Kidnapping türkçesi Kidnapping nedir

  • Kaçırma.
  • Çocuk kaçırma.
  • Adam kaçırma.
  • Adam kaldırma.

Kidnapping ile ilgili cümleler

English: He is accused of kidnapping.
Turkish: O, çocuk kaçırmakla suçlanıyor.

English: Ali has been charged with kidnapping.
Turkish: Ali çocuk kaçırmakla suçlanıyor.

English: Ali is wanted by the FBI for kidnapping.
Turkish: Ali çocuk kaçırmaktan dolayı FBI tarafından aranıyor.

English: Hearing about people kidnapping little children just makes my blood boil.
Turkish: Küçük çocukları kaçıran insanlar hakkında duymak kanımı kaynatıyor.

English: Moustapha was convicted of kidnapping in 2013.
Turkish: 2013'te Mustafa çocuk kaçırmadan mahkum edildi.

Kidnapping ingilizcede ne demek, Kidnapping nerede nasıl kullanılır?

Kidnappings : Adam kaçırma. Çocuk kaçırma. Kaçırma. Adam kaldırma.

Kidnapped : Zorla kaçırılmış. Kaçırılmış (çocuk vb). Fidye için kaldırılmış. İsteği dışında götürülmüş (çocuk veya kişi hakkında). Kaçırılmış. Çalınmış. Hileyle veya zorla kaçırılmış.

Kidnapper : Çocuk kaçıran. Adam kaçıran. Adam kaçıran kimse. Çocuk hırsızı.

Kidnappers : Adam kaçıran kimse. Çocuk hırsızı.

Kidnap : Fidye için birini kaçırmak. (adam veya çocuk) kaçırmak. Kaçırmak (çocuk vb). Çocuk kaçırmak. Zorla götürmek. Kaçırmak. Kız kaçırmak. Adam kaldırmak. Dağa kaldırmak.

 

Kidnaped : Kaçırılmış (çocuk vb). Fidye için kaldırılmış. Hileyle veya zorla kaçırılmış. Zorla kaçırılmış. İsteği dışında götürülmüş (çocuk veya kişi hakkında). Kaçırılmış. Çalınmış.

Kidnaper : Çocuk kaçıran. Çocuk hırsızı. Adam kaçıran. Adam kaçıran kimse.

Kidnapers : Adam kaçıran kimse. Çocuk kaçıran. Adam kaçıran. Çocuk hırsızı.

Kidnapee : Zor kaçırılmış olan kimse. Kaçırılan kimse.

Kidnaping : Kaçırma. Adam kaçırma. Çocuk kaçırma. Adam kaldırma.

İngilizce Kidnapping Türkçe anlamı, Kidnapping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kidnapping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Seizure : Haciz. Ani hastalık nöbeti. El koyma. Elkoyma. Felç. Tutarık. Tutarak. Zapt. Borcunu ödemekten kaçınan ya da ödeyemeyen kişiye ilişkin mallara alacaklının isteği üzerine yönetim ve yasal yürütme kurumlarınca el konulması. Yakalama.

Smuggling : Gümrük kaçakçılığı. Gümrükten kaçırmak. Hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Yasal olmayan gizli yollardan ve herhangi bir vergi ödemeden ülke dışından ülkeye mal sokulması. bk. göçmen kaçakçılığı. Kaçakçılık suçu. Kaçakçılık.

Missing : Kaybolmuş. Bulunmayan. Eksik. Kaybolan. Kayıp. Noksan. Namevcut. Kaybolma.

Embezzling : Zimmete para geçirme. Kendine mal etme. Kendine maletmek. Zimmetine geçirmek.

Capture : Egemen olmak. Esir etmek. Almak. Esir alma. Bir nükleer ya da atomik sistemin ek bir parçacık elde ettiği süreç. Ganimet almak. Tutsak etmek. Ele geçirmek. Ganimet. Kapma.

 

Manstealing : Zorla adam kaçırma.

Evasions : Kaçamak. Atlatma. Kendini bir yükümlülükten kurtarma (bir bahaneyle). Kaçma. Sakınma. Bahane. Kurtulma. Yakasını kurtarma. Kaytarma.

Abduction : Dışaçekim. Zorla kaçırma. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Kaçırma (bir kimseyi). Abdüksiyon. Kız kaçırma.

Kidnapping synonyms : plagium, kidnaping, letting escape, kidnappings, abductions, ravishment, ravishments, snatch, evasion.