Knothole türkçesi Knothole nedir

Knothole ingilizcede ne demek, Knothole nerede nasıl kullanılır?

Knotholes : Budak deliği. (ağaç) budak deliği. Budak gözü.

Knot cluster : Budak kümesi.

Knot hole : Budak deliği.

Root knot nematode : Kök boğum solucanı. Hemen her çeşit bitkide, kök bölgesine yerleşerek urlar meydana getiren, yurdumuza ve bütün yeryüzüne yayılmış minik solucan.

Central line knot : Kaz ayağı bağı. Çarmıklı serpme ağlarında çarmık iplerinin dallanma yaptığı noktaya atılan bağ.

Pick up knot : İğne, mekik veya başka bir yardımcı alet kullanmadan göze büyüklüğünün parmaklarla veya göz tahmini ayarlanarak yapılan gözeleme. Kalıpsız gözeleme.

Gordian knot : Görünürde çözümlenemeyecek olan sorun. Kördüğüm. Zor ve karmaşık sorun. Sadece asya'nın gelecek kralı tarafından çözümlenebilecek karışık bir düğüm bağlayan phrygia kralı gordius ile ilgili olan (yunan mitolojisi).

Net knot : Ağ kenarlarının bir iplikle düğümlenerek birleştirilmesi işlemi. Şazlama.

Mountain knot : Ayrı yönlerden gelen dağ sıralarının bir yörede birbirine yaklaşıp karıştığı yer. Dağ düğümü.

Large knot : Büyük budak. Geniş budak. İri budak.

İngilizce Knothole Türkçe anlamı, Knothole eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Knothole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hole : Hücre. Coğrafya, fizik alanlarında kullanılır. Zor durum. Kovuk. Deliğe sokmak. Bir yarıiletkenin buzsul örgüsünde bir eksicik yerinin boş kalması; örgüden başka eksiliklerin; buyeri doldurması bir akım oluşmasına eşdeğerdir. İn. Köşesine çekilmek. Delmek. Çukur.

Plank : Kalas ile kaplamak. Payanda. Kalas. Uzun tahta. Tahta kaplamak. Tahta (enli). Önemli madde (pol.). Kalasla desteklemek. Kalas döşemek. Tahta döşemek.

Board : Mukavva. Daire. Tahta. Yiyecek sağlamak. Pano. İlan tahtası. Sofra. Binmek. Sörf. Heyet.

Knothole synonyms : knotholes, knot hole.