Lasses türkçesi Lasses nedir

Lasses ile ilgili cümleler

English: "Where are my glasses?" "You left them on the kitchen table."
Turkish: "Gözlüğüm nerede?" "Mutfak masası üzerine bırakmıştın."

English: "Tom, do you have school today?" "No, classes were canceled because of the typhoon."
Turkish: "Tom, bugün okulun var mı?" "Hayır, dersler tayfundan dolayı iptal edildi."

English: A few glasses of wine can loosen the tongue.
Turkish: Birkaç bardak şarap dili gevşetebilir.

English: "Where are my glasses?" - "You've left them on the kitchen table."
Turkish: "Benim gözlüğüm nerede?" - "Onları mutfak masasında bıraktın."

English: "Whose sunglasses are these?" "They are Nabil's."
Turkish: "Bu güneş gözlüğü kimin?" "O Nabil'in"

Lasses ingilizcede ne demek, Lasses nerede nasıl kullanılır?

Animated hourglasses : Canlandırmalı kum saatleri.

Application foundation classes : Afc. (bilgisayar) java-tabanlı uygulamalar kurmak için kullanılan java sınıfı kütüphaneleri (microsoft ürünü). Uygulama temeli sınıfları.

Black strap molasses : Kalan melas. Şekerkamışı şurubu. Son melas.

Citrus molasses : Turunçgil melası. Kurutulmuş turunçgil posası fabrikasyonundan elde edilen ve suyu kısmen uzaklaştırılmış olan ve en az % 45 toplam şeker içeren bir yan ürün.

 

Classes : Yukarı sınıflar. Üst tabaka. Sınıflar.

Condensed molasses distillation soluble : Yoğunlaştırılmış melas damıtma çözünürleri. Melasın maya fermantasyonunda oluşan alkolün damıtma yoluyla alınmasından sonra ele geçen kalıntının şurup kıvamına kadar yoğunlaştırılmasıyla elde edilen bir yan ürün.

Dried beet molasses : Melas ile melaslı kuru pancar posasının ve/veya ürenin uygun bir biçimde kurutulmuş karışımı. Kurutulmuş pancar melası.

Cutlasses : Denizci kaması. Kıvrık uçlu kısa kılıç. Pala. Kılıç.

Dark glasses : Her şeyi olumsuz tarafından görmeye eğilimi. Olaylara siyah gözlükle bakma. Karamsarlık.

Condensed molasses wastewater : Melas şilempesinin potasyum miktarının azaltılıp yoğunlaştırılmasıyla elde edilen, proteince zengin, proteinin büyük bir kısmı betain, aminler ve amonyak kaynaklı azottan oluşan yem maddesi. Yoğunlaştırılmış melas şilempesi.

İngilizce Lasses Türkçe anlamı, Lasses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lasses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doris : Okeanos ile tethys'in kızı. Kadın ismi. Kadın.

Reassess : Tekrar değerlendirmek. Yeniden değerlendirmek.

Grade : Sınıflandırmak. Rütbe. Derecelendirmek. Not vermek. (mal) tasnif etmek. Türüne göre kimi zaman damarlarının sıklık ve paralellik düzeyinden doğan güzelliği ile, kimi zaman üzerindeki figürlerin düzgünlüğü ve çekiciliği ile ölçülen; bir taneden dört taneye kadar yan yana konulabilen a harfleri ile derecelendirilen; kerestenin fiyatı için belirleyici olan ağaç ve kereste özelliği. Derecelere ayırmak. Sınıflamak. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Düzeltmek.

 

Girlfriend : Manita. Flört.

Daughter : Evlat. Kız evlat. Bağ. İlişki. Kız çocuk. Kerime.

Beau : Züppe erkek. Aşık. Kavalye.

Bunnies : Tavşancık. Tavşan.

Girl : Hizmetçi kız. Kız çocuğu. Kadın işçi. Kokain. Kadın.

Concubine : Kapatma. Metres. Cariye. Odalık. Nikahsız eş.

Lasses synonyms : lass, damsel, censor, beloved, judy, damsels, chicks, old lady, standardize, darlings, maiden, appraise, puss, evaluate, beaux, judge, beaus, young lady, gf, darling, boyfriend, losings, girlfriends, teenager, colleen, wenched, reevaluate, boyfriends, tootsies, popsy, girl friend, pusses, bints.

Lasses zıt anlamlı kelimeler, Lasses kelime anlamı

Winnings : Kazanç (para olarak). Kazanç. Kumarda kazanılan para. Kazanılan para.

Criticize : Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Eleştiri getirmek. Ayıplamak. Eleştiri yöneltmek. Kritiğini yapmak. Tenkit etmek. Yermek. Eleştirmek. Kusur bulmak. Kritik etmek.