Lass türkçesi Lass nedir

Lass ile ilgili cümleler

English: "Where are my glasses?" - "You've left them on the kitchen table."
Turkish: "Benim gözlüğüm nerede?" - "Onları mutfak masasında bıraktın."

English: "Which language class are you taking this semester?" "Arabic Level 5."
Turkish: "Bu yarıyıl tatilinde hangi dilin kursunu alacaksın?" "Arapça 5. seviye."

English: "Where are my glasses?" "You left them on the kitchen table."
Turkish: "Gözlüğüm nerede?" "Mutfak masası üzerine bırakmıştın."

English: "Tom, do you have school today?" "No, classes were canceled because of the typhoon."
Turkish: "Tom, bugün okulun var mı?" "Hayır, dersler tayfundan dolayı iptal edildi."

English: "Top-down economics never works," said Obama. "The country does not succeed when just those at the very top are doing well. We succeed when the middle class gets bigger, when it feels greater security."
Turkish: Obama yukarıdan aşağıya ekonominin asla işe yaramadığını söyledi. Ülke sadece çok üstte olanlar iyi yaptıkları zaman ülke başarılı olmaz.Biz orta tabaka daha da büyüdüğü zaman, daha fazla güvenlik hissettiğinde başarılı oluruz.

Lass ingilizcede ne demek, Lass nerede nasıl kullanılır?

Lassalleanism : Lasalcılık. Kentsoylu toplumunun üretici güçleri geliştirmeye sınırsız bir olanak tanıdığı ve proleteryanın topluma yararlı hizmet sağladığı savından hareketle burjuva toplumunu meşrulaştıran ve marksizm karşıtı hareketin kuramcılarından biri olan ferdinand lassalle tarafından geliştirilen kuram.

 

Lasses : Genç kız. Genç kadın. Kız. Sevgili. Kız arkadaş.

Lassie : Kız arkadaş. Kız. Genç kız.

Lassies : Kız arkadaş. Kız. Genç kız.

Lassitude : Halsizlik. Lasitüd. Dermansızlık. Yorgunluk. Kesiklik. Bitkinlik.

Lasso : Kementle tutma. Urgan. Kementle yakalamak. Kement. Kementle tutmak.

Lassoing : Kementle yakalama. Kement atma gösterisi. Kement atma. Kementle yakalamak.

Lassitudes : Lasitüd. Yorgunluk. Bitkinlik. Halsizlik. Dermansızlık. Kesiklik.

Lassoed : Kementle yakalamak. Kementle yakalanmış.

Lassos : Kementle tutma. Urgan. Kementle yakalamak. Kementle tutmak. Kement.

İngilizce Lass Türkçe anlamı, Lass eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pusses : Surat. Cerahat. Yüz. Kedi. Yaban tavşanı. Pisi. Pisipisi.

Concubines : Odalık. Cariye. Nikahsız eş. Metres. Kapatma.

Judy : Soytarı. Kadın ismi.

Steadies : Uzatmalı sevgili. Doğru yolda tutmak. Sallanmaz hale getirmek. Sağlam. İstikrarlı. Kalıcı arkadaş. Oynamaz. Titrememek. Doğru yola getirmek.

Demoiselle : Kızböceği. Telli turna. Genç evlenmemiş kadın. Evlenmemiş kadın. Yusufçuk. Turna.

Bit of stuff : (cinsel yönden) çekici kadın. (argo) cinsel yönden çekici kimse.

Popsy : Cici kız. Cici.

Babes : Bebek. Piliç (argo terim). Bebe.

Lass synonyms : lolita, bobby socker, fille, jeune fille, bint, damozels, damosel, chick, miss, bints, colleen, young woman, wenched, darlings, dear, babe, damsel, damosels, yl, young girl, wench, cuddliest, lassie, boyfriend, bunny, gf, colleens, tootsies, cuddly, damsels, old lady, chicks, puss.

 

Lass ingilizce tanımı, definition of Lass

Lass kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sweetheart. A young woman. A girl.