Ektopik kireçlenme nedir, Ektopik kireçlenme ne demek

Ektopik kireçlenme; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Fosfat, silikat gibi kalsiyum tuzlarının yumuşak dokularda çökmesi veya birikmesi, ektopik mineralizasyon.

Ektopik kireçlenme kısaca anlamı, tanımı

Ekto : Dış

Ektopi : Bir organ veya oluşumun normal yeri dışında bulunması, ektopiya.

Ektopik : Normal yerinden başka yerde bulunan, atopik.

Kire : Altında killi ve kireçli tabaka bulunan yerler. Bağ yetiştirilen beyaz topraklı yerler. Taşlı yerler. Para ile ormandan odun taşımak : Uşaklara söyle sabah kireye gideceğiz. Kır.

Kireçlenme : Kireçlenmek işi. Organik dokuların içinde kireç birikmesi durumu. Organik dokularda kalsiyum tuzlarının birikmesi sonucu biçimlenen sertleşme, kalsifikasyon.

Kireç : Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO). Kalsiyum hidroksit, Ca(OH).

Ektopik mineralizasyon : Ektopik kireçlenme.

Mineralizasyon : [Bakınız: mineralleşme]. Organik bileşiklerin mineral maddelere dönüşmesi.

Kalsiyum : Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,80, yoğunluğu 1,55 olan, 845 °C'de eriyen, kireç ve alçının birleşimine giren, sarımtırak beyaz bir element (simgesi Ca).

Mineral : Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde. İçinde inorganik maddeler bulunan.

 

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

Silikat : Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. maddelerin birleşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz.

Birikme : Birikmek işi.

Silika : Taşların yapısında bulunan bir madde. Pirinç kabuklarında bulunan ve sindirilemeyen bir element.

Fosfat : Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.

Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.

Çökme : Çökmek işi. Boya içindeki pigmentin ve dolgu maddelerinin zamanla kabın dibinde tortu oluşturması. Bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması.

Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.

Diğer dillerde Ektopik kireçlenme anlamı nedir?

İngilizce'de Ektopik kireçlenme ne demek ? : ectopic calcification