Laminose türkçesi Laminose nedir

  • Yaprak halinde olan.
  • Kat kat yapılan.
  • Örtüşen tabakalardan oluşan.
  • İnce katmanlardan oluşan.

Laminose ingilizcede ne demek, Laminose nerede nasıl kullanılır?

Laminous : İnce katmanlardan oluşan. Kat kat yapılan. Yaprak halinde olan. Örtüşen tabakalardan oluşan.

Methylaminoantipyrine : Metiaminoantiripirin. Metamizol sodyumun mide suyunda dönüştüğü etkin metaboliti.

Palamino : Altın renkli at.

Lamina : İnce yaprak. Yaprak. Yaprağın ince uzun kısmı. Lamina. Tabaka. Zar. İnce levha. Varak. Safiha. Pul.

Lamina dentalis : Dişlerin gelişiminde birincil diş tomurcuğunun dallanarak derinlemesine oluşturduğu kabarcık. Süt dişi kabarcığı.

Lamina equatorialis : Ekvatoryal düzlem. Hücre bölünmesinde bütün kromozomların mekiğin orta kısmında toplandığı alan.

Laminable : Katlı tabakalar şeklinde oluşturulabilir. İnce katmanlara ayrılabilir. İnce tabakalara ayırılabilir. Katmanlara ayrılabilir. Kat kat yapılabilir.

Laminar cortical necrosis : Beyin kabuğunun yüzeysel tabakalarının yangısı. geviş getirenlerin polioensefalomalasisi. Laminar kortikal nekroz.

Lamina urogenitalis : Ürogenital plak. Ürogenital sistemin geliştiği oluşum.

Laminae : Tabaka. Zar. Yaprak. Pul. Levha. İnce yaprak.

İngilizce Laminose Türkçe anlamı, Laminose eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Laminose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Make : Yapılış şekli. -e neden olmak. Düdüklemek. Marka. Hesap etmek. Hazırlamak. Erişmek. Yaratmak. Olmak. Düzeltmek.

Lamellated : İnce tabaklardan oluşan. İnce tabakalardan yapılmış olan. İnce levha veya katman şeklinde olan.

Produce : Hazırlamak. Vermek (meyve veya sebze). İmal etmek. Yapmak. Üretim gerçekleştirmek. Ürün. Yönetim işi. Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların fiziki değerleri. Göstermek. Sonuç.

Cover : İnanca. kağıt para karşılığı değerli maden. herhangi bir nesnenin karşılığı olan para. Ödemeye yetmek (bir masrafı). İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Almak. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Kaplamak. Korumak. Örtmek. İçermek. Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar.

Create : Düşmek. Yetki vermek. Neden olmak. Atamak. Peyda etmek. Yapmak. Meydana getirmek. Yaratmak. İcra-i sanat etmek.

Laminose synonyms : laminous.

Laminose zıt anlamlı kelimeler, Laminose kelime anlamı

Uncover : Deşifre etmek. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Örtüsünü kaldırmak. Şapka çıkarmak. Üstünü açmak. Kapağını açmak. Ortaya çıkarmak. Açmak. Açmak (örtü, kapak vb). Ortaya çıkmasını sağlamak.