Keyway türkçesi Keyway nedir
- Kama yarığı.
- Anahtar yuvası.
- Kama oluğu.
- Anahtar deliği veya yatağı.
- Kama yatağı.
- Anahtar kılavuzu.
- Silindir kilidin anahtar deliği.
- Anahtar yatağı.
- Kama yuvası.
Keyway ingilizcede ne demek, Keyway nerede nasıl kullanılır?
Keyways : Anahtar deliği veya yatağı. Kama yatağı. Silindir kilidin anahtar deliği. Kama oluğu. Kama yuvası. Anahtar yatağı. Anahtar yuvası. Anahtar kılavuzu. Kama yarığı.
Keyword : Anahtar-sözcük. Bilgi erişimde, bir deyim ya da örü içinde yer alan ve konu ya da kavram belirtici nitelik taşıyan sözcük ya da damga dizgisi. izlenceleme dili tanımında, bir deyim içinde, sözdizimsel öğe olmaktan öte, anlam taşıyan sözcük ya da damga dizgisi. Anahtar kelime. Anahtar söz. Önemli kelime. Bir kitabın ya da yazının konusunu belirlemek için kullanılan ve addan seçilen önemli sözcük. Analılar sözcük. Anahtar sözcük. Bir kodu veya şifreyi açıklayan sözcük. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.
Keyword catalog : Anahtar sözcük kataloğu. Anahtar sözcüklerin abecesel olarak düzenlenmesinden oluşan konu kataloğu, bk. anahtar sözcük.
Keyword in context index : Belgelemede, anahtar-sözcüklerin abece, sırasında ve bağlamlarıyla birlikte, geçtikleri yeri de gösterir biçimde düzenlenmiş listesi, bk. söz bağlamı. Kapsam içinde anahtar-sözcük dizini. Bağlam içinde anahtar-sözcük dizini.
Keyword text : Anahtar metin.
Key account : Çok nemli müşterinin banka hesabı. Kilit müşteri hesabı.
Helponkeyword : Anahtarsözcükyardımı.
Key assignment macro : Tuş atama makrosu.
Glossary keyword : Terimler sözlüğü anahar sözcüğü. Anahtar sözcüğü. Terimler sözlüğü.
Key account management : Çok önemli hesap yönetimi. Kilit müşteri yönetimi. Kilit müşteri hesabı yönetimi.
İngilizce Keyway Türkçe anlamı, Keyway eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Keyway ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Efflorescence : Gelişip olgunlaşma. Kimi sulu örüt bileşiklerin havada su yitirerek, yüzeyden başlayan toza dönüşme özelliği. örn. çamaşır sodasının tozlaşması. Çökeltilerin buharlaşmasıyle, kayaçların üstünde kalan tortul. Toz olma. Çiçek açma. Olgunlaşma. Derinin kızarması. Ufalama. Çiçeksime. Efloresans.
Golden age : Huzur ve mutluluk dönemi. Doruğunu aydınlanma çağı'nda bulan ön altıncı yüzyıl ortalarından on sekizinci yüzyıla dek gelişen bir süreç içinde yetişmiş olan büyük oyun yazarları ve yapıtları için kullanılan deyim. ingiltere'de shakespeare, marlowe, johnson; ispanya'da lope de vega, calderon, tirso de molina; fransa'da corneille, racine ve molière «altın çağ» içindeki yazarlardır. Aydınlanma devrinden sonra avrupa'da yetişen büyük oyun yazarları için kullanılan bir terimdir. ingiltere'de marlovve, shakespeare, johnson, ispanya'da calderon, lope de vega, tirso de molina; fransa'da corneille, racine, möliere gibi yazarların yaşadığı, aşağı yukarı 200 yılı kapsayan dönem. (xvı. yüzyıl ortasından xvııı. yüzyıla değin). Asr-ı saadet. Altın çağ.
In any event : Her ne pahasına olursa olsun. Zaten. Her şekilde. Her halükarda. Herhalde. Her halde. Her durumda. Buna karşın. Her halukarda. Ne olursa olsun.
Blossom : Çiçek. Bahar açmak. Açılmak. Ağaç çiçeği. Çiçek açmak. Canlanmak. Mikroskobik alglerin aşırı çoğalması ve tabiatta gözle görülen koloniler oluşturması. Alg çiçeklenmesi. Çiçeklenmek.
Anyhow : Her halde. Herşeye rağmen. Nasıl olsa. Her ne ise. Neyse. Rastgele. Her nasılsa. Hiçbir şekilde. Her durumda. Ne olursa olsun.
Flush : Düzgün bir biçimde. Basınçlı su ile temizlemek. Varlıklı. Yüzü kızarma. Düzlemek. Hızla akmak. Yüz kızarması. Fışkırtmak. Bir hizada. Kaçırmak (kuş).
Period : Nokta. Kendine özgü bir özellik taşıyan bir zaman parçası, periyot, dönem. Bir çağ içinde birbiri ardınca gelen zaman kesimi. Dönüm (astronomi terimi). Ahit. Adet. Çağkatman birimlerinden olan bir dizgenin oluş süresi. Jeolojik zamanlarda bir çağın alt bölümü. örnek: jura devri, mezozoik çağın bir alt bölümüdür. periyot. Çekit. Dönem.
Anyways : Hiç. (konuşma dili ifadesi) hiçbir şekilde. Hiçbir şekilde. Herhangi bir şekilde. Her nasılsa. Bir şekilde. Her halükarda.
Talon : Kağıtlar dağıtıldıktan sonra kalan kartlar. Pençe. Pençe (kuş). Kilit anahtar yatağı.
Keyway synonyms : period of time, time period, keyways, peak, prime, key seat, flower, at any rate, key groove, bloom, in any case.
Keyway ingilizce tanımı, definition of Keyway
Keyway kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Key way].

Bu kısımda Keyway kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Keyway ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Keyway anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Keyway ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.