Lacrimal bone türkçesi Lacrimal bone nedir

  • Gözyaşı kemiği.
  • Tırnak kemikleri.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Gözlerin iç yanlarında göz çukurları içinde yerleşmiş çift kemikler. lakrimal kemikler.

Lacrimal bone ingilizcede ne demek, Lacrimal bone nerede nasıl kullanılır?

Lacrimal : Gözyaşı salgılayan organlara ait veya onlara yakın olan (anatomi terimi). Gözyaşı salgılayan. Gözyaşı ile ilgili. Lakrimal. Gözyaşı üreten. Gözyaşına ait veya ilgili olan.

Bone : Kılçıklarını ayıklamak. Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Üstühan. Tartışma konusu. Hafızlamak. Kemiğin önce bir alkali çözeltisinde, sonra bir hidroklorik asit çözeltisinde işlenip daha sonra kireçle çöktürülmesiyle elde edilen, en az % 17 fosfor içermesi koşul olan bir ürün. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kemik fosfatı. Kemiklerini ayıklamak. Kemiklerini ayırmak.

Lacrimal duct : Gözyaşı yolu. Gözyaşı kanalı.

Lacrimal fold : Nazolakrimal kanalın alt deliğini koruyan sümüksü zar oluşturan kapakçık. Hasner valvülü.

Lacrimal gland : Gözyaşı bezi.

Lacrimal probe : Duktus naso lakrimalis kanalını açmak amacıyla kulanılan prop. Lakrimal prop.

İngilizce Lacrimal bone Türkçe anlamı, Lacrimal bone eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Lacrimal bone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

 

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

Acacia : Arap zamkı. Akasya. Mimoza. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Lachrymal bone : Göz çukurunun iç köşesini oluşturan çok ince kemik.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Lacrimal bone synonyms : a chromosome, aardvarks, a cell, abacus bodies, aardvark, abambulacral area, abductor muscle.