Legitim türkçesi Legitim nedir

  • Bir vasiyete göre hak talep edilebilen mirasın bir kısmı (roma hukuku).
  • Ölen kişinin çocuklarının ya da yakınlarının mirasla kalan mülkün bir bölümünden hak talep etmesi.

Legitim ile ilgili cümleler

English: That's a legitimate question.
Turkish: Bu meşru bir soru.

English: I won't divorce you unless you give me a legitimate reason.
Turkish: Haklı bir sebep söylemezsen seni boşamayacağım.

English: Which prince is the legitimate heir to the throne?
Turkish: Hangi prens tahtın meşru varisi?

English: It's a legitimate business.
Turkish: Bu yasal bir iş.

English: We consider public libraries a legitimate citizen's right.
Turkish: Halk kütüphanelerini meşru bir vatandaşlık hakkı olarak görüyoruz.

Legitim ingilizcede ne demek, Legitim nerede nasıl kullanılır?

Legitimacies : Geçerlik. Meşruiyet. Kanuni olma. Mantıklılık. Yasallık. Meşruluk. Nesebin tashihi. Yerindelik. Soydan geçme. Haklılık.

Legitimacy : Meşruiyet. Yasaya uygunluk. Nesebin tashihi. Soydan geçme. Yasallık. Haklılık. Kanuni olma. Meşruluk. Bir davranış biçiminin, bir toplumsal yerin ya da değerin; bir kümenin ya da bir bireyin erk isteminin toplumsal çevrece haklı sayılması. Geçerlik.

Legitimacy of the state : Devletin meşruiyeti. Bir ülkenin yasallığı.

 

Legitimate : Meşru. Haklı. Yerinde. Babası olduğunu onaylamak. Yasal hale getirmek. Meşru kılmak. Yasal. Meşrulaştırmak. Mazur göstermek. Meşru doğmuş.

Legitimate child : Meşru çocuk. Sahih çocuk. Nesebi meşru çocuk.

Legitimate pride : Haklı gurur.

Legitimate purpose : Uygun niyet. Hak verilebilir amaç. Mantıklı amaç.

Legitimate theatre : Dramatik tiyatro. Konuşmanın, hareketlerle desteklendiği tiyatro. epik tiyatronun çıkışından sonra, güzelduyusal nitelikleri gözönüne alınarak duygusal boşalım sağlayışından dolayı «aristotelesçi tiyatro» olarak da tanımlanmaya başlanmıştır. bk. benzetmeci tiyatro.

Legitimate drama : Canlı oyun.

Legitimate claim : Yasal hak. Kanuni hak.

Legitim ingilizce tanımı, definition of Legitim

Legitim kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The portion of movable estate to which the children are entitled upon the death of the father.