Law prohibiting smoking in public places türkçesi Law prohibiting smoking in public places nedir

  • Kamu mülkiyeti olan alanlarda sigara içilmesine izin verilmediğini belirten kanun.
  • Halka açık yerlerde sigara içilmesini yasaklayan kanun.

Law prohibiting smoking in public places ingilizcede ne demek, Law prohibiting smoking in public places nerede nasıl kullanılır?

Law : Dava. Kanun. Fen bilimlerinde kanun. Kaide. Siyasal örgütü bulunan toplumlarda herhangi bir zamanda siyasal erkin uyulmasını yaptırıma bağladığı, çoğunlukla yazılı buyruklar ve yasaklamalar, biçimindeki davranış kurallarının tümü. Uzay, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bilimsel araştırmanın gözlem, varsayım ve deneyimden sonra kurulan basamağı olarak, doğa olaylarının zorunlu oluşum ve gelişimini belirleyici nedensel ilişkiyi açıklayan kural ve genelleştirmeler. Yasa. İlke. Nizam.

Prohibiting : Olanak vermemek. Önüne geçmek. Yasaklamak. Yasaklama. Menetmek. Engel olmak. Önlemek. Yasak etmek.

Smoking : İsleme. Tüten. Çilim çekme. Odun ve odun talaşıyla elde edilen duman içerisinde uygulanan, et ve balıkların muhafaza süresini uzatan, ürüne değişik bir tat, koku, lezzet veren bir işleme yöntemi, tütsüleme. Tütsüleme. Dumanlama. Sigara içilen. Sigara kullanımı. Sigara içme. Çilim çeken.

In : De. İçeri. Mevsimi gelmiş. İçeriye. İç. Halinde. Olarak. Dahili. İçine. İktidardaki.

 

Public : İzleyiciler. Devlete ait. Kamu. Milli. Herkesçe bilinen. Aleni. Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. tv. televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler. Seyirciler. Halk. Kamusal.

Places : Sıra. Mevki. Basamak. Mahal. Statü. Yerleşim yeri. Yer. İş. Ev. Sorumluluk.