Latitudes türkçesi Latitudes nedir

Latitudes ingilizcede ne demek, Latitudes nerede nasıl kullanılır?

High latitudes : Ekvatordan uzak alan. Yüksek enlemler. Yüksek enlem. Kutuplara yakın yerler.

Platitudes : Palavra. Tatsızlık. Beylik laf. Yavanlık. Bayağılık. Basmakalıp söz. Basmakalıp laf. Yavan söz. Tatsız söz. Klişe.

Degree of latitude : Enlem derecesi. Paralel derecesi.

Galactic latitude : Galaktik enlem. Gökada enlemi.

Geocentric latitude : Merkezil enlem. Jeosantrik enlem. Yer merkezli enlem. Yeryüzündeki bir noktayı merkeze birleştiren doğrunun eşleğe göre yaptığı açı. Yermerkezli enlem.

Latitudinarian : Serbest fikirli. Serbest. İleri görüşlü. Özgür. Tutucu olmayan. Özgür düşünceli kimse.

Latitudinally : Enlemsel. Enlemsel olarak (bir yüzeyin genişliği ile ilgili). Enlemsel olarak. Enlem ile ilgili olarak. Enlem çizgilerine uyan bir şekilde.

Latitude : Bölge. Serbestlik. Rahatlık. Şümul. Tolerans. Enlem. Paralel. Özgürlük. Genişlik.

Platitude : Bayağılık. Klişe. Palavra. Tatsızlık. Yavanlık. Basmakalıp söz. Basmakalıp laf. Tatsız söz. Beylik laf. Yavan söz.

Instanteneous latitude : Bir yerin herhangi bir andaki enlemi. Anlık enlem.

İngilizce Latitudes Türkçe anlamı, Latitudes eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Latitudes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Laxation : Yumuşaklık. Gevşeme. Gevşeklik.

Indulgence : Tutku. Şımartma. Zevk. Bağışlayı. Müsamaha. Yüz verme. Göz yumma. Boyun eğme. Şımartılma.

Comment : Eleştirmek. Açımlamak. Söz söylemek. Değerlendirmek. Yorum yapmak. Bir yapıtın iyi anlaşılması için açıklanması. Düşüncesini açıklamak. Tefsir etmek. Hakkında yorumda bulunmak.

Leisures : Serbest zaman. Fırsat. İşsizlik. Dinlence. Uygun zaman. Boş vakit. Tatil. Boş zaman aktivitesi.

Clemency : Şefkat. Uysallık. Merhamet. Yumuşaklık. Havanın güneşli ve ılık olması. Ilımanlık. Müsamaha. Ilımlılık.

Emancipations : Özgürleşme. Eşit haklar verme. Azat etme. Azat. Kurtuluş. Özgürlüğüne kavuşma. Serbest bırakma. Kurtulma. Özgürlüğüne kavuşturma.

Toleration : Göz yumma. İzin. İzin verme. Dayanma. Sabır. Tahammül. Müsaade. Müsaade etme.

Compartment : Alan. Kısım. Kompartıman. Hücre. Bölüntü. Bölüm. Göz. Bölme. Kompartman.

Permissiveness : İsteğe bağlı olma. Fazla sıkı olmama.

Margin : Kenar. Kenarlık. Çerçeve. Kar miktarı. Marj. İhtiyat payı. Sayfa kenarındaki boşluk. Toplam keseği. Pay.

Latitudes synonyms : lenience, discretion, free play, promethean, leniency, independence, freedoms, liberalness, belts, parallel of latitude, area, paralleled, analogous, circumscriptions, freeness, emancipation, freedom, climates, remark, indulgences, forbearance, liberalities, country, clemencies, tolerances, leisure, margins, franchisement, district, blank cheque, liberations, leniencies, allowance.