Permissiveness türkçesi Permissiveness nedir

Permissiveness ingilizcede ne demek, Permissiveness nerede nasıl kullanılır?

Permissive cell : Uygun hücre. Bir virüsün çoğalmasını destekleyen veya enfeksiyonu takiben yeni yavru virüslerin oluşumunu sağlayan hücre, permisif hücre. Permisif hücre.

Permissive : Seçmeli. İzin verici. Müsamahakar. Her şeye açık. Aşırı hoşgörülü. İsteğe bağlı. Liberal. Aşırı müsaadekar. İzin veren. Hoşgörülü.

Permissively : Hoşgörülü bir şekilde. Hoşgörüyle. Yumuşaklıkla. Anlayışla. İsteğe bağlı olarak.

Nonpermissive cell : Uygun olmayan hücre. Virüsün enfekte edemediği, enfekte etse bile üretimli enfeksiyon oluşturamadığı veya tam virüs çoğalmasının gerçekleşmediği hücre.

Unpermissive : Otoriter (ebeveyn vb). Hoşgörülü olmayan. Katı. Seçmeli olmayan. Sert (baba vb). Sert. Sıkı. Hoşgörüsüz. İsteğe bağlı olmayan. Müsamahasız.

İngilizce Permissiveness Türkçe anlamı, Permissiveness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Permissiveness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unpermissive : Hoşgörüsüz. Seçmeli olmayan. Disiplinli. Hoşgörülü olmayan. Otoriter (ebeveyn vb). Sert. Müsamahasız. Katı. Sert (baba vb). Sıkı.

 

Freeness : Hür olma. Açıklık. Bağımsızlık. Hamurun serbestlik derecesi. Özgür olma durumu. Parasızlık. Muaf tutma durumu. Rahatlık. Serbestçe.

Tolerance : Müsamaha. Hoşgörülülük. Oynama payı. Dizi üretimle yapılan birçok parçanın birbirine uyabilmesi için bir boyut üzerine konan yanılgı sınırı. Tahammül (organizma vb'ne özgü). İhtiyat payı. Tolerans göstermek. Herhangi fizik ya da kimya dizgesinin hazırlanmasında, gerçekleştirilmesinde ya da çalıştırılmasında izin verilen en çok yanılma sınırı. Dayanıklılık. Tolerans tanımak.

Sufferance : Dayanma. Müsamaha. Göz yumma. Katlanma. Tahammül. Hoşgörü. Pasif rıza.

Toleration : Sabır. Müsaade etme. Tolerans. Hoşgörü. İzin verme. Tahammül. Müsaade. İzin. Göz yumma. Dayanma.

Leisure : Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır. Serbest zaman. Uygun zaman. İşçinin çalışma süresinin dışında kalan zamanı. Dinlence. Fırsat. İşsizlik. Tatil. Boş zaman.

Independence : Kimseye muhtaç olmayacak kadar gelir. Dışa bağımsızlık. New york eyaletinde yerleşim yeri. Bağımsızlık. İstiklal. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Hürriyet. İki olay ya da değişken arasında birindeki değişmelerin ötekine bağlanabileceği bir ilişkinin oimasi ya da bağıntı çözümlemesi sonucu anlamlı bir bağıntının bulunması durumu, bk. anlamlılık, bağımsızlık.

Emancipations : Eşit haklar verme. Özgürleşme. Kurtuluş. Serbest bırakma. Özgürlüğüne kavuşma. Özgürlüğüne kavuşturma. Kurtulma. Azat etme. Azat.

Liberation : Azat. Serbest bırakılma. Özgürleşim. Kurtarma. Serbest kalma. Özgürleşme. Azat etme. Açığa çıkma. Serbest bırakılmış.

 

Liberations : Kurtuluş. Azat etme. Serbest kalma. Özgürleşme. Özgürleşim. Serbest bırakılmış. Serbest bırakma. Azat. Serbest bırakılma.

Permissiveness synonyms : overtolerance, leisures, lankness, acceptance, disposition, freedoms, lib, liberalities, leniency, indulgence, laxation, freedom, liberty, temperament, franchisement, emancipation, liberality, permissive, leisureliness, looseness, exemption, blank cheque, lenience, latitude, obstreperousness, promethean, latitudes.

Permissiveness zıt anlamlı kelimeler, Permissiveness kelime anlamı

Unpermissive : İsteğe bağlı olmayan. Katı. Otoriter (ebeveyn vb). Disiplinli. Müsamahasız. Sert. Seçmeli olmayan. Sıkı. Sert (baba vb). Hoşgörülü olmayan.

Permissive : Liberal. İzin veren. Müsamahakar. İsteğe bağlı. İzin verici. Aşırı hoşgörülü. Serbest. Hoşgörülü. Fazla müsamahakar. Seçmeli.

Permissiveness antonyms : unpermissiveness.