Laundry türkçesi Laundry nedir

Laundry ile ilgili cümleler

English: Ali did the laundry before lunch.
Turkish: Ali öğle yemeğinden önce bulaşık yıkadı.

English: Bring the laundry in.
Turkish: Çamaşırı içeri getir.

English: Ali did a lot of laundry today.
Turkish: Ali bugün bir sürü çamaşır yıkadı.

English: Ali did your laundry for you.
Turkish: Ali senin için çamaşırlarını yıkadı.

English: Ali asked Mary to buy a box of laundry detergent.
Turkish: Ali Mary'nin bir kutu çamaşır deterjanı almasını istedi.

Laundry ingilizcede ne demek, Laundry nerede nasıl kullanılır?

Laundry basket : Kirli çamaşır sepeti. Çamaşır sepeti.

Laundry blue : Çamaşır çividi.

Laundry cart : Çamaşır arabası.

Laundry chute : Çamaşırlık sütü. Çamaşır bacası.

Laundry detergent : Çamaşır deterjanı.

Laundry stick : Tokaç.

Do the laundry : Çamaşır yıkamak. Çamaşırları yıkamak.

Laundry room : Evde çamaşırlık. Çamaşırhane. İnsanların çamaşırlarını yıkadıkları oda. İçinde çamaşır ve kurutma makineleri olan oda. Çamaşırlık. Çamaşır odası.

Where is the nearest laundry service : En yakın çamaşırhane nerede.

 

Laundry service : Ücret karşılığı çeşitli çamaşır hizmetleri veren işletme (yıkama, ütüleme, vs.). Çamaşır yıkama hizmeti. Çamaşırhane hizmeti.

İngilizce Laundry Türkçe anlamı, Laundry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laundry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Washroom : Lavabo. Hela. Tuvalet. Abdesthane.

Laundromat : Çamaşırhane (selfservis). Çamaşırhane (paralı). Bkz.launderette. Launderette.

Dirty linen : Yıkanma ihtiyacı olan kirli giyecekler. Kirli geçmiş. Ortaya çıkarılması yüz kızartan özle meseleler.

Launderette : Çamaşırhane (selfservis).

Skeleton in the cupboard : Utanç verici sır. Aile sırrı.

Laundrettes : Çamaşırhane (selfservis).

Family skeleton : Aile sırları. Aile sırrı. Utanç verici sır.

Laundrette : Çamaşırhane (selfservis).

Garment : Kisve. Giyim eşyası. Elbise. Giyecek. Giyim. Esvap. Giydirmek. Giysi. Kılıf. Örtü.

Laundry room : Çamaşır odası. Evde çamaşırlık. İçinde çamaşır ve kurutma makineleri olan oda. İnsanların çamaşırlarını yıkadıkları oda.

Laundry synonyms : washables, household linen, washing, linen, washings, work, white goods, coin op, launderettes, workplace, washing house, wash house, linens, washhouse, laundries, underwear, washeteria, clothes, skeleton in the closet, wash.

Laundry ingilizce tanımı, definition of Laundry

Laundry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A laundering. A washing.