Leach türkçesi Leach nedir

Leach ile ilgili cümleler

English: It smells like bleach.
Turkish: Bu, çamaşır suyu gibi kokuyor.

English: Don't mix ammonia and bleach together.
Turkish: Amonyak ve çamaşır suyunu birlikte karıştırma.

English: You can bleach and dye your hair at home.
Turkish: Evde saçının rengini açabilirsin ve boyayabilirsin.

English: I used too much bleach and made a hole in my shirt.
Turkish: Çok fazla çamaşır suyu kullandım ve gömleğim delindi.

English: Ali bleached his hair yesterday.
Turkish: Ali dün saçının rengini açtı.

Leach ingilizcede ne demek, Leach nerede nasıl kullanılır?

Eyelet leach : Matafyon yakası. Seren yakası.

Leached : Süzmek. Yıkanmış.

Leacher : Filtreleyen kimse veya şey. Süzme yöntemiyle bir maddeden çözülebilir madde çıkaran kimse veya şey.

Leachers : Filtreleyen kimse veya şey. Süzme yöntemiyle bir maddeden çözülebilir madde çıkaran kimse veya şey.

Leaches : Yıkama. Sızmak. Süzmek filtreden geçirmek. Filtre etme. Nüfuz etmek. Yıkayarak arıtmak. Filtre. Boğata suyu. Filtre etmek. Süzmek.

Bleachers : Açık tribün. Bir tür açık tribün.

Heap leaching : Yığma liçi. Yığımlı sıvıda özütleme. Yığma çözündürme.

 

Leachy : Toprak gibi gözenekli.

Bleacher : Çamaşır suyu. Tribün. Açık tribün. Bir tür açık tribün. Kastarcı. Beyazlatacı.

Leachier : Geçirgen. Gözenekli.

İngilizce Leach Türkçe anlamı, Leach eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leach ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Percolators : Süzgeç. Perkolatör. Süzücü. Filtreli kahve makinesi. Süzgeçli kahve ibriği.

Dribble : Deliğe yuvarlanmak (bilardo). Salyası akmak. Top sürmek. Damla damla akıtmak. Sürmek (topu). Bir oyuncunun, topu tek elle yerde zıplatarak, karşı takıma kaptırmadan yer değiştirmesi. Çalımlamak. Damla. Top sürme. Damlamak.

Translavation : Bir gemiden diğerine yükleme.

Strainer : Bağlama ağızlığı. Süzek. Kafes biçiminde, tel ya da gözenekli metalden yapılmış, kaba pislikleri ayırmaya yarayan süzgeç. Süzgeç. Gerici. Gergi. Filtre elemanı. Elek. Kevgir.

Lustration : Taharet.

Contemplate : Düşünüp taşınmak. Düşünmek. Niyet etmek. Dikkatle seyretmek. Bakmak. Dikkatle izlemek. Kafa yormak. Üzerinde düşünmek. Seyretmek. Tasarlamak.

Effused : Açılmak. Dökmek. Sızdırmak. Dışarı taşmış. Yayılmak. Dışarı akıtmak. Dışarı akmış.

Creep : Emekleme. Toprak ve molozların yeğnice eğimli yerlerde, sezilmeyecek ölçüde yavaşça durmaksızın kayma devimi. Yaltakçı. Sokulmak. Sarılarak büyümek. (sarmaşık vb) sarılmak. Sürünme. Sürünerek ilerlemek. Sevilmeyen kimse.

Effusing : Dışarı akma. Dışarı taşma. Dışarı taşan. Yayılmak. Açılmak. Sızdırmak. Dışarı akan. Dökmek. Dışarı akıtmak.

 

Contemplates : Dalmak. Niyetinde olmak. Bakmak. Seyretmek. Dikkatle izlemek. Kafa yormak. Dikkatle seyretmek. Düşünüp taşınmak. Tasarlamak.

Leach synonyms : lavations, indwelling, filtrate, impenetrate, bolt, exude, strainers, filtrates, flushing, diffuses, irrigations, percolator, emanating, trickle, pass through, filter, influence, incise, rinsing, remove, screen out, diffuse, escapes, interpenetrate, irrigation, crept, contemplated, distills, take, effuse, lavation, indwelt, indwells.

Leach ingilizce tanımı, definition of Leach

Leach kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To part with soluble constituents by percolation. [Bakınız: Leech], a physician. See 3d Leech. A quantity of wood ashes, through which water passes, and thus imbibes the alkali. As, to leach ashes or coffee. To remove the soluble constituents from by subjecting to the action of percolating water or other liquid.