Lee türkçesi Lee nedir

  • Rüzgar altı yanına doğru.
  • Poça.
  • Kuytu.
  • Rüzgardan koruncak yer.
  • Korunaklı alan; kara alanı.
  • Rüzgaraltı.
  • Korunmalı taraf.
  • Rüzgar almayan yer.
  • Boca.
  • Rüzgardan korunacak yer.
  • Rüzgardan korunan taraf.
  • Muhafazalı taraf.

Lee ile ilgili cümleler

English: He proposed to Miss Lee and she accepted.
Turkish: O, Bayan Lee'ye evlenme teklif etti ve o kabul etti.

English: They arrested a man named Lee Harvey Oswald.
Turkish: Onlar Lee Harvey Oswald adında bir adamı tutukladı.

English: A crowd of soldiers waited at Lee's headquarters.
Turkish: Lee'nin karargahında askerlerden oluşan bir kalabalık bekledi.

English: "Yes. I understand," says Mrs. Lee.
Turkish: "Evet. Anlıyorum," diyor Bayan Lee.

English: Mrs. Lee is a great talker.
Turkish: Bayan Lee büyük bir konuşmacı.

Lee ingilizcede ne demek, Lee nerede nasıl kullanılır?

Lee anchor : Geminin rüzgaraltı tarafına alılan demiri. Rüzgara kapalı yer. Boca. Rüzgar altı.

Lee estimator : Lee tahmincisi.

Lee glashow : Sheldon lee glashow (1932 doğumlu) steven weinberg ve abdus salam ile birlikte 1979 nobel fizik ödülü'nü kazanan amerikalı fizikçi.

Lee harvey oswald : Abd başkanı john f. kennedy suikastının faili. (1939-1963) marksist sempatizan ve abd deniz kuvvetleri mensubu.

Lee iacocca : Otomobil endüstrisinin eski amerikalı yöneticisi (ford motor co. başkanı ve chrysler ceo'su olarak hizmet eden).

 

Lee tide : Rüzgar gelgiti.

Nelle harper lee : Bir mockingbird'ü (alaycı kuş) öldürmek adlı romanı ile ünlü abd'li yazar. Harper lee (1926 doğumlu).

Lee shore : Rüzgar altındaki kıyı. Rüzgaraltı kumsal.

Lee semiparametric first difference estimator : Lee yarıparametrik birinci fark tahmincisi.

Lee side : Rüzgar almayan taraf. Bir kumulun esen egemen yellere göre kuytu yanı. Kuytu yan. Rüzgar altı. Rüzgaraltı taraf. Rüzgar tarafı.

İngilizce Lee Türkçe anlamı, Lee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lees : Tortu. Çökelti. Rüzgara kapalı yer. Posa.

Nook : Kuytu yer. Kenar. Bucak. Köşe. Yanal ufak alan.

Quiet : Dinlendirici. Uslu. Gürültüsüz. Sakinleşmek. Sessizlik. Dingin. Sakinleştirmek. Yatıştırmak. Huzurlu. Sessiz.

Cosy : Örtü. Kılıf. Çaydanlık kılıfı. Rahat. Çaydanlık örtüsü. Samimi. Hoş. Ev gibi. Konforlu. Sıcak.

Lee anchor : Rüzgar altı. Geminin rüzgaraltı tarafına alılan demiri. Rüzgara kapalı yer.

Alee : Rüzgar altına. Bocada. Rüzgaraltında. Rüzgaraltına. Rüzgar altı. Rüzgar altında.

Snug : Yeterli. Rahat ettirmek. Güvenli. Rahat. Saklı. Bakımlı. Küçük. Dar. Konforlu. Küçük veya özel oda.

Cranny : Yarık. Sığınak. Çatlak. Gedik.

Nooks : Köşe. Kuytu yer.

Secluded : İnzivaya çekilmiş. Gözden uzak. İzbe. Issız. Kaçınık. Tecrit edilmiş. İçerlek. Münzevi. Mahfuz.

Lee synonyms : lee yuen kam, bruce lee, tsung dao lee, leewards, cosies, quieter, retired, quietest, obscure, obscurest, leeward, crannies, hidden.

 

Lee zıt anlamlı kelimeler, Lee kelime anlamı

Windward : Rüzgarın estiği (taraf). Rüzgarın estiği yöne doğru giden. Rüzgar üstü. Rüzgarın estiği yön. Rüzgar yönüne. Rüzgar yönünde. Rüzgar tarafındaki. Rüzgar tarafı. Rüzgarın estiği taraf. Rüzgar üzerindeki.

Lee ingilizce tanımı, definition of Lee

Lee kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the lee side or lee rail of a vessel. Shelter. That which settles at the bottom, as of a cask of liquor (esp. wine). Used now only in the plural. Esp., a place protected from the wind by some object. Of or pertaining to the part or side opposite to that against which the wind blows. Sediment. Dregs. A sheltered place. The side sheltered from the wind. Opposed to weather. As, the lee of a mountain, an island, or a ship. To lie. To speak falsely. Protection.