Kire nedir, Kire ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Altında killi ve kireçli tabaka bulunan yerler.

Bağ yetiştirilen beyaz topraklı yerler.

Taşlı yerler.

Para ile ormandan odun taşımak : Uşaklara söyle sabah kireye gideceğiz.

Kır.

Kire ile ilgili Cümleler

  • “Genç kadının yüzü kireç gibi ağarmıştı.”
  • Mahjong kiremitleri çok güzeldir.
  • Yüzü korkudan kireç gibi oldu sonra utançtan kızardı.
  • Hiç bir duvarı kireçle kapladın mı?
  • Fırtınada çok sayıda kiremit çatıdan yere düştü.
  • Annem kireç çözücü kullanmamaya başladı.
  • Geçenlerde detarjanların kireç çözücü içerdiğini teyzemden öğrenmiştim.
  • “Bizim bacınınsa yüzü kireç kesildi.”
  • Korkudan yüzü kireç gibi oldu.
  • “Geçen gün kiremitleri aktarmak için dama çıkmıştı.”

Kire ile ilgili Atasözü veya Deyim

kireç söndürmek : kireci kullanmadan önce üzerine bolca su dökerek kalsiyum hidroksit durumuna getirmek.

kiremit aktarmak : çatı aktarmak.

yüzü kireç gibi olmak (veya ağarmak) : yüzünde renk kalmamak, rengi solmak.

yüzü kireç kesilmek : yüzünde renk kalmamak.

Kire anlamı, tanımı

Acı kirez : Yabani kiraz

Arteryel medya kireçlenmesi : Atardamarların kas tabakasında kalsiyum tuzlarının birikmesi. Kalsinojenik bitkilerle zehirlenme, D vitamini fazlalığı ve böbrek yetmezliği gibi nedenlere bağlı olarak biçimlenir.

 

Distrofik kireçlenme : Yumuşak dokularda nekrozu takiben kalsiyum tuzlarının birikimi. Ölen veya ölmek üzere olan dokularda oluşan doku yıkımı sonucu ortaya çıkan asitliğin etkisizleştirilmesi için kalsiyum iyonlarının çökmesiyle oluşur.

Dolomitik kireç taşı : Magnezyumlu kireç taşı.

Eklem ayçası kireçlenmesi : Diz ekleminde, iç menüsküsün ön kısmında, muhtemelen travmatik sebeplerle kireç tuzlarının birikimi. Kedilerde görülür.

Ektopik kireçlenme : Fosfat, silikat gibi kalsiyum tuzlarının yumuşak dokularda çökmesi veya birikmesi, ektopik mineralizasyon.

Hidrate kireç : Kuru kalsiyum hidroksit.

Kire bazarı : Pazar gün.

Kire toprak : Taş gibi sert toprak.

Kirebeli : Arıların kovan deliğini kapamak için kullandıkları sarı, yumuşak madde.

Kirebet : Avlu, hayat. Tahta kanepe.

Kireç örtme : Çekme işleminin kolaylaştırması amacıyla, çelik çubuk ya da tellere, kireç sütünden geçirerek uygulanan örtme işlemi.

Kireç söndürme : Başlıca kalsiyum oksitten oluşan kirece su katma işlemi. (Kalsiyum hidroksite dönüşen ak bulamaç, yapı işlerinde kullanılan.).

Kireç sütü : Badana için hazırlanmış sulu kireç. Sönmüş kirecin suyla oluşturduğu ak renkli asıltı. Kalsiyum hidroksitin sudaki süspansiyonu.

Kireççiftliği : Kütahya ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kireçhane : Rize şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kireçköy : Kahramanmaraş ili, Göksun ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Kireçköyü : Eskişehir şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kireçle soğutma : Isıl işlem görmüş parçaların, kireç ile örtülerek soğutulması işlemi.

Kireçleme malzemesi : Ziraatte sönmemiş kireç veya kireç taşı uygulamalarında kullanılan ortam. Yanmış kireçle killi toprak karışımı gibi.

Kireçlemek : Kireç katmak veya kireç sürmek. Kireç kullanarak badana yapmak. Soğuk algınlığından ölmek : Benim keklik kireçledi.

Kireçlenme : Kireçlenmek işi. Organik dokuların içinde kireç birikmesi durumu. Organik dokularda kalsiyum tuzlarının birikmesi sonucu biçimlenen sertleşme, kalsifikasyon.

Kireçocağı : Adana kenti, Seyhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çorum ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Kireçsi : Kireci andıran, kirece benzeyen, kireç gibi, kirecimsi.

Kireçsizlenme : Kayaçların içinde bulunan kalsiyum karbon tuzunun sularla eritilerek alınması. Kayaçların içinde bulunan kalsiyum karbon tuzunun, sularla eritilerek alınması.

Kireçtaşı : Ana bileşimi kalsiyum karbonat olan, oluşum biçimine göre pek çok türü bulunan ve yeryüzünde çok yaygın olan tortul kayaç. Doğal kalsiyum karbonat. Temel maddesi kalsiyum karbonat olan, yapılarda, metalürji ve gübrelerde kullanılan bir madde. Özellikle, kalsiyum karbon tuzundan bileşik kayaç. Bitlis şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Kireçtaşı kabuğu : Kalsiyum karbonikasit tuzuyla çimentolanarak sertleşmiş kabuk.

Kireçtaşı kırıntısı : Püskürtmeli temizleme işlemlerinde, aşındırıcı olarak kullanılan ufalanmış kireçtaşı.

Kireçtaşı yumrusu : Karst bölgelerinde, karbon dioksitli suların yüzeyde ya da mağaralar içinde türlü biçimler altında oluşturdukları kireçli tortulaşma.

Kiredi : Kredi.

Kireği : Pazar günü.

Kirek : Bal peteği : Bu bal çok kirekli. Kürek.

Kirelemek : Kiralamak.

Kireli : İzmir kenti, Tire ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Kirelik : Evlerdeki küçük banyo.

Kireliyh : Kiralık.

Kirellik : Evlerdeki küçük banyo. [Bakınız: girenlik].

Kiremete : Bağ çubuğu kömürü.

Kiremit kırmızısı : (Resim) Kiremit ya da tuğla renginde demir oksidi kırmızısı.

Kiremit toprağı : Genel olarak demirpası ile kahverengini almış kumlu, milli, killi toprak.

Kiremitçisalih : Edirne şehrinde, Uzunköprü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kiremitli kaplumbağa : Kaplumbağalar (Testudinata) takımının, deniz kaplumbağasıgiller (Cheloniidae) familyasından, 50-84 cm kadar uzunlukta, tropik ve subtropik denizlerde yaşayan bir tür. (Chelonia imbricata) Kaplumbağalar (Testudinata) takımının deniz-kaplumbağasıgiller (Cheloniidae) familyasından bir sürengen türü. Uzunluğu 50-84 cm. Bağası ticarette kullanılır. Safihalarının renkleri saydam kırmızı, kırmızı-esmer ve açık sarıdır. Tropik ve suptropik denizlerde yaşar.

Kiremitlik : Dam. Tekirdağ ilinde, Şahin bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kiren : Kızılcık.

Kiren ekşisi : Kızılcık marmelatı.

Kirenci : Çorum ili, Dodurga ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Kirencik : Sinop ili, Çerçiler bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Kirençukuru : Sinop ilinde, Gerze belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop ili, Kabalı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kirenli : Kastamonu ili, Akkaya bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Kirenlik : Evlerdeki küçük banyo. Samsun ili, Çakıralan bucağına bağlı bir yer.

Kirermek : Kirlenmek.

Kiresep : Bir armut çeşidi.

Kirevet : Tahta kanepe. Kravat. [Bakınız: kerevet].

Kirevit : Tahta kanepe. Evlerdeki küçük banyo. Sedir, kanepe. Öküz ahırlarının altına serilen ağaç ıskara. (Çallı, Yaylacık Burhaniye Balıkesir).

Kirez : Kiraz. kiraz - kirez ayı: Haziran.

Kirez armudu : Kiraz zamanı yetişen bir çeşit armut.

Kirez ayı : Haziran ayı.

Kirez sapı : Ne kalın, ne ince, orta kıyılmış tütün.

Kolloit kireçlenmesi : Kanda kalsiyum ve fosfor düzeyleri normal olmasına karşın, tiroit foliküllerindeki kolloidin içerisinde kireç tuzlarının birikmesi. Herhangi bir hastalıkla ilişkili değildir.

Magnezyumlu kireç taşı : Magnezyum ve kalsiyum karbonatın kabul edilebilir bir kaynağı olan, magnezyum karbonat ve kalsiyum karbonatın karışımından oluşan % 10 dan daha az magnezyum içermemesi gereken bir ürün, dolomitik kireç taşı.

Metastatik kireçlenme : Hiperkalsemi sonucu oluşan kireçlenme. Damar duvarlarındaki elastiki doku iplikleri gibi kalsiyuma duyarlı doku elementlerinde, kalsiyum tuzları çökerek yerleşir.

Oluklu kiremit : Düşey kesiti yarım daire biçiminde geleneksel anadolu kiremiti. (Yukarıtırtar Yalvaç Isparta).

Soda kireci : Karbondioksit adsorbanı veya baz olarak kullanılan sodyum hidroksit ve kalsiyum oksit karışımı.

Soda kireç camı : Genellikle ampul yapımında kullanılan alkali-kireç-silika tipi cam.

Sönmemiş kireç : Kireçtaşının ısıl bozunmasıyla elde edilen, kimyasal yapısında en çok CaO ve biraz da MgO ile başka toprak alkali metallerin oksitleri bulunan özdek. (Çoklukla yapı gereci olarak kullanılır.).

Sönmüş kireç : Ca(OH)2 kalsiyum hidroksit; kirece su katarak elde edilen ak özdek. Kimyasal adı, kalsiyum hidroksit olan ve taze kalsine edilmiş kalsiyum karbonattan (kireçtaşı) elde edilen kalsiyum okside (yanmış kireç) su katılarak oluşturulan 580 °C’de suyunu kaybeden, sulu çözeltinin pH sı 12,4 olan havadan karbondioksit absorplayan , hafif acı tatdda, bazik, beyaz kristal yapıda toz halde bir madde. Kirece su katılarak elde edilen beyaz bir madde.

Subendokardiyal kireçlenme : Kalbin iç zarının altında, beyaz plaklar hâlinde oluşan kireçlenme. Özellikle, böbrek yetersizliğine bağlı ülseratif endokarditisi takiben köpeklerde ve nütrisyonel miyopatili kuzularda görülür.

Yavru zarları kireçlenmesi : Yavru zarlarında, kan damarları çevresinde, beyaz renkte çizgiler veya noktalar hâlinde kalsiyum kristallerinin çökmesi veya birikmesi. Birçok hayvan türünde gebeliğin ikinci üç aylık döneminde bilinmeyen nedenlerle oluşur.

Zavzara kirezi : Bir kiraz cinsi.

Kirebolu : Arıların kovan deliğini kapamak için kullandıkları sarı ve yumuşak madde.

Kirecimsi : Kireçsi.

Kireç : Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO). Kalsiyum hidroksit, Ca(OH).

Kireç fabrikası : Kireci işleyip satışa hazır duruma getiren işletme.

Kireç kaymağı : Bazı eşya ve yerleri mikroplardan arıtmakta, çamaşırları ağartmakta kullanılan, sarımsı beyaz renkte ve klor kokusunda, toz veya sulandırılmış kireç klorürü.

Kireç kuyusu : İçinde kireç söndürülen geniş çukur.

Kireç ocağı : Kireç yapmak için kireç taşlarının yakıldığı fırın.

Kireç suyu : İçinde erimiş bir durumda kireç bulunan su.

Kireç taşı : Kireç ocağında işlenerek kireç elde edilen, kalsiyum karbon tuzundan bileşik kayaç, kalker, kils.

Kireççi : Kireç taşından kireç elde eden veya satan kimse.

Kireççil : Kireçli topraktan hoşlanan, kireçli toprakta yetişen (bitki), kireçyeren karşıtı.

Kireççilik : Kireççinin yaptığı iş.

Kireçleme : Kireçlemek işi.

Kireçlenmek : Kireç dökülmek ya da saçılmak. Bitkilerin hücre zarlarında kalsiyum karbonat, kalsiyum oksalat vb. kalsiyum tuzları toplanmak. Kireç sürülmek. Kireç bulaşmak. Organik dokularda, dokunun görevine engel olacak derecede kalsiyum tuzları birikmek.

Kireçleşme : Kireçleşmek işi.

Kireçleşmek : Kireç durumuna gelmek, kireçlenmek, kalkerleşmek.

Kireçli : Birleşiminde kireç olan veya kireci çok olan. Kireç sürülmüş, kireç bulaşmış.

Kireçlik : Kireç konulan yer. Kireci çok olan.

Kireçsileme : Kireçsilemek işi.

Kireçsilemek : Isı yardımıyla kirece çevirmek. Yüksek ısı ile kurutmak.

Kireçsiz : Birleşiminde kireç olmayan veya çok az olan. Birleşiminde karbon tuzlarının oranı düşük olan (su).

Kireçsizleştirme : Kireçten arıtma.

Kireçsizleştirmek : Kireçsiz duruma getirmek.

Kireçsütü : Badana için hazırlanmış sulu kireç.

Kireçyeren : Kireçli topraktan hoşlanmayan, kireçli toprakta yetişmeyen, kireççil karşıtı.

Kiremit : Çatıları örtmekte kullanılan, yan yana dizilerek suyu aşağıya geçirmeden dışarı akıtacak biçimde yapılmış, kızıl toprağın renginde, pişmiş balçık levha.

Kiremit fabrikası : Modern usullerle hazırlanmış balçığın kiremide dönüştürüldüğü iş yeri.

Kiremit rengi : Kahverengiye çalan kızıl kırmızı renk. Bu renkte olan.

Kiremitçi : Kiremit yapan, satan veya döşeyen kimse.

Kiremitçilik : Kiremitçinin yaptığı iş.

Kiremithane : Kiremit yapılmış olan yer.

Kiremitli : Kiremidi olan.

Mahya kiremidi : Çatılarda mahyayı örtmek için dizilen, uzunca ve oluk biçiminde kiremit.

Mermer kireci : Mermerden yapılmış kireç.

Su kireci : Suyun içinde çabucak katılaşan bir kireç türü.

Diğer dillerde Kirchhoff kuralı anlamı nedir?

İngilizce'de Kirchhoff kuralı ne demek ? : kirchhoff law