Languishment türkçesi Languishment nedir

  • Mahzun ifade.
  • Hali kalmamış veya kuvvetsiz olma durumu.
  • Gayretsizlik.
  • Durgunluk.
  • Hasret kalma.
  • Cansızlık.

Languishment ingilizcede ne demek, Languishment nerede nasıl kullanılır?

Languish in : Erimek. Çürümek. Acı çekmek.

Languish in prison : Hapishanede çürümek. Hapiste çürümek.

Languish : Durgunlaşmak. Gevşemek. Dert etmek. Güçsüzleşmek. Sürünmek. Hali kalmamak. İsteksiz olmak. Zayıf düşmek. Çürümek. (ticaret) durgun gitmek.

Languished : Gevşemiş. Üzülmek. Hali kalmamak. Durgunlaşmış. Durgunlaşmak. Cansızlaşmak. Gevşemek. Dert etmek. Sürünmek. Çürümüş.

Languisher : Takati kesilmiş olan kimse. Zayıf düşmüş olan kimse. Derdinden tükenen kişi. Özleyen kimse. İlgisizlikten yakınan kişi. Kederli bir hali olan kimse. Zayıf düşen kişi. İlgisizlikten yakınan kimse. Hasret olan kimse.

Languishes : Canlılığını yitirmek. Güçsüzleşmek. Durgunlaşmak. Üzülmek. Dert etmek. Ruhsuzlaşmak. Hali kalmamak. Sürünmek. Çürümek. İsteksiz olmak.

Languishers : Zayıf düşen kişi. İlgisizlikten yakınan kimse. Hasret olan kimse. Özleyen kimse. Zayıf düşmüş olan kimse. Kederli bir hali olan kimse. Derdinden tükenen kişi. Takati kesilmiş olan kimse. İlgisizlikten yakınan kişi.

Languishing : Kuvvetsiz. Mahzun. Yavaş. Baygın. Hali kalmamış. Gevşemiş.

 

Languishingly : Durgunca. Mahzun bir biçimde. Baygın bir halde. Yavaşça. Mahzunca. Baygınca. Cansızca.

İngilizce Languishment Türkçe anlamı, Languishment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Languishment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apathy : Çevreyle patolojik ilgisizlik, çevreyle anormal derecede ilgisizlik, duyarsızlık. Duygusuzluk. Dış etkilere, özellikle duyusal izlenimlere karşı ilgisizlik biçiminde beliren ve geri zekalılarda çok görülen bir durum. Bir bireyde, toplumsal kümede ya da toplumda nesnelere, olaylara karşı herhangi bir duygu, bir coşku uyanmaması, eylemde bulunmaya itecek herhangi bir ilgi ve dürtünün olmaması durumu. Alakasızlık. Soğukluk. İlgisizlik. Apati. Eğitim, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Umursamazlık.

Languor : Huzur. Tembellik. Fütur. Bitkinlik. Gevşeklik. Rehavet. Halsizlik. Ağırkanlılık.

Apathies : Soğukluk. Umursamazlık. Hissizlik. İhmal. Lakayıtlık. Duygusuzluk. Uyuşukluk. Alakasızlık. İlgisizlik.

Flatness : Düzlük. Azimlilik. Monotonluk. Düzgünlük. Düzlemsellik. Kesatlık. Basıklık. Yassılık. Tekdüzelik.

Languors : Dermansızlık. Halsizlik. Ağırkanlılık. Bitkinlik. Sükunet. Hamlık. Huzur. Gevşeklik.

Aridity : Sıkıcılık. Yavanlık. Kuraklık. Susuzluk. Kuraklık (toprakta). Çoraklık. Kuruluk. Tatsızlık. Kuruluk (iklim veya hava için).

Accidie : Tembellik. Uyuşukluk. Hareketsizlik. Bıkkınlık. Hissizlik. İlgisizlik. Kaygısızlık. Halsizlik.

Backwaters : Gelişmenin olmadığı yer. Kabarma. Siya etmek. Durgun su. Tersine kürek çekmek. Bir barajın gerisinde biriken su. Su birikintisi. Birikinti su. Durgun yer.

 

Insentience : Sönüklük. Ruhsuzluk. Algılayamama. Yaşamsızlık.

Abiosis : Canlı olmama durumu, canlılık göstermeme, abiyozis. Hayatın olmaması. Yaşamsızlık. Cansız. Yaşamama. Abiyoz. Yaşamın yokluğu. Yaşama kabiliyeti olmayan.

Languishment synonyms : dullness, backwater, deadlocking, lethargies, halfheartedness, foziness, glassiness, calmness, effortlessness, accidies, inanimation, frozenness, insensateness, dead lock, deadlock, deadlocks, inertness, inanimateness, emotionality, depression, drabness, deadness.

Languishment ingilizce tanımı, definition of Languishment

Languishment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of languishing.