Lather türkçesi Lather nedir

Lather ile ilgili cümleler

English: I lather my face before shaving.
Turkish: Tıraş olmadan önce yüzümü sabunlarım.

Lather ingilizcede ne demek, Lather nerede nasıl kullanılır?

In a lather : Heyecanlı. Eli ayağına dolaşmış durumda. Tedirgin. Ter içinde.

Lathered : Dövmek. Köpürtmek. Köpürmek. Sabunlanmış. Sabunlamak. Ter içinde kalmak (at). Köpürtülmüş. Dayak atmak.

Lathering : Ter içinde kalmak (at). Köpürtmek. Sabun ya da köpük yayma. Sabunlama. Sabunlamak. Köpürmek. Dayak atmak. Köpürtme. Dövmek.

Lathers : Tornacı. Sabunlamak. Köpürmek. Dövmek. Köpürtmek. Ter içinde kalmak (at). Sabun köpüğü. Dayak atmak. Köpük.

Lathery : Köpüklü. Köpük içeren. Köpükle kaplı olan.

Monolatheral : Kamçıların bakterinin bir yanında toplanması durumu. Monolateral.

Blathers : Saçma sapan konuşmak. Saçmalamak. Saçmalık. Saçma sapan konuşma. Zırva.

Blatherskite : Geveze. Saçmalık. Mangalda kül bırakmayan kimse. Saçma sapan konuşan kimse. Boşboğaz.

Blather : Zırva. Saçma sapan konuşma. Saçmalık. Saçmalamak. Saçma sapan konuşmak.

Slathered : Bolca yayılan. Çok harcamak. Bolca yaymak. Çok harcanan. Kalın sürmek. Kalın sürülen. Har vurup harman savurmak. Savrulan.

 

İngilizce Lather Türkçe anlamı, Lather eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lather ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clobbering : Eşek sudan gelene kadar dövmek. Kıyasıya dövmek. Pataklamak. Yenmek. Acımasızca dövmek. Eşek sudan gelinceye kadar dövmek. Marizlemek. Öldüresiye dövmek. Eleştirmek.

Bubbled : Kabarcıklar yapmak. Fokurdamak. Yakayı ele vermiş veya yakalanmış. Balonlu.

Workman : Başkasının yararına beden gücünü ya da el uzluğunu kullanarak ücretle çalışan kişi. Hukuk, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Bedensel gücü ile çalışarak yaşantısını sürdüren ve gelir sağlayan kişi. İşçi. Irgat. Kendisine karşılığında aylık ya da ücret verilerek çalıştırılan kişi. Eleman. Amele. Zanaatçı. Ücretli.

Scum : Pislik. Köpük (pis). Köpüz. Köpüklenmek. Pis köpük tabakası. Köpük (kaynayan veya mayalanan sıvının yüzeyinde oluşan). Köpüğünü almak. Köpük bağlamak. Suyun üzerinde yüzen pislik tabakası. Kötü insanlar.

Churns : Çalkalamak. (sıvı) köpürtmek. Yayık. Çırpmak. Karıştırmak. Yayıkta çalkalamak. Tereyağı yapmak. Yayık yaymak.

Cream : Boşalmak. Tatmin olmak. Krema katmak. Sütün santrifüjden geçirildikten sonra, içinde % 20-50 oranında yağ bulunan kıvamlı kısmı. süt, yumurta ve şekerle hazırlanan ve pastacılıkta kullanılan katkı maddesi. Kaymak tutmak. Kaymağını almak. Krem sürmek. Yormak. Kaymak.

Beating up : Saldırmak. Pataklamak. Çırpmak. Yenmek. Hücum etmek. Fena halde pataklamak. Külüstür. Hırpalamak. Çalkalamak.

 

Lathe operator : Torna tezgahı çalıştıran kimse. Torna tezgahı operatörü. Malzemeler eğirme ve oyma makinesi çalıştıran kimse.

Batters : Meyilli olmak (duvar). Yıpratmak. Yumruklamak. Hırpalamak. Sert darbelerle vurmak. Vurmak. Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Bam güm vurmak. Hor kullanmak.

Beetle : Tokmaklamak. Tokmak. Çıkıntı yapmak. Şahmerdan. Kınkanatlı böcek. Böcek. Kakmak. Kanatlılardan herhangi bir böcek. Çomak.

Lather synonyms : working person, lathering, clobbered, suds, soap, cudgeled, bastinadoes, basted, soap down, froth up, beat out, working man, mousses, soap bubble, effervesce, skimmings, chastise, boil, turners, be furious, bubbles, aerogel, cudgel, workingman, beat up, shaving soap, lathered, creams, shaving cream, beats, bash up, soaps, beetled.

Lather ingilizce tanımı, definition of Lather

Lather kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To flog. As, to lather the face. To form lather, or a froth like lather. To accumulate foam from profuse sweating, as a horse. To spread over with lather. Foam or froth made by soap moistened with water. To beat severely with a thong, strap, or the like.