Landung türkçesi Landung nedir

  • Uzun atlamalarda, uçuştan sonra vücudu yere indirme.
  • Atletizm alanında kullanılır.
  • Konma.

Landung ingilizcede ne demek, Landung nerede nasıl kullanılır?

Ductus glandulae bulbourethralis : Duktus glandula bulboüretralis. Gı. bulbourethralis'in akıtıcı kanalı.

Epithelium glandulare : Salgı maddesini üreterek bir kanalla ya boşluklu organların lümenine veya vücut yüzeyine veren, dış salgı bezi ve iç salgı bezi olmak üzere iki grubu oluşturan özelleşmiş hücrelerin oluşturduğu bezler, salgı epiteli. Salgı epiteli. Bez epiteli.

Fossa glandulae lacrimalis : Os frontale'nin proc. zygomaticus'unun iç yüzünde bulunan ve gözyaşı bezinin yerleşmesine yarayan (bu çukurluk etçillerde ve domuzda lig. orbitale'nin altında bulunur) çukurluk, fossa glandula lakrimalis. Fossa glandula lakrimalis. Gözyaşı bezi çukuru.

Glandula : Glandula. Glandüla. Bez. Beze. Salgı yapan özelleşmiş hücre veya hücreler topluluğu, glandula. hlk. sığır gövde etinde, boyun yan kaslarından yapılan pastırmalık et parçası veya bu parçadan yapılan pastırma. Salgılama organı.

Glandula bulbourethralis : Bulboüretral bez. Cowper bezi. Üretranın pelvisten çıkış kısmı üzerinde bir çift olarak yerleşmiş, ejakulasyondan önceki salgılarıyla üretrayı temizleyen erkek üreme eklenti bezlerinden en geride olanı, cowper bezi, glandula bulboüretralis. bu bez et yiyenlerden sadece kedide vardır.

 

Glandula mammaria : Meme bezi. Süt bezi. Corpus mammae’deki meme parenkimini oluşturan ve süt yapan bezler, glandula mammaria, glandula laktifera, süt bezi. Glandula mammarya.

Glandula composita : Çok hücreli dış salgı bezlerinin ortak bir ana boşaltıcı kanalını içeren bezleri. çok sayıda korpus glandule adı verilen üniteleri biçimlendirir. Birleşik bezler.

Glandula exocrina : Dış salgı bezleri. Ekzokrin bezler.

Glandula merocrina : Yapılan salgı sitoplazma içerisinde eriyerek difüzyon durumunda dışarıya verilen ve sitoplazmada azalmaya yol açmayan salgılama biçimi. Merokrin salgılama.

Glandula parathyreoidea : Paratiroit bezi. Tiroit kapsülü içerisinde ve ön kısmında birkaç parçadan oluşan, içerisinde sinüzoidal kılcal damarların bulunduğu ve parenkimi prensipal ve oksifil hücrelerden oluşan, tiroit bezinin gerisinde yerleşmiş endokrin bir bez. prensipal hücrelerin koyu boya alanlarından salgılanan parathormon kemik hücrelerinden osteoklastları aktive ederek kemik yıkımını gerçekleştirir.

İngilizce Landung Türkçe anlamı, Landung eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Landung ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Structure : Kuruluş. Oyun yapısını ortaya çıkaran doku. Her tür dizge, bileşik, molekül, atom ve çekirdekten bir araya gelen nesne ya da parçaların birbirine göre oluşturdukları düzenlenim. Biçimlendirmek. Parçaları ve öğeleri arasında yasalılık, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge ya da bütün. Bina. Şekillendirmek. Öğecik ile özdeciklerin, eksicik ya da öğeciklerden oluşma biçimi. Planlamak. Bir halkbilim olay ya da ürününün örge öbeği, örge tümgesi ya da örge tümgeleri biçimindeki içyapısı. bk. örge, örge tümgesi. krş. dışyapı.

 

Chief course judge : Koşu yeri yönetmeni. Kır koşularında, koşu yeri ile yazman yargıcılarının denetiminden sorumlu yönetmen.

Angle of flight : Uçuş açısı. Atmalarda, atılan nesnenin (gülle, çekiç, disk, cirit) uçuş yörüngesi ile atış doğrultusu arasındaki açı.

Break the record : Belirli bir zamanda kadar resmi olarak belirlenmiş en iyi performanstan daha iyi performans göstermek (örneğin bir spor müsabakasında). Sonaşamlamak. Eski sonaşamı yenilemek ya da aşıp yeni bir sonaşam elde etmek. Rekor kırmak. Rekoru kırmak.

Athlete : Atletizmi uğraş edinip dallarındaki yarışlara katılan sporcu. Atlet. Atlet (sporcu). Sporcu.

Advancing foot : Yürüyüş yarışında, ilerde bulunanın yere değmesinden sonra kalkan ayak. İlerideki ayak.

Baton : Asa. Bayrak yarışlarında, elden ele aktarılan bayrağı simgeleyen, tahta, maden gibi sert özdeklerden yapılmış, 49 gr. ağırlığında, 28 cm.-30 cm. boyunda, 12 cm. çapında düzgün boru. Baton. Çubuk. Değnek. Sopa. Baston. Cop. Bayrak sopası.

Arce of circle : Cirit gelişme alanının yan çizgilerini atış yönünde sınırlayarak kesen kiriş. Başlangıç kirişi.

Dock : Azaltmak. Kesmek. Ücretini kesmek. Kuyruğunu kısaltmak. Rıhtıma yanaşmak. Çeşitli şeylerin korunup saklandığı kapalı yer. Uzayda başka gemiye kenetlemek. Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme, bindirme veya yükleme, boşaltma yapabileceği yer. Kısaltmak (kuyruğunu). Rıhtım.

Combined competitions : Birleşik yarışlar. Çoklu yarışmalar. Yarışçıların, her birine katılmak zorunluğunda olduğu, birden çok atletizm dalında düzenlenen yarışlar.

Landung synonyms : docking facility, construction, cage, bar clearence, stairway, athletic, chief result recorder, harbour, alighting, harbor, seaport, landing place, platform, landing stage, dockage, athletics, chief timekeeper, staircase, caution, approach, haven.

Landung zıt anlamlı kelimeler, Landung kelime anlamı

Embarkation : Yükleme işlemi. Yüklenme. Bindirme. Binme. Gemiye bindirme. Gemiye binme. Yük alma. Yükleme. Girişme. Uçağa biniş.