Kredilemek nedir, Kredilemek ne demek

  • Kredi açmak.
  • Açılan kredi derecesini belirlemek

Kredilemek anlamı, kısaca tanımı:

Kredi : Güven, saygınlık, itibar. Borç ödemede güvenilir olma durumu. Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak bir yarıyıl veya bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini nicelik olarak gösteren birim. Ödünç alınan veya verilen mal, para.

Açmak : Yakışmak, güzel göstermek. Yapmak, düzenlemek. Ferahlık vermek. Yarmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Ayırmak, tahsis etmek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bir konu ile ilgili konuşmak. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Görünür duruma getirmek. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Geçit sağlamak. Beğenmek. Engeli kaldırmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Alışverişi başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Rengin koyuluğunu azaltmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek. Savaşla almak, fethetmek. Birbirinden uzaklaştırmak. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek.

 

Derece : Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Sıcaklıkölçer. Denli, kadar. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Başarı gösterme. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim.

Belirlemek : Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı. Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak, sınırlamak. Belirli duruma getirmek, belirli kılmak, tayin etmek.

Kredi açmak : Birine peşin para istemeden belirli bir ölçüye kadar mal vermeyi kabul etmek. ödünç para vermek.