Kulakçı nedir, Kulakçı ne demek

  • Kulak, burun, boğaz hekimi

Kulakçı tanımı, anlamı:

Kulak : Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Varlıklı Rus köylüsü. Saban kulağı. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı.

Kulakçık : Kalbin üst bölümünde bulunan, sağdaki ana toplardamarlardan ve soldaki akciğer toplardamarlarından kanı alıp karıncıklara veren iki boşluğun adı.

Burun : Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Kibir, büyüklenme. Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı.

Boğaz : Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yedirip içirme yükümü, iaşe. Yeme içme. İki kara arasındaki dar deniz. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki dağ arasında dar geçit.

 

Hekim : İnsanlardaki hastalıkları teşhis ve onları ilaçlarla veya bazı araçlarla tedavi eden kimse, doktor, tabip.

Kulakçık bölme kusurları : Kulakçıklar arasındaki bölmenin doğuştan tam veya kısmi olarak kapanmaması sonucu ortaya çıkan, bir grup kalp hastalığı, atriyal septum defektleri.

Kulakçık yırtılması : Endokardiozis ve kalp kapaklarının yetmezliği sonucu, kalp kulakçığının yırtılması. Kalp kesesi boşluğunda biriken kan, kalp tamponu sonucu ani ölüme neden olur, atriyal ruptur.

Diğer dillerde Kulakçı anlamı nedir?

Rusça'da Kulakçı : n. ларинголог (M)