Kağal nedir, Kağal ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yıkıntı, döküntü yığını.

Kağal tanımı, anlamı

Kağa : Ağabey. Baba. [Bakınız: kada]. Evlerin yazın oturulan serin yeri, oturma odası

Kağalamak : Karşısındakini terslemek, susturmak.

Kağallamak : Cevizi yeşil kabuğundan ayırmak.

Kağallaşmak : Kargalar bağrışmak.

Yıkıntı : Yıkılma, yıkım, mahvolma. Ruhsal bakımdan yıkılma, yıkım, mahvolma. Yıkılan bir şeyin parçaları, kalıntıları, enkaz. Virane.

Döküntü : Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.

Yığın : Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.

Yığı : Başağın taneli kısmı, taneleri. “Yığı etdik, yedik. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi.

Yıkı : Harabe.

Diğer dillerde Kafur anlamı nedir?

İngilizce'de Kafur ne demek ? : camphor