Lassoing türkçesi Lassoing nedir

  • Kement atma gösterisi.
  • Kementle yakalama.
  • Kementle yakalamak.
  • Kement atma.

Lassoing ingilizcede ne demek, Lassoing nerede nasıl kullanılır?

Lasso : Kementle tutmak. Kementle yakalamak. Kement. Kementle tutma. Urgan.

Lassoed : Kementle yakalamak. Kementle yakalanmış.

Lassoer : Kementle yakalayan kimse. Bir ucunda kement olan ip atarak yakalayan kimse. Kement atma ustasına verilen ad. Kement kullanan kimse. Kement atıcı. Kementle yakalayan kişi. Kementçi.

Lassoers : Kementçi. Kementle yakalayan kimse. Kementle yakalayan kişi. Bir ucunda kement olan ip atarak yakalayan kimse. Kement kullanan kimse.

Lassoes : Kementle yakalamak.

Thalassocracy : Denizler imparatorluğu. Talassokrasi. Deniz hakimiyeti. Deniz gücü. Gücü denizdeki hakimiyete dayanma. Deniz dominyonu. Deniz üstünlüğü.

Lassie : Kız arkadaş. Genç kız. Kız.

Thalassophobia : Talasofobi. Talasafobi. Deniz korkusu. Denizden korkma. Deniz fobisi. Olağandışı okyanus korkusu.

Lasses : Genç kız. Kız. Genç kadın. Kız arkadaş. Sevgili.

Thalassography : Talasografi. Okyanus canlılarının hayatlarının araştırılması. Okyanus bilimi.

İngilizce Lassoing Türkçe anlamı, Lassoing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lassoing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Roped : İçeceğin yapışkan oluşumu. Halat. Urgan. Kementle tutmak. İp ip olmak (sıvı). İp. İpe dizilmiş şeyler. İple bağlamak. Bağlamak.

Lariating : Kementleme.

Lateral pass : Yandan geçiş. Yana doğru verilen pas.

Permanence : Süreklilik. Devam. Sebat. Devamlılık. Kalıcılık. Kalımlılık. Daimilik. İstikrar. Bir oluşum ya da bir sürecin değişmeden süregelmesi.

Abiding : Kalıcı. Bitmez tükenmez. Sabit. Devamlı. Değişmez. Daimi. Sonsuz. Sürekli. Baki. Ebedi.

Ageless : Yaşlanmaz. Eskimeyen. Eskimez. Evladiyelik. Asla yaşlanmayan. Yaşlanmayan. İhtiyarlamayan. Yıpranmaz.

Eternal : Ölmez. Öncesiz. Hiç bitmeyen. Ölümsüz. Müebbet. Ebedi. Öncesiz sonrasız. Bengi. Tanrı. Sonrasız.

Permanency : Sebat. Devam. Devamlılık. Daimilik. Sürekli şey. Kalıcılık. Süreklilik. İstikrar.

Imperishable : Ebedi. Yok olmaz. Unutulmaz. Sonsuz. Çürümez. Ölmez. Bozulmaz. Ölümsüz.

Lasso : Kementle tutmak. Kementle tutma. Urgan. Kement.

Lassoing synonyms : passing game, passing play, forward pass, spot pass, aeonian, football play, permanent, rope, lassos, unending, unceasing, noosing, noosed, unchangeable, stable, pass, perpetual, eonian, roping, standing, indissoluble, everlasting, ineradicable, aerial, enduring, lassoes, lassoed, lateral, rope in.

Lassoing zıt anlamlı kelimeler, Lassoing kelime anlamı

Eradicable : İmha edilebilir olan. Kökünden sökülebilir. Yok edilebilir. Ortadan kaldırılabilir.

Changeable : Dönek. Kararsız. Değişebilen. Yanardöner. İstikrarsız. Değiştirilebilir. Değişken. Şanjanlı. Değişebilir.

Impermanent : Süreksiz. Kalıcı olmayan. Daimi olmayan. Kalımsız. Geçici. Devamsız. Devam etmeyen.

Lassoing antonyms : impermanence, unstable, nonviolent.