Landlady türkçesi Landlady nedir
- Pansiyoncu kadın.
- Evsahibesi.
- Kiraya veren.
- Ev sahibesi.
- Ev sahibi.
- Mal sahibi kadın.
- Evsahibi.
- Lojman sahibi.
- Mülk sahibesi.
- Otelci kadın.
- Evini kiraya veren mal sahibi kadın.
- Ev sahibi kadın.
Landlady ingilizcede ne demek, Landlady nerede nasıl kullanılır?
Landladies : Ev sahibesi. Evsahibesi. Evini kiraya veren mal sahibi kadın. Ev sahibi kadın. Kiraya veren. Pansiyoncu kadın. Mal sahibi kadın. Evsahibi. Otelci kadın. Ev sahibi.
Landler : Toprak. Kara. İnmek. Karaya ayak basmak. Kıyıya çıkmak. Yavaş oynanan avusturya halk dansı. Elde etmek. Çakmak. Karaya çıkmak. Arazi.
Landless : Arazisiz. Topraksız. Mülksüz.
Landless agriculture : Topraksız tarım. Bitkilerin gelişmesini besin eriyikleri yardımıyla sağlamak, bitkilerin besin madde ve su gereksinimlerini stres oluşturmadan karşılamak ve bunu en düşük maliyetle gerçekleştirmek amacıyla üretimin durgun veya akan besin eriyiklerinde, sis biçiminde verilmiş besin eriyiğinde veya besin eriyikleriyle beslenmiş katı ortamlarda gerçekleştirilmesine dayanan tarımsal üretim yöntemi. başlangıçta yalnızca sera üretiminde uygulanan bu yöntem sonraları açık alanda da kullanılmaya başlanmıştır.
Landlessness : Araziye sahip olmama durumu. Topraksız olma durumu. Arazisizlik. Arazisiz olma. Topraksızlık.
Landlordism : Mülk sahipliği. Ev sahipliği. Başkalarına mülkiyet kiraya verme veya kiralama. Mülkiyetini kiraya verme uygulaması. Mülkü kiraya verme işi.
Landlock : Kara ile çevirmek.
Landloper : Serseri. Berduş.
Landlocked country : Karayla çevrili ülke.
Landlines : Kara hattı. Sabit telefon hattı. Sabit hat.
İngilizce Landlady Türkçe anlamı, Landlady eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Landlady ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hostesses : Konuk eden kadın. Hostes. Sunucu. Restoranda müşteriyi karşılayan görevli. Konsomatris. Garson kadın.
Proprietress : Sahibe. Mal sahibesi. Mülk sahibi kadın.
Landlord : Ev ve yapı iyesi. kiralık evi olan ve oradan gelir sağlayan kişi. Pansiyoncu. Mal sahibi. Yapı iyesi. Otelci. Mülk sahibi. Ağa.
Hirer : Kiralayan. İşe alan. İşveren. Kira sözleşmesini imzalayanlardan biri. her hangi bir şeyi kira ile tutan kişi. Kiralayıcı. Patron. Kiracı. Kirayla tutan kimse.
Host : Takdimci. Ev sahipliği etmek. Anasistem. Davet vermek. Bir asalağın hayatının tümünü ya da bir kısmını içinde ya da üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını ve korunmasını sağladığı organizma. Çok sayı. Barındırmak. Sunucu. Ev sahipliği yapmak.
Householders : Hane sahibi. Kiracı. Evden sorumlu olan. Mal sahibi. Evi yöneten kimse. Aile reisi. Ev halkı.
Leaseman : Kiralayan kimse. Kiracı. Kiraya veren kimse. Arazi kiralayan kimse. Kiralayan.
Owner : Malik. Zilyet. Mutasarrıf. İye. Sahip. Mal sahibi.
Hetaerae : Metres. Cariye. Kapatma (antik yunanistan'da).
Homeowners : Müstecir. Mal sahibi. Aile reisi. Evi olan kimse. Konut sahibi.
Landlady synonyms : leasers, landlords, lease giver, hostess, householder, accommodator, mistress, hostessing, landladies, landlordship, leaser, homeowner, accommodators, lessor.
Landlady ingilizce tanımı, definition of Landlady
Landlady kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A woman having real estate which she leases to a tenant or tenants.

Bu kısımda Landlady kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Landlady ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Landlady anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Landlady ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.