Keyboard türkçesi Keyboard nedir
- Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.
- Bilgisayara veri girmek.
- Tuşlar dizisi.
- Tuş.
- Bir yazı makinesinin, uzakyazıcının, gösterici ucun ya da delgi makinesi gibi bir veri giriş donanımının; işletmen ya da kullanıcının parmaklarıyla dokunaklara basarak verileri damga damga belirtebileceği biçimde düzenlenmiş yeterli sayıda anahtardan oluşan kesimi.
- Klavye ile bilgisayara aktarmak.
- Tuş takımı.
- Klavye.
- Org.
Keyboard ile ilgili cümleler
English: The keyboard is backlit.
Turkish: Klavye arkadan aydınlatmalı.
English: The only missing feature of Windows for Workgroups 3.11 is Turkish keyboard layout.
Turkish: Windows'un Çalışma Grubu 3.11 için tek eksik özelliği Türkçe klavye düzenidir.
English: Ali spilled a cup of coffee all over his keyboard.
Turkish: Ali klavyesinin üzerine bir fincan kahve döktü.
English: Ali hadn't cleaned his keyboard for months, and it was clogged with dust, food particles, and God knows what else.
Turkish: Ali aylardır klavyesini temizlememişti, ve o tozla, gıda parçalarıyla ve Allah bilir başka neyle dolmuştu.
English: The Swiss keyboard doesn't have a ß.
Turkish: İsviçre klavyesinin ß'si yoktur.
Keyboard ingilizcede ne demek, Keyboard nerede nasıl kullanılır?
Keyboard buffer : Klavye ara belleği. Bir programın henüz işlemediği klavye girdisi içeren bellek alanı.
Keyboard clicker : Tuş seslendirici.
Keyboard commands : Klavye komutları.
Keyboard computer : Klavyeli bilgisayar.
Keyboard control : Klavye kontrolü.
Keyboard language indicator applet : Klavye dili gösterme uygulaması.
Keyboard lockup : Klavye kilitlenmesi.
Keyboard key : Klavye tuşu.
Keyboard lockout : Klavyeyi kilitleme.
Keyboard indicator : Klavye göstergesi.
İngilizce Keyboard Türkçe anlamı, Keyboard eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Keyboard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Information processing system : Bilgi işleme sistemi. Bilgi işlem dizgesi.
Computer : Bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bilgi depolayan, bu bilgiye bir dizi mantıksal işlem uygulayan ve istenildiğinde bu işlemlerin sonucunu bilgi olarak sunan elektronik aygıt. Veri kartlarına işlenmiş olan verileri, öngörülen işlemleri tanımlayan izlenceye göre her düzeyde işleyerek sayımsal çözümlemeleriyle birlikte çizelgeleyen araç. Bilgi sayar. Bilgisayar. Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırada bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici. Kompüter. Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırasında bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre, özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici. bir bilgisayar dizgesi elektronik ve mekanik birimlerden oluşan donanım ile bu donanım birimlerini ya da kaynakları istenen işlere yöneltip verimli bir çalışma düzeni içerisinde kullanabilmek için gerekli tüm izlencelerden ve veri yapılarından oluşan yazılım öğelerini kapsar. minibilgisayar, mikrobilgisayar tanımlarının dışındaki geleneksel bilgisayarlar ana işlem birimlerinin hız ve yapısına, ana belleklerinin sığasına, dış belleklerin ve giriş-çıkış birimlerinin türlülüğüne, sayısına ve hızına göre büyük, ortaboy ya da küçük dizgeler olarak sınıflandırılır. Elektronik beyin. Kompütör.
Claviers : Tuşlu çalgı. Tuşlar.
Key : Girmek bilgisayar. Coşturmak. Akort etmek. Kilit. Sıkıştırmak. Anahtar. Ana. Açkı. Uydurmak.
Digital : Bilgisayar, bilişim, gitar alanlarında kullanılır. Parmağa ait. Sayılarla gösterilen veri ya da fiziksel niceliklere değgin. Sayısal. Dijital sinyaller yoluyla çalışan ve analog elektroniklere göre daha az maliyetli cihaz. Parmak gibi. Dijital. Sayı. Parmakla yapılan.
Push button : Basmalı düğme. Buton. Açma düğmesi. Düğme. Elektrik düğmesi. Basmalı anahtar. Basma düğme. Zil düğmesi. Çıngı düğmesi.
Fretboard : Gitar sapının tellerin de geçtiği parmakla basılan ön yüzü. Perdeleri olan telli algı sapı. Perdeli klavye.
Barrel organ : Laterna. (sokaklarda çalınan) mekanik kollu müzik kutusu. Latarna.
Electronic computer : Elektronik komputör. Elektronik kompüter.
Keyboard synonyms : computing device, action mechanism, pipe organ, computer keyboard, computing machine, piano keyboard, mellotron, forte piano, touche, button, manuals, keypad, typewriter keyboard, organs, keyboarded, typesetting machine, organum, organa, fingerboards, key pad, fingerboard, action, organ, holder, console, clavier, keypads, device, keyboards, bank of keys, typewriter, data processor, terminal.
Keyboard ingilizce tanımı, definition of Keyboard
Keyboard kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The whole arrangement, or one range, of the keys of an organ, typewriter, etc.

Bu kısımda Keyboard kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Keyboard ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Keyboard anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Keyboard ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.