana gelen yapı ve görev değişmeleri.

Kazanılmış portosistemik şant : Kronik karaciğer lezyonlarında portal kan dolaşımının belirgin biçimde baskı altında kalması sonucu, kapı toplardamarının doğrudan sistemik dolaşıma karışması.

Kazanın beslenmesi : Kazanda eksilen suyun tamamlanması.

Kazanın yüklenmesi : Kazana yakıtın konması.

Keş kazanı : İçinde yoğurt ezilen toprak kazan.

Layış kazanı : Tencereden büyük kazan.

Orta kazanı : Her yeniçeri ortasında sayıları iki ya da üç olan ve kutsal sayılan, önemli işler görüşüleceği zamanlar çevresinde toplanılan, bakırdan yapılmış kazan.

Sıcak su kazanı : Sıcak su elde etmekte, kullanılan kazan.

Suni kazanılmış etkin bağışıklık : Aşılama sonucu organizmada meydana gelen bağışıklık.

Suni kazanılmış pasif bağışıklık : Bir organizmada meydana gelen antikorların başka bir organizmaya aktarılmasıyla meydana gelen bağışıklık.

Toprak kazanımı : Denizin ya da göllerin doldurulması sonucunda toprağın kamuca değerlendirilebilecek duruma getirilmesi.

Banyo kazanı : Banyoyu ve suyu ısıtmak için yapılmış olan özel kazan veya ısıtma aleti.

Boyama kazanı : Örgü yünlerinin veya ipliklerin boyanma işleminin yapıldığı büyük tekne.

Buhar kazanı : Buhar elde etmekte kullanılan kazan.

Cadı kazanı : Dedikodunun, fesadın, kargaşanın çok olduğu yer.

Çamaşır kazanı : İçinde çamaşır kaynatılan kazan.

Kalorifer kazanı : Kalorifer suyunun içinde bulunduğu kazan.

Kazanılma : Kazanılmak işi.

Kazanılmak : Kazanma işi yapılmak.

Kazanılmış hak : Yürürlükte olan hükümlere göre bir kimse yararına sabit olan hak, müktesep hak, hakkımüktesep.

Kazanım : Kazanma işi. Bir iş yerinde çalışanlara sağlanan hukuksal, sosyal ve mali her türlü hak, avantaj.

Kazanış : Kazanma işi.

Diğer dillerde Kazanı anlamı nedir?

İngilizce'de Kazanı ne demek ? : chance