Roped türkçesi Roped nedir

  • Halatla bağlamak.
  • Bağlamak.
  • İp ip olmak (sıvı).
  • İp.
  • İpe dizilmiş şeyler.
  • Urgan.
  • Kementle tutmak.
  • Kementle yakalamak.
  • Halat.
  • İple bağlamak.
  • İçeceğin yapışkan oluşumu.

Roped ile ilgili cümleler

English: I groped around in the dark for keys.
Turkish: Anahtarları karanlıkta el yordamıyla aradı.

English: I groped for a flashlight.
Turkish: El fenerini el yordamıyla aradım.

English: They roped off part of the street.
Turkish: Onlar caddenin bir kısmını kordon altına aldı.

English: I groped around in the dark for my flashlight.
Turkish: El fenerim için karanlıkta etrafı yokladım.

English: He groped for the doorknob in the dark.
Turkish: Karanlıkta kapı kolunu el yordamıyla aradı.

Roped ingilizcede ne demek, Roped nerede nasıl kullanılır?

Ropedancer : İp cambazı.

Dextropedal : Sağ bacağın. Sağ bacağa özgü. Sağ bacağa ait. Sağ bacak ile ilgili.

Groped : Okşamak. Yoklamak. Elle aramak. El yordamıyla aramak veya ilerlemek. Sarkıntılık etmek (elle). Elle taciz. Ellemek. El ile taciz. El yordamıyla aramak.

Rope brake : Kablolu fren. İpli fren. Kordonlu eğleç. Kordonlu fren. Kablolu eğleç.

Rope breakage : Halat kopması.

Rope breaking : Halat kopması.

Rope dancing : İp dansı. İp üzerinde yapılan dans hareketleri.

Rope factory : Halat fabrikası.

 

Rope ladder : Kaytan iskele. İp merdiven.

Rope off : Güvenlik çemberi oluşturmak. İple kesmek. Kordon altında almak. Çevresini kuşatmak. Güvenlik çemberi kurmak. İple ayırarak girişi engellemek. İp gererek ayırmak.

İngilizce Roped Türkçe anlamı, Roped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decoy : Av yerine çekmek. Ördek tuzağı. Ayartıcı kimse. Tatbikat cephanesi. Yem. Yemlik. Hile. Çığırtkan kuş. Tuzağa düşürmek. Tuzağa düşüren kimse.

Assigns : Göreve seçmek. Saptamak. Devretmek. Feragat edilen. Devredilen. Atamak. Belirlemek. Tahsis etmek. Vermek.

Brace : Zindeleştirmek. Destek. Hazırlamak. Kuşaklamak. Pano desteği. Canlandırmak. Bir dekoru ya da bir dekor parçasını arkadan tutan destek. Kışkırtmak. Neşelendirmek.

Kink : Kıvrıklık. Tel veya ipin dolaşması. İp dolaşması. Dolaşım. Acayiplik. İp vb dolaşmak. İlginçlik. Tutulma. Dolaşmak (ip vb.).

Attaching : Yüklenmek. Takma. İliştirmek. Bağlanmak. Bağlantı. Haczetmek. Takmak. Tutturmak. Eklemek.

Assign : Tahsis etmek. Atamak. Havale etmek. Saptamak. Görev vermek. Devretmek. Ayırmak. Göreve seçmek. Hamletmek.

Tightrope : Gerili ip. Cambaz ipi. İp (sirk). Cambazların üzerinde yürüdüğü sıkı gerilmiş ip. Gergin ip.

Attaches : Bağlanmak. Yüklenmek. Haczetmek. Ekleme yapmak. Bitiştirmek. Eklemek. İlişkin kılmak. Takmak. Yapıştırmak.

Attribute to : Mal etmek. Yormak. -e atfetmek. Kondurmak. (bir olayı bir başkasına) yormak. (çocukluğuna veya tecrübesizliğine vb) vermek. -e mal etmek. (bir olayı bir başkasına) bağlamak. -e bağlamak. -e yormak.

 

Astrict : Kısıtlamak. Tutturmak. Sınırlamak.

Roped synonyms : hangman's rope, sisal, bungee cord, reata, hempen necktie, small stuff, riata, hangman's halter, guide rope, harpoon line, trip line, attribute, halter, tier, lashing, affiliates, accessing, leashing, cable, lanyard, brail, rope, hawsers, roping, skipping rope, halyard, lassoes, leashes, skip rope, noosed, rope in, haltering, lassoing.

Roped zıt anlamlı kelimeler, Roped kelime anlamı

Preserved : Korumak. Konserve yapmak. Muhafaza etmek. Korunmuş. Korunan. Masun.

Untreated : Arıtılmamış. Bakımı yapılmamış. Tedavi edilmeyen. Müdahale edilmemiş. Ham. Tedavi edilmemiş. İyileştirilmemiş. İşlenmemiş.