Last chance türkçesi Last chance nedir

  • Son olasılık.
  • Son umut.
  • Son şans.

Last chance ile ilgili cümleler

English: This is your last chance to spend time with Ali.
Turkish: Ali ile zaman geçirmek için bu senin son şansın.

English: This may be your last chance to see Tom.
Turkish: Bu, Tom'u görmek için son şansınız olabilir.

English: Ali gave me one last chance.
Turkish: Ali bana son bir şans verdi.

English: He gave me one last chance.
Turkish: O bana son bir şans verdi.

English: Since Ali is leaving for Boston tomorrow, today is our last chance to give this to him.
Turkish: Ali yarın Boston'a hareket edeceği için, bugün bunu ona vermek için son şansımız.

Last chance ingilizcede ne demek, Last chance nerede nasıl kullanılır?

Last : Sonuncu kimse. Sürmek. Sonuncu. Yetmek. Sonuncu olarak. Çekmek. Gitmek. Herkesten sonra. Ayakkabı kalıbı. Devam etmek.

Chance : Risk. Kazanı. Rastlantısal. Planlanmamış. Tesadüfen olmak. İhtimal. Tesadüfi. Rastlantı. Şans eseri olmak.

Last act : Son icrai hareket. Son perde.

Last breath : Son nefes. Ölüm.

Last but not least : Son olarak önemli noktalardan bir tanesi de. Sıra olarak en son ancak daha az önemsiz değil. Son ama en önemsiz olmayan. Son ama çok önemli. Son fakat nitelik veya değer açısından daha düşük değil. Sonuncu. Son fakat aynı derecede önemli. Son fakat aynı derece önemli. Sonuncu ama son derece önemli. Sonuncu ama son derece önemli olarak.

Last but one : Sondan ikinci. Sondan bir önceki.