Keepsakes türkçesi Keepsakes nedir

Keepsakes ingilizcede ne demek, Keepsakes nerede nasıl kullanılır?

As a keepsake : Hatıra olarak.

For a keepsake : Hatıra olarak.

Keepsake : Hatıra. Yadigar. Anmalık. Estelik. Andaç.

Keeps himself in the limelight : O bir baş takipçi. İlgi odağı olmak istiyor. İlgi çekmeye çalışıyor. Tüm ilgili üzerine toplamak istiyor.

Keeps his word : Sözünden dönmüyor. Vaatlerini ve yükümlülüklerini yerine getiriyor. Yapacağını söylediği şeyleri yaptı. Sözünü tutuyor.

Keeps in touch : İletişim içinde. İle bağlantısını sürdürüyor. İle iletişimini sürdürüyor. Temas halinde.

Upkeeps : Bakım. Onarım. Muhafaza. Geçim. Tamir. Bakım masrafı. İdame masrafı.

Keeps : Herkesin kazandığı misketleri kendine aldığı misket oyunu. Daima (argo terim).

Barkeeps : Barcı. Barmen. Bar bekleyen kimse. Meyhaneci.

If the rain keeps off : Yağmur yağmazsa.

İngilizce Keepsakes Türkçe anlamı, Keepsakes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keepsakes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tokened : Jeton. Göstermek. Mostralık. Hususiyet. İşaret. Fiş. Simge.

Recollection : Anımsama. Anı. Hafıza. Estelik. Hatırlanan şey. Hatırlama. Bellek.

Memorials : Muhtıra. Anıt. Bildiri. Önerge. Hatırlatıcı. Abide. Tezkere. Anma töreni.

 

Tokening : İşaret. Jeton. Hususiyet. Simge. Fiş. Mostralık. Göstermek.

Memory : Akıl. Bellek. Bilgi-işlerde bilginin korunduğu ve gerektiğinde erişilebildiği sığaç. Hatır. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Hafıza. İnsanın toplumsal bir varlık olmasını sağlayan, çevresi ile etkileşmesinin sonuçlarını anlığında saklıyabilmesi ve daha sonraki etkinlikleri sırasında bu sonuçları anımsayabilmesi yeteneği. Anlak. Veri ve işlem dizilerinin elektriksel imler biçiminde saklandığı bilgisayar bölümü. bellek daha çok bilgisayar ana belleğini belirtmek için kullanılır. yardımcı bellek, dış bellek ya da veri saklama ortamı deyimleriyse, bilgisayar çevresinde, büyük oylumlu veri kümelerinin daha ucuz, buna karşılık daha yavaş erişim öngörülerek saklandığı bellek türleri için kullanılır. Eskiden görülmüş, işitilmiş, koklanmış, tadılmış nesneleri ve türlü yaşantıları yeniden anımsama yetisi. 2.-algılanan nesnelerin ve yaşantıların bilinçte iz bırakması, saklanması ve gereğinde yeniden üretilmesi yeteneği. zihnin, belleme ve anımsama gücü.

Favour : Yüreklendirmek. Yardım. Destek. Rahatlatmak. Hediye (sürpriz). Kayırmak. Lütuf. Gözetmek. Vermek. Yanında olmak.

Keepsake : Estelik.

Relic : Eski eser. Kalıntı. Ölü kalıntısı. Bir azizin bedeninden artakalan parça veya özel eşya. Kutsal emanet. Rölik.

Token : İşaret. Sahte. Fiş. Kart. Nominal. Gösterge. Belirti. Hususiyet. İz. Göstermek.

Survival : Eskiden kalma şey. Sağ kalma. Eskiden beri süregelen şey. Daha uzun yaşama. Hayatta kalma. Kalma. Değişen tarihsel ve toplumsal etkilere karşı büyük bir direnç göstererek geçmişteki köken, olgu, özellik ve görünümleri bakımından çok az değişikliğe uğramış olan ve bulundukları toplumsal düzen içinde, düzenin işleyişine uygun mantıksal bir durum göstermeyen halkbilim ürünleri, bk. halkbilim.

 

Keepsakes synonyms : physical object, love token, party favor, party favour, reminiscence, recollections, favor, memorial, mementos, souvenirs, object, remembrance, mementoes, memento, reminder, survivals, trophy, trophied, commemorative, heirloom, souvenir, heirlooms, trophies.